Fatma Ünsal Bostan: MGK’nin süreçte öne çıkarılması eleştiriliyor

fatma-unsal-bostan:-mgk’nin-surecte-one-cikarilmasi-elestiriliyor

Kürt sorununun çözümüne yönelik yürütülen Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nde gelinen aşama, Meclis’te çıkarılan yasanın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarıyla ilişkilendirilmesi ve sürecin toplumsal ve siyasal boyutları tartışılmaya devam ediyor. Süreç devam ederken Türkiye siyasetinde gündeme gelen yolsuzluk ve fon soruşturmaları, Meclis’teki tartışmalar, şike soruşturmaları ve belediyelere yönelik müdahaleler de siyasi gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Siyaset Bilimci Fatma Bostan Ünsal, sürecin farklı toplumsal kesimler tarafından nasıl algılandığını, MGK’nin süreçte öne çıkarılmasını ve siyasette yaşanan gelişmelerin barış arayışına etkilerini ANF’ye değerlendirdi.

‘SÜREÇ FARKLI KESİMLER TARAFINDAN FARKLI ALGILANIYOR’  

‘Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nin bazı kesimler tarafından farklı şekillerde tanımlanmasının beraberinde güven sorununa yol açtığına dikkat çeken Fatma Bostan Ünsal, şunları söyledi:

“Türkiye’de bu süreci, isimlendirmesinden içeriğine kadar çok farklı şekilde algılayan farklı kesimlerin bulunduğunu görüyoruz. Bu çerçevede, benim de içinde olduğum ve maalesef toplumun çoğunluğunu oluşturmayan bir kesim süreci ‘Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ olarak adlandırıp buna uygun bir yasal ve uygulama değişikliği beklerken, daha kalabalık ve iktidarda olan ve dolayısıyla yasal ve uygulamada bazı değişiklikler yapma kabiliyeti olan bir kesim ise süreci ‘Terörsüz Türkiye’ olarak isimlendiriyor. Sorunu güvenlik çerçevesinde değerlendiren bu kesim, çok sınırlı değişiklikler yapmaya hazır görünüyor.

Bu iki kesimin yanı sıra toplumun önemli bir oranını oluşturan bir başka kesim ise toplumun gittikçe demokrasiden uzaklaşmasının birinci derece mağduru olduğunu hissederek süreci izliyor ve siyasi aktörlere güven duymuyor. Sürecin başlamasının üzerinden iki yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen bu kesimlerin algılarını, beklentilerini ortaklaştıracak bir politika izlenmediği söylenebilir.

Son dönemde ana muhalefet partisinin yargı müdahalesiyle bölünmesi ve eş zamanlı olarak belediyelere yönelik yargısal müdahalelerin ‘siyasi’ nedenlerle yapıldığı algısı, sürece yönelik olan çok geniş bir güvensizliği besler durumda.” 

‘MGK’NİN 28 ŞUBAT’TAKİ ROLÜ OLUMLU ÇAĞRIŞIMLAR UYANDIRMIYOR’

İktidarın süreçte MGK’yi öne çıkarmasının toplumda ve siyasette güven sorunu oluşturduğunu dile getiren Fatma Ünsal, “İktidar, sürecin ‘Terörsüz Türkiye’ olarak algılanmasına paralel şekilde Milli Güvenlik Kurulu’nu asıl kurum olarak öne çıkarıyor. Milli Güvenlik Kurulu, özellikle 28 Şubat sürecindeki rolü, o dönemin kırmızı kitabında ‘irtica’nın birinci tehdit olarak görülmesi, mevcut REFAH-YOL hükümetinin düşürülmesiyle neticelenen ‘post modern darbe’ deki rolü nedeniyle pek olumlu çağrışımlar uyandırmıyor. Bunun yanı sıra toplumla doğrudan iletişim kurma kanalları konusunda çok sınırlı imkanlara sahip olması dolayısıyla da bu süreçte öne çıkarılması kritik ediliyor.

‘FON KRİZİ İKTİDARI ŞEFFAFLIĞA ZORLAYABİLİR’

Fon vurgunun iktidar çevrelerinde yarattığı krize de dikkat çeken Fatma Ünsal, kamuoyu baskısının iktidarı şeffaflığa zorlayabileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Ekonomik olarak milyarlarca liralık hacimdeki fon vurgunun hem faillerinin hem de mağdurlarının daha ziyade iktidar çevrelerinden olmasının, siyaseti krize soktuğunu söyleyebiliriz. Bu zamana kadar pek çok kez başarıyla şeffaflıktan uzak davranan iktidar, fon krizinde kamuoyu baskısı nedeniyle konuyu kapatamıyor. Tasarrufları, yetkililerin ihmali ve suiistimali dolayısıyla önemli ölçüde havaya savrulan, daha ziyade iktidar çevrelerinin iletişim çevresinde yer alan, güvendikleri kişiler aracılığıyla yüksek kâr getireceğine inanan ve AK Parti’ye yakın yüz binlerce insanın infiali devam ediyor.

Muhalefetin zaten var olan şeffaflık talebi, şimdi iktidar partisi siyasetçilerinin olmasa da seçmenlerinin desteğiyle daha kuvvetlenebilir ve iktidarı, zorla da olsa şeffaflığa yöneltebilir.”

‘MUHALEFET SERT BİR KAPIŞMANIN EŞİĞİNDE’

Belediyelere yönelik müdahalelerin muhalefette büyük bir kırılmaya yol açtığını ve iktidarla sert bir siyasi mücadelenin kapısının aralandığını ifade eden Fatma Ünsal Bostan, muhalefetin halkın güvenini kazanacak adımlar atması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Muhalefet belediyelerine yönelik müdahaleler bir alt üst oluşa sebep oldu. İktidara gerçek bir rakip olmadığı için kendi alanında nispi bir rehavet içinde bulunan ana muhalefet, iktidara rakip olacak güce ulaştığında artık sert bir kapışmanın eşiğine gelmiş bulunuyor. Merhum Özal’ın ‘Benim iki gömleğim var, biri bayramlık, biri idamlık’ deyişindeki gibi Türkiye’de zaman zaman siyaset çok yüksek riskler barındırıyor. Bu zamana kadar müşahede ettiklerimiz, bu dönemin de öyle bir dönem olduğuna işaret ediyor.

Bu zor ve halkın desteğinin hayati önemde olduğu bir dönemde, halkın güvenini kazanmak üzere Etik Yasası, üyelerin etkin olduğu bir tüzük değişikliği gibi bazı değişiklikler yapma önerilerinin gündeme gelmesi, genel olarak Türkiye siyasetini şeffaflaştırma potansiyeli de taşır. Geçen hafta yapılan Sırbistan seçimlerinde, baskıcı iktidarla birlikte mevcut muhalefetten de uzaklaşan, şeffaflığı benimseyen Öğrenci Hareketi’nin başarısı, esasen muhalefete ne yapması gerektiğini çok açık bir şekilde söylüyor.”

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp