Avrupa’nın farklı kentlerinde Kürdistanlılar ve dostları, Rojava ve Rojhilat’ta yaşanan saldırıları protesto etmek ve bölge halklarıyla dayanışmayı büyütmek amacıyla yürüyüş ve mitingler düzenledi. Çok sayıda kentte gerçekleştirilen eylemlerde “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı öne çıktı.
VİYANA
Avusturya’nın başkenti Viyana’da Kürdistanlılar ve dostları, Rojava ve Rojhilat’ta yaşanan saldırıları protesto etmek amacıyla miting düzenledi. DEM Kurd ve Javaneh derneklerinin ortak organizasyonuyla Stephansdom Kilisesi önünde yapılan eyleme yüzlerce kişi katıldı.
Mitingde PJAK, YPG ve YPJ bayrakları taşınırken, alan “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla yankılandı. Eyleme Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu üyesi Andreas Schieder de katıldı.
Schieder, Rojava’ya yönelik saldırıları sert sözlerle kınayarak Kürt halkına dönük saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulundu. İnsan hakları, demokrasi ve halkların kendi yaşamlarını özgürce belirleme hakkına vurgu yapan Schieder, İran’daki protestolara dikkat çekerek, “Avrupa Birliği bu rejimi terör listesine almalıdır” dedi.
Schieder ayrıca Bakur, Başûr, Rojava ve Rojhilat’ta yaşayan Kürtlerin karşı karşıya olduğu ağır koşullara işaret ederek, Suriye’de tüm halkları kapsayan demokratik bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Schieder, ““Bir gün bu rejim yıkıldığında, burada yeniden buluşup özgürlüğü ve demokrasiyi kutlayacağız” dedi.
Mitingde Avusturya Kürt Toplumu FEYKOM adına konuşan Gülistan K. ise İran, Rojhilat ve Rojava’daki direnişin tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirtti. 28 Aralık 2025’ten bu yana İran’da süren protestolara değinen Gülistan K., kadınların ve gençlerin direnişin ön saflarında yer aldığını ifade etti.
Gülistan K. şunları söyledi: “Rojava’da halklar tabana dayalı, çoğulcu ve demokratik bir model inşa etti. Ancak bu model askeri saldırılar, işgal ve siyasi izolasyonla sürekli tehdit altındadır. Rojava ve Rojhilat farklı koşullara sahip olsa da aynı arzuyla birbirine bağlıdır: özgürlük, adalet ve onurlu bir yaşam. Özgürlük bölünemez, adalet sınır tanımaz.”
Yeşiller Partisi milletvekili Heidi Sequenz de konuşmasında, “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesinin İran’da güçlü bir karşılık bulduğunu belirterek, Rojava’daki katliamlara karşı uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.
HELSİNKİ
Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de İran rejimine karşı halk serhildanını desteklemek amacıyla kitlesel bir miting düzenlendi. NCDK, PJAK ve Komele’nin yanı sıra çok sayıda sol ve ilerici örgütün katıldığı eylemin ana sloganı “Jin, Jiyan, Azadî” oldu.
Rojhilatê Kurdistan ve İran halkının direnişiyle dayanışma mesajlarının verildiği mitingde sık sık İran rejimi karşıtı sloganlar atıldı. Yaklaşık iki saat süren eylemde, İran devlet güçlerinin sivillere yönelik saldırıları protesto edildi.
LORIENT
Fransa’nın Lorient kentinde Kürdistanlılar, Morbihan Alevi Kültür Merkezi üyeleri ve dostları, Halep’te yaşanan katliamları protesto etmek ve Rojava ile Rojhilatê Kurdistan halklarıyla dayanışma göstermek amacıyla miting düzenledi.
Place Aristide Briand Meydanı’nda yapılan eylem, bölgede süren saldırılarda şehit düşenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Konuşmalarda, geçici Suriye hükümetine bağlı HTŞ gruplarının Halep ve çevresinde azınlıklara yönelik saldırılarının insanlığa karşı suç olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Türkiye’de ‘kardeşlik’ ve ‘barış’ söylemleri yükselirken, Rojava’da savaş naralarıyla barış inşa edilemez. Savaş politikalarıyla barıştan söz etmek mümkün değildir. Silahların konuştuğu, halkların hedef alındığı bir yerde kardeşlik yalnızca bir sözden ibaret kalır. Gerçek barış; savaşla değil, adaletle, eşitlikle ve halkların özgür iradesine saygıyla mümkündür” denildi.
Uluslararası toplumun sessizliği eleştirilirken, Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel güçlere sorumluluk alma çağrısı yapıldı.
Mitingde ayrıca Halep direnişinde şehit olan Ziyad Heleb ve yoldaşları anılırken, bu isimlerin yalnızca birer birey değil, diz çökmeyen bir halkın onurunu ve özgürlük mücadelesini temsil ettiği belirtildi.
Eylem, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana Rojhilat” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları ve halaylarla sona erdi.
LONDRA
İngiltere’nin başkenti Londra’da, Rojhilat örgütlerinden oluşan Kürt Diyalog Merkezi öncülüğünde, İran rejiminin halka yönelik saldırı ve katliamlarına karşı Trafalgar Meydanı’nda kitlesel bir miting düzenlendi.
Binlerce Kürdistanlının katıldığı eylemde Kürdistan bayrakları ve Kürt siyasi hareketlerinin flamaları taşındı. Kitle, “Jin, jiyan, azadî”, “Özgürlüğe evet, molla rejimine hayır”, “Ne şah rejimi ne diktatoryal İslam rejimi; özgür Kürdistan, özgür İran” sloganları attı.
Mitingin ardından katılımcılar, dev bir Kürdistan bayrağı ve “Kürtlere karşı savaşa son. Özgür Kürdistan için ayağa kalk, Rojhilat’ı Rojava’yı özgürleştir” yazılı pankart eşliğinde Başbakanlık binasına yürüdü. Yürüyüşün ön saflarında kadınlar yer alırken, Jina Amini ve İran rejimi tarafından katledilen kadınların fotoğrafları taşındı.
Başbakanlık binası önünde düzenlenen miting, Kürdistan devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Kürt Diyalog Merkezi bileşeni olan siyasi parti ve örgütlerin ortak bildirgesi okundu.
Bildiride, İran rejiminin kadınlar ve çocuklar dâhil olmak üzere binlerce kişiyi katlettiği, on binlercesini tutukladığı ve ağır insan hakları ihlalleri işlediği vurgulandı. Rejimin özellikle Kürdistan’da protestolarda yaşamını yitirenlerin ailelerine cenazelerini defnetme izni dahi vermediği belirtildi.
Uluslararası topluma çağrının yer aldığı bildirgede, İran rejiminin hesap vermesi gerektiği vurgulanarak, hükümetler, uluslararası kurumlar ve insan hakları örgütleri somut adımlar atmaya davet edildi. Bildiri, “Biji Kurdistan” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla son buldu.
Miting, Bellucistan halkının direnişini selamlayan mesajların okunması ve Kürt hareketlerinin dayanışma çağrılarıyla alkışlar eşliğinde sona erdi.
GÖTEBORG
İsveç’in Göteborg kentinde düzenlenen dayanışma etkinliğinde, İran’da süren halk eylemlerine destek mesajları verildi. Etkinlikte yapılan konuşmalarda, İran rejiminin halklara yönelik baskı, yoksulluk ve adaletsizlik politikaları sert bir dille eleştirildi.
PJAK, Komala ve İranlı sol kadın gruplarından aktivistlerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte konuşmacılar, İran rejiminin köhnemiş zihniyetinin ülkeyi derin bir krize sürüklediğini belirtti. Halklara yaşatılan zulüm, haksızlık ve adaletsizlik kınanırken, mevcut yönetimin artık İran halklarına verebileceği hiçbir şeyinin kalmadığı ifade edildi.
Konuşmalarda, İran iktidarının ülkede yaşanan sorunları sürekli olarak “dış güçlerin oyunu” olarak göstermesinin toplum nezdinde inandırıcılığını yitirdiği vurgulandı. Rejimin ya halkların özgürlüğünü esas alan gerçek bir demokrasiye evrilmesi ya da ülkede daha büyük bir kaosun kaçınılmaz olacağı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
PJAK adına yapılan konuşmada ise Kürt halkı başta olmak üzere İran’daki tüm halkların isyanlarının, özgürlük ve kurtuluşun yolunu açacağı ifade edildi. Etkinlik, dünya genelindeki ilerici ve demokratik güçlere İran’daki halk eylemlerine sahip çıkma ve dayanışmayı büyütme çağrısıyla sona erdi.
REIMS
Fransa’nın Reims kentinde Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerinde yaşanan katliamlar, şehit aileleri ve yurtsever halk tarafından protesto edildi. Reims Merkez Garı önünde toplanan yüzlerce kişi, “Rojava halkı yalnız değildir” sloganları eşliğinde kentin işlek caddelerinde yürüyüş gerçekleştirdi.
Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eylem, yaşamını yitiren siviller için yapılan saygı duruşuyla başladı. Arîn Mîrkan Derneği üyesi Garip Botan, yaptığı konuşmada Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’da yaşananların Kürt halkına yönelik süregelen imha politikalarının bir parçası olduğunu vurguladı.
Yürüyüş boyunca “Jin, Jiyan, Azadî”, “Bijî YPG”, “Bijî YPJ” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı. Kadınların taşıdığı pankartlar ve çocukların dalgalandırdığı bayraklar eyleme coşku kattı. Fransız Sosyalist Parti üyelerinin de katıldığı yürüyüş, Place D’Erlon Meydanı’nda son buldu. Okunan bildirilerde, Rojava’daki sivil katliamlarına karşı uluslararası sessizlik eleştirildi.
GRAZ
Avusturya’nın Graz kentinde Rojava, Rojhilat ve İran’da yaşanan katliamlara karşı kitlesel bir “insan zinciri” eylemi gerçekleştirildi. Eyleme Rojava Defense, İran halkı ve sivil kurumlar, Graz Demokratik Kürt Merkezi, komünist gençlik örgütleri ile çok sayıda demokratik kişi ve çevre katıldı.
Yaklaşık iki saat süren eylem, sloganlar eşliğinde sona erdi. Katılımcılar, halklarla dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.
OSLO
Norveç’in başkenti Oslo’da Dışişleri Bakanlığı binası önünde, İran’daki kitlesel protestolara destek amacıyla gösteri düzenlendi. Etkinlik, Doğu Kürdistan’dan altı Kürt siyasi parti tarafından organize edildi.
Gösteride konuşanlar, İran halkının demokrasi, ifade özgürlüğü ve temel insan hakları mücadelesine uluslararası desteğin önemini vurguladı. Norveç’teki Yeşiller Partisi (MDG), İşçi Partisi, Sosyalist Sol Parti (SV) ve Kızıl Parti (Rødt) temsilcileri de etkinlikte konuşarak, İran yönetiminin sivillere yönelik şiddet ve baskı uygulamalarını kınadı ve Norveç hükümetine diplomatik baskıyı artırma çağrısı yaptı.
Gösteri, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Rojava Rojhilat e Kurdistan yek welat e” sloganlarıyla sona erdi.
ZÜRİH
İsviçre’nin Zürich kentinde, Rojava’daki Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê ile Rojhilat’ta devam eden serhildan nedeniyle bir eylem gerçekleştirildi. İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S), Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S), PYD İsviçre Temsilciliği, PJAK İsviçre Komitesi ve Zürich Rojava Komitesi’nin çağrısıyla Helvetiaplatz’da toplanan kalabalık, devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirdi.
CDK-S Eşbaşkanı Cemal Özdemir, Rojava ve Rojhilat’a yönelik saldırıları kınayarak, Ziyad Halep şahsında tüm şehitleri andı. Özdemir, “On yıl önce Kürt halkına yönelik katliamları gerçekleştiren DAİŞ’e silah desteği sunan ve bu kıyımın önünü açan yine aynı zihniyettir. Bununla birlikte, Fransa’nın bu süreçteki ikiyüzlü tutumunu kabul etmiyoruz; Kürt halkı mücadelesiyle Fransa’nın ve tüm işbirlikçilerin maskesini düşürmüştür. Son olarak, tüm özgürlük savunucularına çağrımızdır: Bugün ittifak ve birlik günüdür. Yaşanan katliamların görüntülerine hepimiz şahit olduk. Bu vahşete sessiz kalmak, vicdan sahibi hiçbir insana yakışmaz. Tüm Kürdistan halkını direnişi büyütmeye ve omuz omuza mücadele etmeye davet ediyoruz. Şehitlerimizi mücadelemizde sonsuza dek yaşatacağız” diye konuştu.
YJK-S adına Dilan Dirayet Taşdemir de Rojava ve Rojhilat’taki gelişmelere dikkat çekerek, Kürdistan’ın dört parçasında yürütülen direnişi vurguladı. Dilan Taşdemir, şunları belirtti: “Aylardır gözümüz ve kalbimiz Rojava ile Rojhilat’tadır. Biliyoruz ki bugün Kürdistan’ın dört parçasında halkımız, saldırılara karşı görkemli bir direniş yürütmektedir. Rojava, bizim için her zaman “kırmızı çizgi” olmuştur ve öyle kalacaktır. Rojava, sadece Kürt halkının değil, bölgedeki tüm halkların can güvenliğini ve onurunu savunmuştur. Bugün Rojava, Ortadoğu’nun özgürlük mücadelesinde öncü bir rol oynamaktadır. Tüm dünyaya sesleniyoruz: DAİŞ vahşetine karşı durmak istiyorsanız, Rojava’nın yarattığı demokratik paradigmayı savunun! Ancak görüyoruz ki, Avrupa devletleri kendi kirli menfaatleri uğruna Rojava’yı ve Ortadoğu’yu bir cehenneme çevirmek istemektedir. Daha da vahimi, dün katliamlar yapan terörist DAİŞ zihniyeti, bugün kravat takarak legal bir statü kazanmaya çalışmaktadır. Şunu herkes bilmelidir ki; binlerce insanın kanını döken bu katiller, hiçbir kılıf altında meşrulaşamaz! Buna asla izin vermeyeceğiz. Halkımızı ve değerlerimizi korumaya, mücadeleyi her alanda büyütmeye kararlıyız” dedi.
Katılımcılar, Avrupa devletlerinin Rojava’yı ve bölgeyi kendi çıkarları uğruna tehlikeye attığını ifade ederken, DAİŞ’in geçmişteki katliamlarına değinildi ve uluslararası topluma dayanışma çağrısı yapıldı. Eylem, PYD, PJAK ve KNK temsilcilerinin konuşmaları ve “Rojava Rojhilatê Kurdistan yek welat e”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana Rojhilat” sloganlarıyla sona erdi.
RENNES
Fransa’nın Rennes kentinde öğle saatlerinde düzenlenen yürüyüşte Rojava ve Rojhilat’a destek mesajları verildi. Yürüyüşe Nantes şehrindeki Kürdistanlıların yanı sıra enternasyonal gruplar ve Fransız vatandaşlar katıldı. Kitle, Türk devleti ve DAİŞ gibi çetelere karşı tepki gösterirken, attıkları sloganlarla Avrupa ülkelerine mesaj verdi.
MULHOUSE
Fransa’nın Mulhouse kentinde Kürdistanlılar ve dostları, Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırılara dikkat çekmek amacıyla Porte Jeune önünde toplandı. Eyleme yaklaşık 250 kişi katıldı; katılımcılar, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde uluslararası topluma seslendi.
Saat 17.00’de başlayan protesto sırasında Kürtçe ve Fransızca sloganlar atılırken, pankart ve dövizler taşındı. Basın açıklamalarında, Türk devletinin desteklediği HTŞ ve DAİŞ bağlantılı silahlı çetelerin Kürt sivillere yönelik saldırılar gerçekleştirdiği vurgulandı. Özellikle Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerinde yaşananların “soykırım provası” niteliği taşıdığı belirtildi.
Kitle, uluslararası kamuoyunun ve özellikle Birleşmiş Milletler’in sessizliğini eleştirerek, insan hakları ihlallerine karşı acil ve somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Avrupa ülkelerinin, Kürt halkına yönelik saldırılara karşı daha net bir tutum alması gerektiği de ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, İran ve Rojhilat Kürdistan’da devam eden halk ayaklanmalarına dikkat çekilerek, ağır baskılar, tutuklamalar ve binlerce insanın yaşamını yitirmesi kınandı. Avrupa’daki Kürt kadın hareketi adına yapılan çağrıda, sessiz kalınmaması, sokaklara çıkılması ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi istendi.
Eylemciler, Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası kurumları, sivilleri korumak ve Rojava’daki kazanımları savunmak için sorumluluk almaya çağırarak protestoyu sonlandırdı.
INNSBRUCK
İnnsbruck’ta Kürt kurumları ve dostları, Rojava ve Rojhilat Kürdistanı’ndaki saldırılara dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi. Miting ve yürüyüşe katılanlar, hem Kürdistan renkleri hem de Almanca pankartlarla tepkilerini dile getirdi.
Mitingde, Innsbruck Demokratik Kürt Toplum Merkezi adına konuşan bir aktivist, Ortadoğu’da Kürtlere yönelik dış ve paramiliter çete saldırılarına dikkat çekti. Konuşmada, “Dün DAİŞ, bugün HTŞ adı altında Türk devletinin desteğiyle Rojava’da halklara katliam ve savaş suçu işleniyor. Rojhilat Kürdistan ve İran halkları da Molla rejiminin saldırı ve katliamlarına maruz kalıyor. Dünya kamuoyunun sessizliği ise devam ediyor” ifadelerine yer verildi.
Yürüyüşe katılan gençler, Kürdistan renkleriyle birlikte Almanca pankartlar taşıdı. Etkinlik boyunca atılan sloganlar arasında şunlar yer aldı: “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Berxwedana Rojhilat”, “Rojava Rojhilat e Kurdistan Yek Welat e” ve “Überall ist Rojava – Überall ist Widerstand”.
BRÜKSEL
Belçika’nın başkenti Brüksel’de, Rojava’daki Kürt halkına yönelik saldırılar ile İran rejiminin Doğu Kürdistan’daki baskı ve şiddet politikaları protesto edildi. Kürdistan’ın dört bir yanından yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, katliam saldırıları kınandı, halk direnişi selamlandı.
Saint-Gilles Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte, Rojhilat (Doğu Kürdistan) ve Rojava’dan çok sayıda kurum ve kuruluş mesajlarını kamuoyuyla paylaştı.
Etkinlikte Rojava Devrimi adına yapılan konuşmada şu ifadelere yer verildi:
“Rojava Devrimi’nin gerçeği, Kürt halkının kimliğinde somutlaşmaktadır. Kürt halkı, yaşamı dönüştüren bir güç haline gelmiştir. Bu nedenle Türkiye’nin desteğiyle hareket eden karanlık güçler, düne kadar varlığı dahi bilinmeyen Colani’nin bugün DAİŞ rolünü üstlenmesiyle aynı uygulamaları hayata geçirmektedir. Bu yapı, insanlığın boğazına sarılmış bir çetedir. Radikal İslamcı bir anlayışla BAAS rejimini yeniden üretme konusunda ısrarcıdır. Kürt halkını yeniden yazılmakta olan tarihin dışında bırakmak istemektedir. Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de şehit düşenlerin direnişçi kimliği üzerinden tüm Rojava’da Kürt halkına yönelik bir katliam hedeflenmektedir. Bugün her zamankinden daha fazla, Kürt halkının özgür bir kimlikle ulusal birliğe ihtiyacı vardır.”
Belçika’daki kurum ve kuruluşlar adına yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:
“Bugün Rojava Devrimi’ne ve Rojhilat’taki halkımıza destek vermek için buradayız. Kürtlere yönelik saldırıları gerçekleştiren bu zihniyeti yakından tanıyoruz. Şırnak’tan, Cizîrê Botan’dan, bodrumlardan tanıyoruz.”
Eylemde ayrıca Rojhilatê Kurdistan’daki KJAR ve PJAK’ın mesajları da okundu. Mesajda şu ifadelere yer verildi:
“Bizler PJAK ve KJAR olarak Rojhilatê Kurdistan’daki serhildêr halkımıza desteğimizi her koşulda sürdürüyoruz. Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), katliamcı saldırılara ve internetin kesilmesi politikasına rağmen İlam, Kirmanşan ve İran’ın tüm kentlerindeki şehit ailelerine başsağlığı dileklerini iletmektedir. Bu şehitlerin kanı, halkın direniş hakkının açık bir belgesidir ve bu rejimin ancak zor, yenilgi ve ölümle ayakta kalabildiğinin kanıtıdır. Şehitlerin anısı ve mücadelesi asla unutulmayacak; devrimci direnişin sürdürülmesi ve güçlendirilmesi için büyük bir moral kaynağı olacaktır. PJAK, halkın kendi inisiyatifiyle yürüttüğü grevleri, sivil itaatsizlik eylemlerini ve İran halkının devrimci direnişini tam, koşulsuz ve pratik biçimde desteklemektedir. İnanıyoruz ki, İslam Cumhuriyeti artık reforme edilemez; ancak örgütlü direnişin sürdürülmesi, genel grevlerin yaygınlaştırılması, bilgi engellerinin aşılması ve İran’ın farklı bölgelerindeki direnişlerin birleştirilmesiyle sona erdirilebilir.”
Tarihi alanda toplanan kitleye yönelik zaman zaman provokasyon girişimleri yaşandı. Ancak Kürt gençleri bu girişimlere itibar etmeyerek soğukkanlı ve kararlı bir duruş sergiledi.
Saat 14.00’te başlayan etkinlik boyunca şu sloganlar atıldı: “Rojhilat serhildan e, Rojava berxwedan e”, “Bakur, Başûr, Rojhilat; Kurdistan yek welat”, “Bijî yekîtiya gelê Kurd”, “Hilweşe Komara Sêdarê ya Îran”, “Kujer Colanî, Erdogan hevkar e”, “Jin, Jiyan, Azadî”.
STRASBOURG
Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal ve imha saldırılarına karşı Fransa’nın Strasbourg kentinde eylem gerçekleştirildi.
Saat 18.00’da Strasbourg’da Place de la Gare’da başlayan eylem, Place Kléber’e kadar süren bir yürüyüşle devam etti. Yürüyüşe Kürdistanlı yurtseverler ile demokratik kitle örgütleri ve dost çevreler katıldı.
Yürüyüş ve miting boyunca sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî Serok Apo”, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları atıldı. Taşınan pankart ve dövizlerde Rojava’ya dönük saldırıların durdurulması, Kürt halkının kazanımlarına sahip çıkılması çağrısı yapıldı.
Place Kléber’de yapılan açıklamalarda, Rojava ve Halep başta olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt halkını hedef alan saldırıların bir imha politikası olduğu vurgulandı. Uluslararası kamuoyunun ve Avrupa devletlerinin sessizliğinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, saldırılara karşı somut tutum alınması çağrısı yapıldı.
PARİS
Fransa’nın başkenti Paris’te Kürtler, Dürziler ve Fransız dostların katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüş ve mitingde, Rojava’ya yönelik saldırılar ile HTŞ ve benzeri cihadist grupların politikaları protesto edildi; Rojhilat’taki halk direnişi selamlandı.
CDK-F’nin çağrısıyla Place de la République Meydanı’nda toplanan kitleye, CDK-F Eş Başkanı Azad Doğan, Rojava Temsilcisi Kerim Kumar, LFI Milletvekili ve Kürt Araştırma Grubu Başkanı Thomas Portes, l’Après Milletvekili Danielle Simonet ve France Kurdistan Temsilcisi David Dehaineaut hitap etti.
Konuşmasında Azad Doğan, Kürt halkına yönelik yüz yıllık inkâr ve imha politikalarına dikkat çekerek, Türkiye’ye bağlı HTŞ çetelerinin Rojava’ya saldırdığını, Rojhilat’ta ise Kürt halkının İslamcı çetelere karşı direndiğini vurguladı. Doğan, “Kürtler var oldukça Kürdistan’da olacak” mesajını verdi.
Rojava Temsilcisi Kerim Kumar da dört parça Kürdistan’ın tek bir bütün olduğunu belirterek, halkın iradesinin kırılmak istendiğini ancak bunun kabul edilmeyeceğini ifade etti. Kumar, uluslararası güçlerin geri adım dayatmalarına karşı Kürt halkının direnişte olduğunu söyledi.
Fransız siyasetçiler Thomas Portes ve Danielle Simonet ile France Kurdistan Temsilcisi David Dehaineaut ise HTŞ’nin DAİŞ’in devamı niteliğinde olduğunu, bu yapıların Suriye halklarına barış ve demokrasi getirmeyeceğini dile getirdi. Konuşmalarda, Colani yönetiminin meşrulaştırılmaması gerektiği vurgulandı ve Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekildi.
Konuşmaların ardından kitle, République Meydanı’ndan Châtelet’ye doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava Rojhilatê Kurdistan yek welat e”, “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.
Châtelet’de düzenlenen mitingde, Uluslararası Dürzi Örgütü Temsilcisi Aysr Alwli ve Kürt siyasetçi Fesih Erdemirci konuştu.
Halep başta olmak üzere tüm devrim şehitleri anısına yapılan saygı duruşunun ardından konuşan Alwli, Dürzi halkının Kürt halkının özgürlük mücadelesiyle dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Bizler Dürzi halkı olarak kendi özgürlüğümüzle birlikte Kürt yoldaşlarımızın da özgürlüğünü savunuyor ve destekliyoruz. Cihatçı çeteler halklara yaşam hakkı tanımıyor. Demokrasi sloganları atıyorlar ama yalandır. Biz bunlara inanmıyoruz. Direnerek özgürlüğümüzü kazanacağız. Yaşasın halkların özgürlük mücadelesi.”
Fesih Erdemirci ise “”Bugün halkımız üzerinde kirli bir siyaset yürütülüyor, özgürlük yürüyüşümüz engellenmek isteniyor. Bunlara karşı direniyoruz. Rojava da halkımız savaşıyor şehit düşüyor. Şehitlerimiz önünde saygıyla eğiliyorum, onların yolundan yürüyoruz. Bugün Paris’ten tüm dünyaya sesleniyoruz. Kürtler Rojava’da insanlığın onurunu savundu, DAİŞ çetelerini tarihin çöp sepetine attı. Bugün HTŞ’nin hem ideolojik olarak hemde pratik olarak DAİŞ’ten hiç bir farkı olmadığını görüyoruz. Colani’yi meşrulaştırırsanız DAİŞ’i meşrulaştırmış olursunuz. Bugün insan haklarını, demokrasiyi gerçekten savunuyorsanız Kürtleri pazarlık konusu yapmadan Kürtlerin kurmak istediği özgür yaşamın önünde engel olmayın”dedi. Konuşmaların ardından eylem sona erdi.
METZ
Fransa’nın Metz kentinde bir araya gelen yüzlerce kişi, Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti. ’in République Meydanı’nda düzenlenen eylemde Kürt gençlik örgütleri, Fransız anti-faşist, anarşist ve anti-kapitalist gruplardan aktivistler ile çok sayıda kişi yer aldı. Etkinlik, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı ve yoğun sloganlarla devam etti.
Eylemde Saint-Avold gençliği adına konuşan temsilci, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, HTŞ ve Türk devletinin saldırılarını kınadı: “Bugün sessiz kalanlar, yarın yaşanacak etnik temizliğin suç ortağı olacaktır. Kürt halkı barış, eşitlik ve özgürlük istiyor. Rojava halkı için sesinizi yükseltin. Bijî Berxwedana Rojava!”
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına hazırlanan Fransızca bildiri okundu; kadınların hedef alındığı saldırıların savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
BDP eski Qoser Belediye Başkanı, Rojava’daki saldırılar ile Rojhilat’ta süren protestolar arasındaki bağı hatırlatarak, “Bugün Rojava’da hedef alınan yalnızca bir bölge değil; halkların birlikte, eşit ve özgür yaşam iradesidir. Aynı baskı politikaları Rojhilat’ta da sürdürülüyor” dedi.
Saint-Avold Selahaddin Eyyubi Camii imamı, sivillere yönelik saldırıların hiçbir inançta yeri olmadığını belirterek dayanışma çağrısı yaptı. Metz Alevi kurumundan bir temsilci ise, “Zulme karşı susmamak Alevi inancının ve insanlığın temel ilkesidir” sözleriyle Rojava direnişine destek verdi.
Eylem boyunca ve sonrasında gençler Fransızca ve Türkçe bildiriler dağıtarak bölgede yaşanan sivil kayıplar ve demografik değişim girişimlerine dikkat çekti. Etkinlik, “Bijî Berxwedana Rojava”, “Rojava Rojhilat e Kurdistan yek welat e” ve “Şehîd Namirin” sloganlarıyla sona erdi.
Source: ANF News