Proceedings B dergisinde yayımlanan çalışmada, ABD merkezli bir araştırma ekibi altı kıtada 160 kuş türüne ilişkin önceki araştırmaları analiz etti.
Sonuçlara göre insan kaynaklı ses kirliliği, kuşların davranışlarını ve fizyolojisini önemli ölçüde etkiliyor; özellikle üreme sürecinde ciddi kayıplara yol açıyor.
Araştırmacılar, gürültünün çiftleşme başarısından yumurtaların hayatta kalmasına ve yavruların uçmaya başlamasına kadar tüm üreme döngüsünü olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Kuşların eş bulmak, tehlikeyi haber vermek ve yavruların ebeveynleriyle iletişim kurması için seslere büyük ölçüde bağımlı olduğu vurgulanıyor.
Çalışmaya göre bazı türler gürültüden daha fazla etkileniyor. Kovuklarda yuvalanan kuşların büyümesi daha fazla zarar görürken, kentlerde yaşayan türlerde stres hormonlarının daha yüksek olduğu tespit edildi.
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (UICN) verilerine göre dünya genelinde kuş türlerinin yüzde 61’inin nüfusu azalıyor. En büyük neden ise tarım ve ormancılık faaliyetleriyle hızlanan habitat kaybı.
Avrupa’da tarımın yoğunlaşması nedeniyle her yıl ortalama 20 milyon kuşun yok olduğu, 1980’den bu yana toplam kaybın 800 milyona ulaştığı belirtiliyor.
Araştırmacılar, ses kirliliğinin etkilerinin anlaşılmasının çözüm yollarını da mümkün kıldığını vurguluyor.
Gürültüyü azaltan yapı malzemeleri ve daha sessiz altyapı çözümleriyle biyolojik çeşitliliğin korunabileceğine dikkat çekiliyor.
Source: ANF News