Kürt basını, bundan 128 yıl önce Mısır’ın başkenti Kahire’de temelini attı. Osmanlı topraklarının dışında olmasına rağmen yine devletin baskılarıyla karşı karşıya kaldı. Daha sonra İstanbul merkezli çıkan Kürt gazete ve dergileri, tüm baskılara rağmen Kürtlerin haklarını savunma, bilinçlendirme ile Kürt dilinin ve edebiyatının gelişiminde her zaman en önde yer aldı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Bakurê Kurdistan’da Kürt basınından bahsetmek ise mümkün değildi. PKK’nin çıkışıyla birlikte Kürt gazeteciler, 1898 yayımlanan Kürdistan gazetesi ve İstanbul merkezli çıkan gazetelerin mirasını devralarak, tüm yasaklama ve büyük bedellere rağmen Kürt basınını bugüne taşıdı.
Kürt Gazeteciler Günü’nün yıldönümü dolayısıyla Efrînli gazeteci Mihemed Ebdo, ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Özgür Basın şehitlerini anan Mihemed Ebdo, tüm gazetecilerin bugününü kutlayarak şunları söyledi: “Kürt gazeteciliği 1898’de kurulmuş olup tarih boyunca birçok süreçten geçmiştir. Kürt basını, dili ve kültürü korumada büyük bir rol üstlenmiştir. Bilindiği gibi dil ve kültür, aynı zamanda kimliği de korur. Kürt kimliğinin soykırıma, ihlallere ve katliamlara maruz kaldığı bir dönemde, bu kimliği korumada büyük bir rol oynamıştır.”
‘ROJAVA’DA KÜRT BASINI İHLALLERE RAĞMEN BÜYÜK İLERLEME KAYDETTİ’
Rojavayê Kurdistan’daki Kürt basınından bahseden Mihemed Ebdo, şöyle devam etti: “Rojava basını, 2012’de ilan edilen 19 Temmuz Devrimi’nden günümüze kadar yaşanan birçok savaşı yakından takip etmiş; Rojava’da yaşanan savaş ve çatışmaları haberleştirmek için her zaman en ön saflarda yer almıştır. Bölgede yürütülen savaşlara, yaşanan zorluklara ve hem topluma hem de gazetecilere karşı işlenen ihlallere rağmen büyük ilerlemeler kaydedilmiştir.
Kürt basını, Rojava ve Kürdistan’ın diğer bölgelerinde topluma karşı yürütülen özel savaşa karşı bir kalkan haline gelmiştir. Ayrıca bölgedeki olayları ve savaşları takip ederek Rojava’da deneyim kazanmıştır.”
‘TEMEL AMACIMIZ HALKIMIZIN SESİNİ KAMUOYUNA DUYURMAKTI’
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde de bulunan gazeteci Mihemed Ebdo, temel amaçlarının halkların sesini duyurmak olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti:
“Gazeteci olarak Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde çalışıyordum ve aynı zamanda o mahallenin sakiniydim. Basın faaliyetlerine başladığımızda temel amacımız, halkımızın sesini kamuoyuna duyurmaktı. Omuzlarımızdaki görev ve misyon tarihiydi.
Toplumumuz her zaman yalan ve manipülasyonlara maruz kaldı; gerçekler, kadim kültürümüz, dilimiz ve tarihimiz inkar edildi. Düşmanın propagandasıyla, bu toplum bu gerçeklerden uzaklaştırıldı, kültürsüz ve kimliksiz bırakıldı. Bu nedenle, bu gerçekleri ortaya çıkarmak en önemli görevimizdi.”
‘KAMERALARIMIZLA EN ÖN CEPHEDEYDİK’
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri direnişinden bahseden Mihemed Ebdo, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri, 2012’den bu yana ve yakın zamana kadar ağır saldırılar altında kaldı, uzun ve şiddetli bir kuşatma süreci yaşadı. Biz basın emekçileri olarak özellikle internet ve elektrik gibi temel iletişim ihtiyaçları açısından, mahalle üzerindeki kuşatma nedeniyle birçok zorluk yaşadık. Bu konuda çok sıkıntı çektik. Toplumun gösterdiği direniş ise bir ölçüde bastırıldı.”
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde halka karşı psikolojik savaş yürütüldüğünü hatırlatan Mihemed Ebdo, şöyle devam etti:
“Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik son savaşta, başlangıçta toplum üzerinde psikolojik ve özel bir savaş yürütüldüğünü söyleyebiliriz. Bu savaş; yalanlar yayarak, korku yaratarak ve birçok farklı yöntemle gerçekleştirildi. Ayrıca toplumun gerçekleri öğrenmesini engellemek için medya kuruluşları özellikle hedef alındı.
Bu süreçte, söz konusu iki mahallede kalkan görevi gören gazeteciler, tıpkı bir savaşçının halkını korumak için ön cepheye gitmesi gibi, kameralarıyla görevlerini yerine getirdi. Buna rağmen, halkımıza karşı işlenen insanlık dışı ihlaller gün yüzüne çıkmış olsa da herkes bu ihlaller hakkında sessiz kaldı.”
‘ROJAVA DEVRİMİNİ KAMOYUNA DUYURAN BİZİM BASINIMIZDI’
Yapılan çalışmalara da dikkat çeken Mihemed Ebdo, şunları aktardı: “Rojava’da ortaya çıkan ve demokratik ulus projesinin örneği olan Rojava Devrimi ile kadın devrimini kamuoyuna ulaştıran bizim basınımızdır. Büyük ilerlemeler kaydetmiş olsak da kendimizi geliştirme konusunda hâlâ birçok ihtiyacımız var.
Bu nedenle, halkımızın ve kurumlarımızın ihtiyaçları çerçevesinde, halkımızın çıkarları doğrultusunda çalışabileceğimiz araştırma merkezleri kurmamız gerekiyor. Ayrıca, halkımızın yanında yer alarak toplumumuza daha iyi hizmet edebilmemiz için basın dilinde bir birlik oluşturmalıyız.”
Mihemed Ebdo, Kürt Gazeteciler Günü dolayısıyla şu mesajı paylaştı: “Mesajımız şudur: Kürt dilinin yaygınlaştırılmasında daha büyük başarılara imza atmalı ve tarihimize çok özel bir yer vermeliyiz; çünkü bugüne kadar zengin devrimci tarihimizin içeriğini gerektiği gibi sunamadık. Devrimimizin bu rengini ve kültürümüzün zenginliğini halka hakkıyla tanıtmalıyız.”
Source: ANF News