ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Polonya’da yapılan deneylerde katılımcılar, oy verecekleri adayla ilgili 0–100 arası bir değerlendirme yaptı. Ardından GPT-4o ve Çinli DeepSeek gibi yapay zeka modelleriyle yapılan siyasi içerikli konuşmaların, bu değerlendirmeleri kayda değer ölçüde değiştirdiği saptandı.
Örneğin, ABD’de Donald Trump’ı destekleyen bazı katılımcıların, Demokrat aday Kamala Harris’e yönelik olumlu görüş puanı 4 puan arttı. Kanada ve Polonya’daki deneylerde ise bu değişimin 10 puana kadar çıkabildiği belirtildi.
Çalışmanın ortak yazarlarından Cornell Üniversitesi’nden David Rand’e göre, bu etki oy verme niyetlerini de etkileyebiliyor. Katılımcıların yaklaşık %10’u Kanada ve Polonya’da, %4’ü ABD’de deney sonrası oy tercihinin değiştiğini söyledi. Ancak araştırmacılar, “niyet ile sandıktaki gerçek oyun” her zaman aynı olmadığını vurguluyor.
Araştırmalar, sohbet botlarının en etkili ikna yöntemlerinin “nazik olmak ve kanıt sunmak” olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, botların sunduğu kanıtların bir kısmı yanlış olmasına rağmen ikna gücünün yüksek olduğu ifade edildi. Gerçeklere dayanmayan konuşma biçimiyle programlanan botların ise çok daha az etkili olduğu görüldü.
Bir ay sonra yapılan takip çalışmasında, bu etkinin Britanya’da yarı yarıya, ABD’de üçte iki oranında azaldığı tespit edildi. Rand, sosyal bilimlerde bir etkinin bir ay sonra hala ölçülebilir olmasının “oldukça nadir” olduğunu belirtti.
Source: ANF News