Kolombiya’da faaliyet yürüten Cezalandırmaya Karşı Kolektifi’ne üye kadın avukatlar, ‘umut hakkı’ talebiyle Avrupa Konseyi’ne (AK) bir mektup gönderdi.
Önder Apo’nun rolü, umut kavramının anlamı ve Kürt halkı ile Abya Yala halkları arasındaki bağlara vurgu yapılan mektupta, “Halkı ve özellikle kadınlar için tüm yaşamını adamış bir filozofun, bir önderin ve barışın inşasında tanınan bir muhatabın, yirmi yılı aşkın bir süredir tecrit koşullarında tutulmasından dolayı büyük bir üzüntü duyuyoruz; bilhassa ciddi barış diyaloglarının öngörüldüğü böylesi bir dönemde.
Diyalog, uzlaşı ve toplumsal dönüşüm süreçleri, bu süreçlere katılan kişilerin inkarı üzerine inşa edilemez” denildi.
“Hukukun tarihsel bağlamdan kopuk teknik bir araç olamayacağı” ifade edilen açıklama şöyle devam etti: “Yasalar, tarihte ezilmiş olan ve çatışmaların çözümü için demokratik ve kolektif alternatifler hayal etmeye katkıda bulunan halklara karşı ahlaki yükümlülüklere de yanıt vermek zorundadır.
Kürt halkının mücadelesi, bizim Abya Yala’da yürüttüğümüz birçok mücadeleyle diyalog kuruyor: Bunlar toprağın savunulması, özerklik, hafıza, toplumsal örgütlenme, onurlu bir yaşam ile otoriter ve sömürgeci projelere karşı kolektif varoluş biçimleridir.”
Umut hakkının önemine işaret edilen açıklamada, “Avukatlar, kadınlar ve siyahi feministler olarak biliyoruz ki umut, hukuki bir soyutlama değildir. Umut, kolektif bir siyasi pratiktir. Var olmaya devam etmenin, kendi kendini örgütlemenin ve özgür bir gelecek inşa etmenin somut ihtimalidir” diye belirtildi.
Mektupta aynı zamanda Türk devletinin politikaları kınandı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Önder Apo’nun umut hakkına ilişkin kararını uygulatmadığı için Avrupa Konseyi eleştirildi. Mektup, Türkiye’de yaklaşık 10 bin 235 kişinin müebbet hapis cezasıyla tutuklu bulunduğuna dikkat çekiyor.
Source: ANF News