Meclis Komisyonu’nun raporunu açıklamasıyla birlikte sürece ilişkin beklentiler ve tartışmalar yeniden yoğunlaştı. Sürecin merkezinde yer alan Önder Apo’nun komisyon raporuna dair mesajı da kamuoyuyla paylaşıldı. İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Yeni Özgür Politika’ya son İmralı görüşmesinin ayrıntılarını ve bundan sonraki olası adımları değerlendirdi.
‘MORALLİ VE SÜRECE ODAKLI’
Pervin Buldan, son görüşmede Önder Apo’nun moralli, sağlıklı ve sürecin ilerlemesi konusunda motive olduğunu belirtti. Yaklaşık üç buçuk saat süren görüşmede Önder Apo’nun gündemini taslak halinde heyetle paylaştığını, toplantılara her zaman hazırlıklı geldiğini ifade etti.
TUTSAKLARA VE BAZI İSİMLERE ÖZEL MESAJ
Önder Apo’nun cezaevlerindeki tutsakların durumunu sorduğunu aktaran Pervin Buldan, özellikle Sincan Cezaevi’ndeki kadın tutsaklara selam gönderdiğini söyledi. Ayrıca İsmail Beşikçi’ye özel mesaj ilettiği, hayatını kaybeden Selim Sadak’ın ailesine başsağlığı dileklerini sunduğu belirtildi.
İMRALI KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİK YOK
Kamuoyunda Önder Apo’nun müzakere koşullarının iyileştirilmesine yönelik beklentiler sürerken, Pervin Buldan henüz somut bir değişiklik olmadığını ifade etti.
“Henüz koşullarında bir iyileşme olduğunu söylemek zor. Bizim dışımızda zaten giden ve görüşen yok. İmralı Heyeti ayda bir kez görüşme gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra zaman zaman ailesi, zaman zaman da avukatların gittiğini görüyoruz. Ancak bunların daha fazla olması gerektiğini hem kendisi söylüyor hem biz ifade ediyoruz. Dışarıyla daha çok bağının kurulması, bağlantı kurması, farklı kesimlerle görüşmeler yapması, işte gazeteciler, akademisyenler, yine siyasetin bazı kesimleriyle diyalog içerisinde olmasının sürecin ilerlemesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu yönlü çalışmalarımız var tabii ki, iktidarla özellikle devlet yetkilileriyle bu konuyu görüşüyoruz. Yasal düzenlemeler artık hayata geçme aşamasına geldi. Bundan sonraki süreçte tabii ki Sayın Öcalan’ın bu kanallarının açık olması gerekir. Yani farklı şahsiyetlerle görüşmeler yapması konusunda, umarız bu yol en kısa zamanda açılır.”
“DEMOKRATİK ENTEGRASYON” NASIL OLACAK?
Pervin Buldan’ın aktardığına göre Önder Apo, süreci iki aşamalı olarak değerlendiriyor.
“Sayın Öcalan demokratik entegrasyon derken klasik bir bütünleşmeden bahsetmiyor. İki aşama olarak nitelendirdiği süreçle alakalı olarak birinci aşamayı artık bitirdik, tamamladık dedi. Yani çatışma bitti, silahlar bir şekilde işte sembolik de olsa bırakıldı. Sayın Öcalan, yasal düzenlemeyle birlikte demokratik bir entegrasyonun hayata geçmesi gerektiğini söyledi. Bu bildiğiniz klasik bir bütünleşme değil. Entegrasyon gerçekleşirken birbirinin haklarını güvence altına almaya çalışan bir entegrasyondan bahsetti. Burada tabii ki bahsedilen Kürt halkının başta anadili meselesi olmak üzere birçok konuda beklentisi var. Bütün bu ifade edilen konularla ilgili bir güvenceye ihtiyaç olduğunu söyledi. Kürt halkının hakkını koruyan, hukukunu koruyan, dilini, kimliğini, kültürünü koruyan bir yaklaşımın hayata geçmesi gerektiğini ifade etti. Entegrasyon ancak böyle hayata geçebilir.”
KOMİSYON RAPORU ‘KIYMETLİ AMA EKSİK’
Pervin Buldan, Meclis Komisyonu raporunu “kıymetli” olarak nitelendirmekle birlikte iki başlıkta şerh düştüklerini açıkladı. Kürt sorununun “terör sorunu” olarak tanımlanmasına itiraz ettiklerini ve anadil konusundaki yaklaşımı yetersiz bulduklarını belirtti. Raporun ihtisas komisyonuna gönderilerek yasal hazırlıkların hızla başlaması gerektiğini söyledi.
ULUSAL BİRLİK VE YENİ MÜZAKERE ZEMİNİ
Rojava’ya yönelik saldırılar sonrası ortaya çıkan dayanışma tablosuna da değinen Pervin Buldan, ulusal birlik ruhunun güçlendiğini ifade etti.
Pervin Buldan şunları ifade etti:
“Uzun süredir aslında Sayın Öcalan’ın ulusal birlik meselesine yaklaşımını biliyoruz. Son Rojava’ya yapılan saldırılarla birlikte bir kez daha ulusal birliğin ruhu yakalandı aslında. Avrupa’da, dünyanın her yerinde Kürt halkı yaşadığı her yerde buna karşı yaklaşımını ortaya koydu, özellikle Kürtlerin yaşadığı dört parçadaki birlik tarihiydi. Rojava’ya sahip çıkma ruhuydu. Ben bu meselenin bir masa etrafında müzakereyle, diyalogla çözülmesinde bütün Kürtlerin direnişinin etkili olduğunu düşünüyorum. Tabii Sayın Öcalan’ın bu konuda büyük çabaları var. Güney Kürdistan’da Sayın Barzanilerin, Sayın Talabanilerin ortaya koymuş olduğu yaklaşımlar var. Bunlar çok çok kıymetli gerçekten. Büyük bir değer biçiyoruz, büyük bir kıymet veriyoruz bunlara. Hepsinin, herkesin emeği var. Bu ruh yakalandı ve bu ruhu artık ete kemiğe büründürmek gerekiyor. Sayın Öcalan’ın bu konudaki görüşü her zaman nettir. Ulusal birlik kaçınılmaz bir şey olarak önümüzde duruyor. Bundan sonrası için muhtemelen farklı bir iletişimle belki de yapılacak olan müzakerelerle, konuşmalarla bunu hayata geçirmek gerekiyor artık.”
Source: ANF News