Hebîb: Suriye tekçi anlayışla yönetilemez

hebib:-suriye-tekci-anlayisla-yonetilemez

Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Orta Doğu Temsilcisi Hikmet Hebîb, ANF’ye Suriye’deki son süreç hakkında konuştu.

Hikmet Hebîb, konuşmasının başında QSD ile Şam’daki geçici hükümet arasında yapılan anlaşmalara dikkat çekerek şunları söyledi: “Suriye Demokratik Güçleri ile Geçici Hükümet arasında imzalanan anlaşmalar; başta QSD Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Geçici Şam Hükümeti arasında 10 Mart’ta imzalanan anlaşma olmak üzere, ayrıca 30 Ocak’ta uluslararası ve bölgesel bir garantiyle imzalanan anlaşma, Suriye siyasetinde önemli bir değişim yaratıyor. Bu anlaşmalar yeni bir aşamanın ve uzlaşıların önünü açıyor.”

ÖZERK YÖNETİMİ ÖNEMLİ BİR ROL OYNADI

Bu anlaşmaların Suriye’nin tümünü etkileyeceğinin altını çizen Hikmet Hebîb, şunları söyledi; “Bu anlaşma Suriye’nin tamamı ve Kuzey ve Doğu Suriye ile Cizîr bölgelerindeki istikrarı etkileyecek. Bu Suriye’nin siyasi ve askeri geleceğini inşada önemli bir adım olacaktır. Ayrıca anlaşmalar yıkım değil, entegrasyon ve tamamlayıcılık ilkeleri temelinde yapıldı. Kuzey ve Doğu Suriye’deki kurumlar 14 yıllık deneyime sahip. Devlet kurumlarının yokluğunda, Özerk Yönetim kurumları toplumsal işlerde büyük rol oynadı. Bu deneyim, taraflar ve merkez arasında ilişkiler kurmanın pratik bir örneği ve merkeziyetçilikten uzaklaşmanın yöntemlerinden biridir.”

Hikmet Hebîb, sürecin başarısı için halkın iradesinin önemine işaret ederek, “Bu anlaşmaların başarısı yalnızca garantör ülkelerin varlığına bağlı değil, ancak burada Suriye halkının ve Geçici Hükümet’in iradesi de çok önemlidir. Özerk Yönetim’in kurulduğu günden bu yana diyalog kapısı her zaman açıktı. Suriye’nin geleceği konusunda bir anlaşmaya varılması ve Suriye’deki demokratik güçlerle işbirliği yapılması amacıyla yurt içinde ve yurt dışında birçok konferans ve toplantı düzenlendi” diye anlattı.

HALKLAR ARASINDA ORTAK BİR MÜCADELE KURULDU

Anlaşmalarda güvenin temel faktörlerden biri olduğuna değinen Hikmet Hebîb, şöyle devam etti: “Her bir anlaşmanın en önemli garantörü güven inşa etmektir. Geçmişte bu amaç doğrultusunda pratik adımlar atılmıştır. 30 Ocak anlaşması, özellikle sürecin ağırlaştığı ve büyük bir patlamaya doğru ilerlediği bir süreçte büyük bir ciddiyet yarattı. Ayrıca bu anlaşma, Kürt halkı ve Suriye’deki temel bileşenlerin inisiyatifi ile bölge halkı tarafından tüm Suriye için demokratik ve ortak bir proje olarak sunuldu. Ancak yerel ve uluslararası müdahaleler nedeniyle birçok siyasi zorlukla karşılaşıldı. Bölge ve halklar arasında ve özellikle halklar arasında büyük ve ortak bir mücadelenin yaşandığı Cizîr bölgesinde güçlü bir tarihi bağ var.”

BU DURUM MEVCUT ÇATIŞMALARI ÇÖZECEKTİR

Hikmet Hebîb, devamında şunları ifade etti: “Kürt sorunu ulusal bir sorundur ve Suriye’nin geleceğinde anayasal temelde çözülmelidir. Kürtlerin hakları tam olarak anayasal güvenceye alınmalı. Böylesi bir adım, Suriye’deki tüm bileşenleri olumlu etkileyecek ve en büyük ulusal sorunlardan birini çözecektir. 30 Ocak anlaşması, Hesekê’den petrol sahalarına ve havaalanları ile sınır noktalarına kadar birçok önemli noktayı kapsıyor. Bu, tüm Suriyelilerin isteği olan ulusal ve merkeziyetçi olmayan bir projedir ve yıllarca süren savaşın sonucu olarak ortaya çıkan bölünmeyi çözecektir.”

SURİYE TEK TARAFLI YÖNETİLEMEZ

“Geçici askeri çözümler kalıcı istikrar yaratmaz” diye vurgulayan Hikmet Hebîb, “Suriye’nin genel bir değişime ihtiyacı var. Bu değişim, tüm Suriye halklarının desteğiyle kalıcı bir güvenlik durumu yaratacaktır. Son işaretler, uluslararası tutumda değişiklikleri öne çıkarıyor ve Suriye’nin tek bir parti tarafından yönetilemeyeceği anlayışının oluştuğunu gösteriyor. Tüm bileşenler Suriye anayasasının yazım sürecine dahil edilmeli ve yapılan anlaşmanın hükümleri anayasaya eklenmelidir” diye bildirdi.

Hikmet Hebîb, konuşmasının sonunda Arap kabilelere şu çağrıda bulundu; “Suriye’nin durumu iyi okunmalı ve Suriye tüm Suriye halklarınındır ve süreç ortak bir anlayış gerektiriyor. Medya üzerinden yürütülen ve halklar arasındaki ilişkileri hedef alan fitne ve tahrik edici söylemlere karşı dikkatli olunmalıdır. Suriye halkları arasında inanç güçlendirilmeli ve parçalanma ortadan kaldırılmalıdır.”

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp