Tok: Soylu bahane, İBB’nin işçi ve sosyalist düşmanlığı şahane!

tok:-soylu-bahane,-ibb’nin-isci-ve-sosyalist-dusmanligi-sahane!

Adem Tok, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “İBB’de 557 terörist var” çıkışından sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetiminin başlattığı cadı avıyla, engelli statüsünde çalıştığı İstanbul Çevre Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İSTAÇ) iştirak şirketi tarafından Kod 25 ile işten çıkarılmıştı. Tok’un, bu hukuksuz işleme karşı İstanbul 3. İş Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanmasına rağmen, İBB ve iştiraki İSTAÇ tarafından ısrarla işe geri iade edilmediği ortaya çıktı. ANF’ye konuşan Tok, İBB yönetimi ve İSTAÇ tarafından işe iadesi yapılmadığı gibi apar topar tazminatları eksik yatırılarak kendisiyle çalışmak istenmediği bilgisinin verildiğini belirterek durumu, “Soylu bahane, İBB’nin işçi ve sosyalist düşmanlığı şahane” diye özetledi.

İŞE BAŞLARKEN SORUN OLMAYAN SİVİL KAYDI 3 YIL SONRA İŞTEN ATILMASININ GEREKÇESİ YAPILDI!

Adem Tok, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019 yerel seçimlerini kazanması sonrasında, Mart 2020’de İSTAÇ’ta çevre yönetimi bölümünde kantar operatörü olarak çalışmaya başladığını anlattı. Tok, yüzde 64 engelli statüsüyle alındığı işten tam 3 yıl sonra, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “İBB’de 557 terörist var” çıkışıyla apar topar Kod 25 ile tazminatsız atıldığını belirtti. Bu hukuksuz işten atmanın bahanesi olarak da yaklaşık 35 yıl önceki siyasi geçmişinin gösterildiğine işaret eden Tok, “2023’ün başında İSTAÇ şirketine çağrılarak, genel merkezde Kod 25’ten işimin feshini yaptıklarını söylediler. Gerekçesini sorduğumda benim kendilerini yanılttığımı, geçmişte arşiv kaydım olduğu halde onlara bunu sunmadığımı iddia ettiler. Oysa işe başlarken adli sivil kaydımı e-Devlet’ten indirerek onlara zaten sunmuştum. Dolayısıyla İstanbul Valiliği’nin talimatıyla, hakkımda yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından ne çıktıysa aynısını işe başlarken onlara sunduğumu hatırlattım. Sicil kaydı dedikleri de 17 yaşımdayken THKP/C Direniş Hareketi Davası’ndan hapse atılmış olmamdı. Yani o dönemde ne AKP vardı ne de İmamoğlu yönetimi. Ama yıllar önce siyasi bir davada hapis yatmış olmam benim ekmeğimle oynamaları için yeterli sayıldı. İş akdi feshi bildirimini imzalatmaya çalıştılar. Tabii ki kabul etmedim ve imzalamadım. Ertesi gün fesih bildirimini noter aracılığıyla evime gönderdiler” dedi.

‘MAHKEMEYİ KAZAN GEL DEDİLER, KAZANDIKTAN SONRA DA DAVAYI İSTİNAFA TAŞIDILAR’

Bu haksız ve hukuksuz işten atma olayı sonrası İBB yönetiminden İmamoğlu’nun danışmanı Yiğit Oğuz Duman ile görüştüğünü anlatan Tok, bu hatayı düzeltmek yerine kendisine, “Suyu bulandırma, önümüzde yerel seçimler var. Mahkemeyi kazan gel, sonra işbaşı yaparsın” dediğini ancak bu sözünü de tutmadığını vurguladı. İstanbul 3. İş Mahkemesi’nde işe iade davasını kazanmasına rağmen işe geri alınmadığına işaret eden Tok, “İşe iade davasını kazanmama rağmen İBB yönetimi beni işe geri almadığı gibi bu kararı iki kez istinafa taşıdılar. İstinafta da iki kez benim lehime karar çıkmasına rağmen ısrarla işbaşı yaptırılmıyorum” diyerek tepkisini gösterdi.

‘EN SON TAZMİNATIMI EKSİK YATIRIP BENİMLE ÇALIŞMAK İSTEMEDİKLERİNİ BEYAN ETMİŞ OLDULAR!’

İstinafın iki kez lehine sonuçlanması sonrası avukatın İBB yönetimine ve İSTAÇ’a kararı tebliğ ettiğine ancak kendisine herhangi bir geri dönüş olmadığına dikkat çeken Tok, “İstinafın lehime sonuçlanması sonrası, normalde İBB ve İSTAÇ’ın beni 30 gün içerisinde işe geri iade etmeleri gerekiyordu. Ama istinaf kararı Ocak 2026’da verilmesine rağmen, avukatıma ve bana 30 gün boyunca cevap vermedikleri gibi, 30 günün mesai saati bitiminde benim hesabıma tazminat ve alacaklarımı göndererek benimle çalışmak istemediklerini beyan etmiş oldular. Üstelik tazminatımı da eksik yatırdılar” diye konuştu.

‘HEM AKP HEM DE CHP BELEDİYESİ TARAFINDAN MAĞDUR EDİLDİM!’

Hesabına gönderilen tazminata dokunmayan ve işe iade edilene kadar mücadele etmeye kararlı olan Tok, gerekirse açlık grevine de başlayacağını vurguladı. Yaşanan bu durumu, “Soylu bahane, işçi ve sosyalist düşmanlığı şahane” diye özetleyen Tok, şunları kaydetti: “Yerel seçimlerde hem Kürt halkının hem de sosyalistlerin oyunu alarak seçilen İmamoğlu ve ekibi, Soylu’nun çıkışından kendine pay çıkararak Barış Akademisyenleri’ni, yurtseverleri ve sosyalistleri harcadı. 2019 yerel seçimleri sırasında ben esnaftım, Sancaktepe Samandıra beldesinde 15 yıllık balık lokantam vardı. Bulunduğu yer hep tarikat çevresiydi ve sırf orada İmamoğlu’na oy topladığım için AKP yönetimindeki Sancaktepe Belediyesi ihalemi feshetti. Her iki tarafça da mağdur edildim. İmamoğlu için oy topladım diye AKP belediyesi tarafından lokantam kapattırıldı, Soylu’nun bir sözü üzerine de İmamoğlu yönetimi tarafından İBB’deki işim elimden alındı.

‘GEREKİRSE SARAÇHANE’DE AÇLIK GREVİ YAPACAĞIM!’

İmamoğlu ve ekibi birilerine yaranmak için kendilerini seçtiren kitleyi ellerinin tersiyle ittiler. Beni işten attıkları zaman onlara bu hukuksuz sürecin tarafı olmayın, bırakın kararı mahkemeler versin, bizi küstürmeyin dedim. Ama dinlemediler ve bugün sıra İmamoğlu ve bürokratlarına geldi. Zaten İBB’nin, CHP’nin ya da onları seçtiren kitlenin belediyesi olduğunu düşünmüyorum. Bence İBB, AKP ve İYİ Parti tarafından yönetiliyor. İmamoğlu’nun tasfiye etmediği eski bürokratların İBB’yi yönettiğini düşünüyorum ben. Ekrem İmamoğlu 2019 yılındaki ilk yerel seçimlerde ikinci defa seçime gitmek zorunda kaldığında kolları sıvayarak, ‘Hak yemem, hakkımı da yedirmem’ diye beyan etmişti. Güzel, biz de zaten kimsenin hakkının yenmesi taraftarı değiliz. Fakat hak hukuk mücadelesini şu an verirken neden bugün yargının verdiği kararı uygulamıyorsunuz? Ben hak yemem diyen İmamoğlu ve İBB bürokratlarının burada bir engelli personelin, bir hak arayan insanın, kendisini desteklemiş bir bireyin haklarını teslim etmesini talep ediyorum. En son avukatlarımla İSTAÇ’a gittik Ramazan ayında. Ramazan yoğunluğundan dolayı daha sonra görüşme yapabileceklerini söylediler. Ama yine oyaladılar, yine oyaladılar. Telefonlarımıza çıkmadılar. Daha sonra avukatlarımla birlikte İSTAÇ Çevre Yönetiminin Piyalepaşa’daki merkezine gittik. Zar zor bir görüşme yapabildik. Orada bize işe iadenin İSTAÇ’ın değil, bizzat İBB yönetiminin vereceği bir karar olduğunu belirttiler. İSTAÇ topu İBB yönetimine atıyor, İBB yönetimi topu İSTAÇ’a atıyor, arada biz eziliyoruz. Ben lise çağında bir çocuk okutuyorum ve sosyalist çevre sayesinde bir kafede çalışabiliyorum. İşe iade edilene kadar mücadelemi sürdüreceğim. Saraçhane’de direniş başlatacağım, olmadı açlık grevi yapacağım ama hakkımı kimseye yedirmeyeceğim.”

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp