Önder Apo’ya yönelik mutlak tecridin sonlandırılması ve özgürlüğünün sağlanması talebiyle Birleşmiş Milletler (BM) önünde sürdürülen oturma eylemi 264. haftasına girdi.
25 Ocak 2021 tarihinden bu yana İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan BM Ofisi önündeki Nations Meydanı’nda aralıksız devam eden nöbet eylemi, bu hafta Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından sahiplenildi.
FEDA İsviçre Sözcüsü Songül Aslan, şehitleri anarak konuşmasına başladı. Songül Aslan, başta Önder Apo olmak üzere özgürlük mücadelesinin tüm kahramanlarını selamladıklarını belirtti.
Songül Aslan, Önder Apo’ya yönelik yıllardır sürdürülen mutlak tecridin yalnızca bir hapsetme politikası olmadığını vurgulayarak, bunun umut hakkını ortadan kaldırmaya, toplumsal hafızayı ve direnci kırmaya dönük sistematik bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Songül Aslan, “Umut hakkını yok sayan bir sistem, insanları diri diri cezalandırmaktadır. Bu açıkça insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur” dedi.
Songül Aslan, Alevi halkının tarihsel hafızasında yer alan Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve Suriye’de yaşanan katliamlar hatırlatarak, cezasızlık politikalarının zulmü kurumsallaştırdığına dikkat çeti. Songül Aslan, “Devlet yüzleşmezse zulüm tekrar eder. Bugün Türkiye ve Kürdistan’da halklara ve inançlara yönelik baskı politikaları aynı zihniyetle sürdürülmektedir” diye belirtti.
SİVİLLERE SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR
Türk devletinin Kürdistan kentleri ve sınır ötesinde yürüttüğü savaş politikalarına da değinen Songül Aslan, sivillerin hedef alındığını, kentlerin yıkıldığını, doğanın talan edildiğini vurguladı. Bu saldırıların “operasyon” ya da “güvenlik” adı altında meşrulaştırılamayacağını vurgulayan Songül Aslan, “Sivillere karşı işlenen bu suçlar açıkça savaş suçudur ve zamanaşımı yoktur” dedi.
ROJAVA’YA STATÜ TALEBİ VARLIK TALEBİDİR
Rojava’ya dönük saldırıların özel olarak kadın özgürlüğünü ve halkların birlikte yaşam iradesini hedef aldığını belirten Songül Aslan, Rojava’da kadın öncülüğünde gelişen toplumsal modelin yalnızca bölgesel değil, evrensel bir umut olduğunu ifade ederek, “Rojava’ya statü talebi bir pazarlık değil, onur ve varlık talebidir” dedi.
“Umut hakkını gasp edenler barıştan söz edemez. Sivillere yönelik suçlara sessiz kalanlar bu suçların ortağıdır. Artık ‘devlet aklı’ adı altında meşrulaştırılan zulmü kabul etmiyoruz” diyen Songül Aslan, tecrit politikalarına son verilmesi, umut hakkının derhal uygulanması ve Rojava’nın statüsünün tanınması çağrısında bulundu.
14 ŞUBAT’TA STRASBOURGDAYIZ
FEDA ve Cenevre eylemcileri olarak, 15 Şubat komplosunun yıl dönümünde Fransa’nın Strasbourg kentinde düzenlenecek merkezi yürüyüş ve mitingde yer alacaklarını belirterek, Önder Apo’nun özgürlüğü ve Rojava’nın statüsü için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
Yapılan açıklama ardından nöbet eylemi saat 17.00’a kadar sürdürüldü.



Source: ANF News