Almanya’nın Essen kentinde, PYD Eş Başkanı Pervîn Yusif’in katılımıyla geniş katılımlı bir halk toplantısı düzenlendi. PYD NRW Meclisi tarafından Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Almanya’daki Kürt kurumlarının temsilcileri ve Kürdistanlılar katıldı.
Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan toplantıda bölgedeki son siyasi durum, güncel gelişmeler ve Rojava’nın Şam hükümeti ile yürüttüğü entegrasyon süreci ele alındı. Saygı duruşunun ardından konuşan PYD Eş Başkanı Pervîn Yusif, önemli değerlendirmelerde bulundu.
ROJAVA’YA YÖNELİK SALDIRILAR VE DİASPORA
Yusif konuşmasında, Avrupa’da yaşayan Kürtlerin Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında ortaya koyduğu tutumun önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Rojava Kürdistanı adına, özellikle tüm halkımızı, başta Almanya’da yaşayan halkımız olmak üzere selamlıyoruz. Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında Avrupa’da ve Almanya’da yaşayan halkımızın ortaya koyduğu tutum, eylemler ve çalışmalar son derece değerlidir. Zorla sürgünde yaşamaya itilmiş halkımız, burada yürüttüğü faaliyetlerle kendi toprağıyla ve ülkesiyle bağını daha da güçlendirmiştir. Halkımız, bulunduğu her yerde özgürlüğü için mücadele etmeye devam ediyor.”
Yusif, Avrupa’daki temaslarının amacının diplomatik ve siyasi çalışmaları yoğunlaştırmak ve halkla birlikte gelişmeleri değerlendirmek olduğunu ifade etti.
ORTADOĞU’DAKİ DEĞİŞİM VE KRİTİK SÜREÇ
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin Kürt halkının geleceğini doğrudan etkilediğini vurgulayan Yusif, sürecin doğru okunmasının önemine dikkat çekti: “Gerçekten de çok zor ve kritik bir dönemden geçiyoruz. Ortadoğu’da yaşanan büyük değişimler, halkımızın geleceğini ve sorunlarının çözümünü doğrudan etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle bu süreci doğru okumak ve halkımızın çıkarlarını bu doğrultuda en iyi şekilde korumak zorundayız.”
ROJAVA KAZANIMLARI TEMEL ÖNCELİK
Rojava’daki kazanımların korunmasının temel öncelik olduğunu belirten Yusif, bu kazanımlar etrafında gelişen sahiplenmenin büyük bir değer taşıdığını ifade etti. “Kürt halkı olarak Suriye’deki devrim sürecine dahil olmamızın nedeni, demokratik, tüm halkların temsil edildiği, Kürtlerin ve diğer halkların haklarının tanındığı bir sistemin inşasıdır. Herkesin kendi kimliğiyle özgürce yaşayabildiği bir düzen için mücadele ediyoruz. Bu uğurda büyük bedeller ödedik ve ödemeye devam ediyoruz.”
Yusif, Rojava devriminin tüm Kürdistan için önemli sonuçlar yarattığını ve dört parçada güçlü bir dayanışmanın geliştiğini vurguladı.
YENİ SURİYE VE DEMOKRATİK ZEMİNİN ZAYIFLAMASI
Suriye’de Baas rejiminin yıkılmasıyla yeni bir dönemin başladığını ifade eden Yusif, ancak bu değişimin halkın doğrudan katılımıyla gerçekleşmediğine dikkat çekti. “Bizim muhalefetle birlikte yürüttüğümüz demokratikleşme, kimliklerin ve inançların özgürce ifade edildiği, kadın haklarının tanındığı bir sistem kurma yönündeki çabalar, yeni yönetimle birlikte ciddi şekilde sekteye uğramıştır.”
Yusif, mevcut tabloda DAİŞ ve selefi anlayışa yakın yapıların etkili olduğunu belirterek, demokratik bir diyalog ve kapsayıcı sistemin zorlaştığını ifade etti.
“HALKLARIN ÇÖZÜM HAKKI ORTADAN KALDIRILDI”
Uluslararası güçlerin rolüne dikkat çeken Yusif, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortadoğu’daki değişim süreci içinde, uluslararası sistemin tercihleri doğrultusunda daha önce terör listelerinde yer alan yapıların iktidara taşındığı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Ayrıca, Ahmet Şara’nın bu şekilde hükümete getirilmesi, Suriye meselesinin Suriyeliler arasında çözülmesi ve tartışılması hakkını da büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.”
Bu durumun halkların demokratik çözüm hakkının gasp edilmesi anlamına geldiğini belirten Yusif, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başa getirilen selefi anlayış, çoğulcu ve katılımcı bir yaklaşım yerine, ‘ben kazandım, benim dediğim olacak’ mantığıyla hareket etmektedir. Bu da Suriye’de demokratik bir çözüm arayışını zayıflatmakta ve toplumsal uzlaşı imkanlarını daraltmaktadır.”
Toplantı, katılımcıların soruları ve yapılan tartışmaların ardından sona erdi.
Source: ANF News