“Ben Serêkaniyê’nin çocuğuyum. Annemin adı Enisa, babamın adı Abdurrahim. Sen kimsin? Nereden geliyorsun?” Ciwan İbrahim, Cebhet el-Nusra çetelerine bu sözlerle seslenmişti. Yıl 2012’ydi, Serêkaniyê savaşı yaşanıyordu. Ciwan, elinden yaralanmasına rağmen pansuman dahi yaptırmadı, savaşçılarını bırakmadı. “Geri çekilirsem yoldaşlarım etkilenir, tüm gücüm bu savaşta” diyerek savaşı diğer eliyle nasıl yönetebileceğini düşündü.
Ciwan İbrahim’in Serêkaniyê’den Lübnan’a, Garê’den Zap’ın direniş tünellerine ve Rojava Devrimi’ne uzanan 18 yıllık onurlu yürüyüşü, bu kararlılığın izlerini taşıyordu. Bu yürüyüşte kimi zaman başarılı bir gazeteci, kimi zaman bir komutan, kimi zaman da halkın öncülerinden biri olarak öne çıktı. Kimimiz onu YPG’nin (Halk Savunma Birlikleri) kuruluşunu ilan etmesinden, kimimiz Asayiş’in komutanı olarak, kimimiz ise Qamişlo sokaklarında motosikletle gezerken tanıdı. Bugün Rojava, bu efsanevi komutanın ardından yas tutuyor.

LÜBNAN’DAN ÖZGÜR DAĞLARA
Ciwan İbrahim (Nosican İbrahim), 3 Ekim 1983’te Serêkaniyê’de dünyaya gelir. Lorîn ve Şirîncan adında iki kız kardeşi, Dilciwan adında ise bir erkek kardeşi vardır. Evin en büyüğü, ailenin göz bebeğidir. Annesi ve babası öğretmendir. İlk ve ortaokul eğitimini anne ve babasından alır. BAAS rejiminin Kürt halkını yok sayan politikalarıyla henüz erken yaşlarda tanışır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Rojava’da yürüttüğü çalışmalar ve halkı bilinçlendirmesi sayesinde Kürt Özgürlük Hareketi’ni tanır. Önder Apo’ya yönelik uluslararası komplodan iki yıl sonra, 2001’de Lübnan’dan Kürdistan’a döner.
Garê alanında uzun bir süre kaldıktan sonra Zap bölgesine geçer. 2010 yılında Hêzên Taybet’e katılır ve fedailik çizgisinde kendisini ideolojik ve askeri olarak en üst düzeyde yeniden yaratır. Rojava Devrimi’nin gelişmeye başladığı 2011 yılında ise devrim çalışmalarında en ön saflarda yer almak üzere bir kez daha yüzünü doğduğu topraklara, Rojava’ya döner. Bu dönüş, yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı olur.

DEVRİMİN HAZIRLIK GÜNLERİ
O yıl Rojava’da toplantılar yapılıyor, gençler bir araya getiriliyor, halkın örgütlenmesi için çalışmalar yürütülüyordu. Henüz devrimin kurumları oluşmamıştı. Çalışmaların önemli bir bölümü gizli toplantılar ve eğitimler üzerinden ilerliyordu. Ciwan’ın babası Abdurrahim İbrahim’in evi de bu toplantıların gerçekleştirildiği mekânlardan biriydi.
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Eski Basın Sözcüsü Ferhad Şamî, Ciwan’ı bu dönemde tanıyor. ANF’ye o günleri anlatan Şamî, “2011 yılında ilk toplantılarda tanıdım. Mazlum Ebdî, Şehit Hisen Çavuş ve Henife Hisen; bu arkadaşlarla eğitimler alıyorduk. O dönemler BAAS rejimi saldırılar yapmak istiyordu ancak önlemlerimizi alıyorduk” diyor.
HER ALANA EMEK VERDİ
Ciwan’ın o yıllardaki çalışmaları basın, gençlik ve özsavunma alanlarına yayılıyordu. Gençlere basın eğitimi verilmesi için programlar hazırlanıyor, Rojava’nın farklı kentlerinde eğitimler düzenleniyordu. Şamî de Ciwan’ın isteği üzerine bu çalışmalara katılıyor. Şamî, şöyle devam ediyor: “Bir program hazırlığı yaptık ve eğitimlere başladık. Serêkaniyê, Dirbesiye, Til Temir’de gençlere basın eğitimi verdik. Hesekê ve Qamişlo, en son Dêrik’e kadar gittik.”
Basın eğitimleri sürerken kentlerin örgütlenmesi ve özsavunma çalışmalarının geliştirilmesi de büyük önem taşıyordu. Bu kapsamda, rejim askerlerinin şehirlerden çıkarılması sürecinde gençlik grupları oluşturuldu. Ciwan, Şehit Hemze Tolhildan, Şehit Serhed, Şehit Seydo, Şehit Goran ve Şehit Lewend bu sorumluluğu üstlendi.

TÜM KÜRDİSTAN İÇİN
Gazeteci Dîlan Osman da o dönemde henüz genç olduklarını ve devrimin hazırlık çalışmalarında yer almak istediklerini belirtiyor. Ciwan ve arkadaşlarının Rojava’ya gelişini, bütün Kürdistan’ı kapsayan bir mücadele anlayışının parçası olarak tanımlıyor: “Heval Ciwan, Rojava Devrimi’nde büyük rol oynayan isimlerden biriydi. Devrim hazırlıkları için topraklarına gelenlerdendi. O zamanlar bizler de genç ve heyecanlıydık, hedeflerimiz vardı. Onların yanında olmak ve sorumluluk almak istiyorduk. Heval Ciwan ve yoldaşları, sadece Kürdistan’ın en küçük parçası olan Rojava’yı değil, tüm parçaları düşünüyorlardı.”
Ciwan, halkı devrime hazırlamak için ev ev dolaşıyor, yaklaşan süreci anlatıyor, insanların nasıl bir yaşam kurabilecekleri üzerine konuşuyordu. Suriye’de krizin derinleştiği o günlerde halkın hazırlıklı olması ve devrimin toplumsal zemininin oluşturulması gerekiyordu. Bu nedenle örgütlenme çalışmaları yaşamın her alanına yayılıyordu.
Dîlan Osman, bu çalışmaları şöyle hatırlıyor: “Şu anda herkes onu Asayiş’in komutanı olarak tanıyor ancak ondan önce de büyük emekleri vardı. ‘Devrimci Halk Savaşı’ deniliyor ya, Heval Ciwan onun öncülerindendi. Devrimi neden yapmalıyız ve devrim nasıl yapılır sorularına pratiğiyle cevap veren isimlerdendi. Ev ev dolaşıyor, çocuktan yaşlılara kadar herkese bunu anlatıyorlardı. Halk meclislerinin kurulması da bu örgütlenme sürecinin önemli bir aşamasıydı. Heval Ciwan, halkın kendi yaşamını yönetebilmesi için meclislerin oluşturulmasında çalıştı. Ardından Özerk Yönetim sistemine geçiş süreci başladı.”

SERÊKANIYÊ’Yİ ÇETELERE BIRAKMADI
Bugün Ciwan İbrahim’i sorduğumuz herkesin anlatısında ilk sırayı Serêkaniyê savaşı alıyor. Kasım 2012’de yaşanan bu savaş, onun yaşamında olduğu kadar Rojava’daki mücadelenin seyrinde de önemli bir yer tutuyor. O dönem savaşa tanıklık eden Ferhad Şamî, yaşananları anlatıyor: “Cebhet el-Nusra, 73 tabur ve 10 binden fazla çeteyle ağır silahlar kullanarak saldırıya geçti. Kentin savunmasında Heval Ciwan’ın yanı sıra Şehit Jiyan Tolhildan, Şehit Dozdar Hemo, Şehit Seydo Rojhilat, Şehit Serhed, Şehit Lewend, Şehit Goran ve Cemşid de yer aldı. Serêkaniyê onun şehriydi ve bu arkadaşların sayesinde kurtarıldı.”
Şamî’nin hafızasında yer eden olaylardan biri de Şehit Goran’ın bulunduğu alanın kuşatılmasıydı. Şamî, “Yüzden fazla çete Şehit Goran’ın bulunduğu alanı çembere aldı. Çembere alınan alanın karşısında mesleki okul vardı. Arkadaşların elinde sadece el bombaları vardı. Heval Ciwan, el bombalarıyla gidip yoldaşını kurtardı. Öyle cesaretliydi” diyor.
DİRENİŞ YPG’YE KİMLİK KAZANDIRDI
Serêkaniyê’de ortaya konulan mücadele, YPG’nin askeri kimliğinin gelişmesinde de etkili oldu. Çetelerin birçok yerde ilerlediği bir dönemde Serêkaniyê’de karşılaştıkları direniş, YPG’nin konumlanışı ve halkla kurduğu ilişki açısından önemli bir deneyim yarattı. Şamî, o günlerin önemine dikkat çekiyor: “Çeteler her yerde kazanıyordu ancak Serêkaniyê’de darbe aldılar. Şexmeqsud’dan sonra halk da YPG etrafında toplandı bu arkadaşlar sayesinde.”
HRİSTİYANLARI VE ARAPLARI KORUDU
Serêkaniyê savunmasının ardından Rojava’da güvenlik mekanizmalarının geliştirilmesi ve kentlerin korunması önemli bir sorumluluk haline geldi. Ciwan, askeri deneyimini bu kez güvenlik alanındaki çalışmalara taşıdı. 2013 yılında Asayiş’in ilan edilmesiyle birlikte kentlerde güvenlik sisteminin oluşturulması için çalıştı.
Ciwan’ın güvenlik konusundaki yaklaşımı, farklı halkların birlikte yaşadığı kentlerin korunmasını da kapsıyordu. Arap, Süryani, Ermeni ve Çerkes halklarının kendi güvenlik mekanizmalarını oluşturmasına önem veriyordu. Bu yaklaşım, Dîlan’ın düşüncelerini de değiştirmişti: “Birden fazla halkın yaşadığı şehirlere büyük önem veriyordu. Biz ‘yurtseveriz, öncelik her zaman Kürtlerdir bir davamız var’ derdik. Ama Heval Ciwan öyle demiyordu. ‘Kendini korumak ve savunmak istiyorsan diğer halkları da örgütlemen gerekiyor’ diyordu. Bu da bizde bir değişim yarattı.”
DAIŞ saldırılarının yoğunlaştığı yıllarda bu yaklaşımın somut karşılığı Asayiş çalışmalarında görüldü. Hıristiyanların ve Arapların yaşadığı mahallelerin korunması, Ciwan’ın üzerinde durduğu konulardandı. Ferhad Şamî, Ciwan’ın Qamişlo’daki Hristiyanlarla kurduğu ilişkiyi vurguluyor: “Hristiyanlar ve Araplar da onu çok severdi. Hristiyanları en çok DAIŞ’ten koruyan da oydu. 2014, 2015 ve 2016’da Asayiş mahallelerini korudu. ‘Hristiyanları ve Arapları korumamız gerekiyor’ derdi ve Qamişlo’da Hristiyanlar için tabur kurdu.” Şamî, Ciwan’ı son olarak 2016 yılında Hol’da gördüğünü belirtiyor. Çetelerin onu aradığı dönemde bile çalışmalarını sürdürdüğünü söylüyor.
GARÊ’DE YILDIZ OLDU
Ciwan İbrahim, Rojava’daki görevlerinin ardından yönünü bir kez daha özgür dağlara çevirdi. 2019 yılında Garê alanında devrimci görevlerini yürütürken Türk devletinin saldırısı sonucunda şehitler kervanına katıldı. 2 Kasım’da Ciwan ve 28 gerillanın şehadetinin ilan edilmesinin ardından Rojava’da taziyeler kuruldu. Hesekê’de düzenlenen anmaya Zirgan, Til Temir, Qamişlo, Amûdê, Tirbespiyê, Çilaxa, Rimêlan, Girkê Legê ve Dêrik’ten yüzlerce kişi katıldı.
‘CİWAN’LA GURUR DUYUYORUM’
Taziyenin ardından Şehit Ciwan’ın hikâyesini yazmak için annesi Enîse Topal Hemo’yla da konuştuk. Efrînli Enîse Topal Hemo, Şikakî aşiretindendir. Birlikte çalıştığı arkadaşlarının ardından annesi de oğlunun yaşamına ve kişiliğine dair anılarını anlatıyor. Bir şehidin ardından söylenecek sözleri dile getirirken “Ez qurbana xorta bim” diyerek başlıyor anlatmaya: “Ciwan yüreğime düştü ancak başıma da altın bir taç koydu. Onun annesi olduğum için gururluyum. Başım oğlumla diktir. Ciwan İbrahim, Simko Şikakî’dir.”
Enîse ana, oğlunun halkı için yaptıklarını anlatırken evdeki yaşamından da söz ediyor: “En güzel şeyleri halkı için yaptı. Çok zekiydi, bir gün ondan rahatsız olmadım. Kalbi de kendisi de temizdi. Bana ev işlerinde yardım ederdi. Beni, komşularını ve arkadaşlarını çok severdi. Bir eksikliğini görmedim.” Oğluna duyduğu özlemi ise onun halkıyla kurduğu bağ üzerinden dile getiriyor: “Ciwan İbrahim, Rojava’nın sabrıdır. Rojava, Ciwan İbrahim’dir. Serêkaniyê’nin adını Ciwan İbrahim koyacağım.”
YOKSULLARIN BABASIYDI
Ciwan İbrahim’in halkla kurduğu bağ, yalnızca devrim çalışmaları ve güvenlik alanındaki sorumluluklarıyla sınırlı değildi. Onu tanıyanların anlatılarında, ihtiyaç sahiplerine sahip çıkan ve halkın sorunlarıyla yakından ilgilenen yönü de öne çıkıyor.
Dîlan Osman, halkın taziye ziyaretlerinde Ciwan’ı nasıl hatırladığını aktarıyor: “Aileyi ziyaret eden herkes ‘Heval Ciwan, yoksulların babasıydı’ diyor. Herkese sahip çıkıyor ve gerçekten devrimin insanıydı. Örneğin bir yoksulu gördüğünde bir şekilde yardım ederdi. Bir bakıyorduk, ne yapar eder onlara yardım ettiğini duyardık. Hastalanan insanlar bile ‘Heval Ciwan nerede?’ diye sorardı. Rojava’nın tüm şehirlerindeydi. Özellikle Cizîr bölgesinde. Halkın ilk generaliydi.”

BİR KAMERANIN BIRAKTIĞI HATIRA
Ciwan İbrahim ayrıca 2013 yılında Dîlan Osman’a gazetecilik eğitimi veren bir basın emekçisiydi. Onunla ilgili Dîlan’ın hafızasında yer eden özel anılardan biri de Ciwan’ın kamerasıyla ilgili. Sürekli yanında taşıdığı ve kendisine hediye edilen kamerayı bir gün Dîlan’a veriyor. Dîlan, o anıyı paylaşıyor: “Rojava’dan ayrılmadan önce kamerasını bana hediye etti. ‘Senin olsun ama her zaman gülen insanları çek’ dedi. ‘Sen de kalsın, bu kamerayı çok severdin ve en güzel fotoğrafları sen çekerdin’ dedim. ‘Yok, artık sende kalsın’ dedi. İnsan belki o an fark etmiyor ama bana verdiği son hediyeydi. Hâlâ benimle o kamera.”
Source: ANF News