Bir halkın varlık kazandığı gündür 4 Nisan

bir-halkin-varlik-kazandigi-gundur-4-nisan

Doğuş tüm canlıların olduğu gibi insan türünün de varlığının bir sonucu ve gerekliliğidir. Tarihte birçok önder olarak nitelendirilen şahsiyetler doğmuştur. Doğuşlar toplumlar için sıradan bir canlılık devamı olarak görülse de özünde yenilenmenin, kendi varlığını diri tutmanın ve anlam kazandırmanın yoludur. İnsanlığın diğer canlılardan ayrıldığı noktalardan bir tanesi de budur. Çünkü bütün canlılarda doğuş en temel soy sürdürme özelliğidir lakin insan bu doğuşa büyük bir anlam katarak varlığı anlamla buluşturmanın arayışı içerisinde olmuştur.

İnsanlar hiçbir şeyi durup dururken kutlamaz ve anlam katmazlar. Kutladığı şeyin büyük bir anlamı, rengi ve insanın ruhuna dokunduğu yönleri olmalıdır. Aslında o kutladığı şeyin kendi varlık sebebi olduğuna kanaat getirdiğinde bu kutlama çok özel bir hal alır. Çünkü varlık onunla kazanılmış, anlam gücüne onunla ulaşılmış ve mücadele onunla değer kazanmıştır. Özellikle Kürt halkının yakın tarihine kadar baktığımızda doğuşlar özel olarak kutlanan bir kavram değildi çünkü bu her canlının yaşamının bir parçası olarak görülürdü. Lakin Önder Apo’nun doğuşuyla bu tümden değişti. Kürt halkı bunun sıradan bir doğuş olmadığını ve esasında varlık ve oluş aşamalarını geçme mücadelesine ilk adımların atılmış olduğunu kavradı. Bundan dolayı Kürt halkının bütün bunları aslında kendi özünde berrak bir şekilde gördüğü gündür 4 Nisan. Bu sıradan bir doğuştan bir halkın doğuşuna gidecek olan bir yaşamın ilk köklerinin atıldığı tarihtir.

Önder Apo kendi doğuşunu 3 temel aşamaya ayırır. Birinci aşama olan fiziki doğuşu Önder Apo pek dikkate değer bulmaz çünkü bu temel bir canlılık özelliğidir. Bu açıdan bakıldığında doğuş ilk aşamayla başlar lakin ondan sonraki yaşam döngüsü esas önemli olan noktadır. Önder Apo için esas olan ise bu doğuşun sonrasındaki birinci, ikinci ve üçüncü aşamalar olduğudur.

Nedir birinci aşama; geleneksel ilişkilerin reddidir. Bu ilk adım çizilen sınırların aşılmasının ilk adımıdır. İlk önce dayatılan aile ilişkilerini yani ana-oğul, abi-kardeş gibi ilişkilerin aşılması gerekir. Bu Önder Apo’nun aslında kendisini bulmasını sağlamıştır.

Peki ikinci aşama nedir? İkinci aşama soykırımcı rejimin reddedilmesidir. Var olanı kabullenmemek ve dayatılana karşı çıkıştır. Bu çıkış adım adım ezilen, sömürülen, varlığı yok edilmek ve zihinlerden silinmek istenen bir halkın varlık mücadelesine atılmasının ilk tohumu olacaktı. İşte bu aşama aslında bir kişinin şahsında bir halkın doğuşunun başlangıcıdır. Tarih boyunca hep insanlara başka insanlar tarafından bir şeyler zoraki bir şekilde dayatıldı. İradeler yok sayıldı, milyonlarca insan sanki birer hayvanmış gibi yönlendirildi, öldürüldü, öldürtüldü ve efendilerine hizmet etmeleri sağlandı. İşte Önder Apo’nun doğuşunun ikinci aşaması buna ilk karşı çıkış ve anlam arayışına yönelme adımıdır.

Üçüncü aşama ise tüm devletçi ve iktidarcı yapıların ve ideolojilerin reddidir ve bununla birlikte alternatifinin de yaratılmasıdır. Bunun Kürt halkına yeni bir yaşam kaynağı olduğunu bugün hiç kimse reddedemez. Hele ki yeni süreçte Önder Apo’nun ortaya koyduğu fikirsel yenilik ve demokratik toplum paradigması Önder Apo’nun fikirsel ve anlamsal bütünlüğünün ve bunu Kürt halkının doğuşuna zemin haline getirme mücadelesinin doruk noktasıdır. Kürt halkı bu noktada bunu görmekte ve 4 Nisan’ı muazzam bir anlam bütünlüğü ile karşılamaktadır.

Önder Apo kendi doğuşunu bir halkın doğuşu haline getirirken bunun bir kutsama olarak ele alınmamasını istedi. Bugünü yeniden yaşama kavuşmanın, yenilenmenin ve mücadeleye atılmanın simgesi olarak ağaçlar, güller dikerek, doğayla bütünleşerek ve doğanın kendi bağrında barındırdığı o çok renkliliğe ve anlamsallığa kavuşarak kutlanması gerektiğini belirtir. Çünkü dikilen her bir fidan bir yaşam demektir. Köklerini sıkı sıkıya toprağa bağlamak için sabırla, inatla ve kendi varlığının gerektirdiği şekilde toprağa bağlanacak olan bir fidan. Kürt halkı Önder Apo ile toprağa köklerini bir kez daha sıkı sıkıya salmış olan bir halktır. Ve Önder Apo özgürleşmeyene kadar mücadelenin hakiki anlamına kavuşmayacağını bilen bir halktır. Bundandır ki 4 Nisan’ı kendi doğuşu olarak görür. Bu doğuştan doğan özgürlük istemini ve mücadelesini yok etmek hiçbir gücün veya sistemin harcı değildir. Doğuş mutlaka tamamlanacak ve özgürlük gelecektir.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp