ABD’nin Venezuela’ya saldırısı ve küresel hegemonyanın dünyaya mesajı

abd’nin-venezuela’ya-saldirisi-ve-kuresel-hegemonyanin-dunyaya-mesaji

Yeni bir yıla girerken, ABD’nin bir askeri operasyonla uluslararası hukuku hiçe sayarak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması, yeni dünyanın dizaynında bir sürecin başlangıcı oldu. Bu saldırıyı sadece Amerika’nın askeri bir hamlesi olarak görmek, küresel kapitalizmin dünyada değiştirecek dengelerini eksik değerlendirmek olur.

Venezuela ile başlayan müdahale, küresel kapitalist gücün hegemonya stratejisinin bir parçasıdır ve Trump’ın sadece bir ön hedefine hizmet etmektedir. Trump, “Artık ben şu ülkeye göz koydum, ona hakim olacağım, oraları mutlaka alacağım” şovenizmiyle hareket ederek, tüm konvansiyonel harp araçlarıyla saldırılarına devam edecek gibi görünmektedir.

ULUSLARARASI HUKUKUN İHLALİ

Venezuela’ya yapılan bu saldırı, ülkeler arası diplomasinin doğasının değiştiğini açıkça göstermektedir. Uluslararası Güvenlik Konseyi’nin ve BM hukukunun ayaklar altına alındığı bir yılı yaşıyoruz.

Yapılan operasyon, hangi yönden değerlendirilirse değerlendirilsin, mafyavari ve insanlık dışıdır. Donald Trump, Maduro ve eşinin Amerika’ya kaçırılma talimatını vererek dünyaya göz dağı vermiştir. Teknik takip, içten oluşturulan ajanlar, İHA ve SİHA’lar, helikopterlerle gerçekleştirilen operasyon, uzun süre düşünülmüş bir hazırlığın ürünüdür.

ABD Dışişleri Bakanlığı, operasyon bilgisini kongreye aktarmamış; çünkü açıklansaydı operasyonun başarısız olacağını biliyorlardı. Kendi hukukunu hiçe sayan bir devlet, her alanda uyumlu hareket ederek Maduro operasyonunu başarıyla sonuçlandırmıştır.

KÜRESEL MESAJ VE EKONOMİK ETKİLER

Venezuela’ya yapılan saldırı, aynı zamanda İran, Türkiye, Çin ve Rusya’ya da bir mesajdır. Özellikle Güney Amerika’da Çin’in büyük ticari işleri bulunuyor ve bu durum Amerika’yı rahatsız etmektedir. ABD, güneyde Çin, İran ve Rusya’yı kendisine tehdit olarak görmektedir. Trump, bir ay önce gerçekleştirdiği güvenlik toplantısından Latin Amerika ve Amerika kıtasını kontrol etme kararlılığıyla çıkmıştır.

Dolayısıyla Venezuela müdahalesi, yeni paylaşım saldırısının bir tezahürüdür. ABD’nin operasyon zincirinin ilk halkası Venezuela’dır ve sıranın diğer ülkelere gelmesi kaçınılmazdır. ABD, Maduro’yu uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlayarak başına 50 milyon dolar koymuştur ve bu insanlık suçunu kamufle etmeye çalışmıştır.

VENEZUELA’NIN İÇ SORUNLARI VE MADURO’NUN YÖNETİMİ

Venezuela’nın büyük petrol rezervleri vardır, Suudi Arabistan’dan daha büyük olabileceği belirtilmektedir. Ancak yaptırımlar nedeniyle petrolü işleyememekte ve satamamaktadır. Bu durum halkın sefalet içinde yaşamasına neden olmaktadır.

Maduro, artı değeri kendi tekelinde toplarken halk açlık ve yoksullukla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Halk ya ikinci bir işte çalışmakta, ya yardım almakta, ya da borçlanmaktadır. Enflasyon, petrol fiyatlarının kontrolsüz düşüşü, elektrik ve su sorunları, yolsuzluk ve göç, Maduro’nun yönetimindeki temel sorunlardır.

Seçimlerde hile ve usulsüzlükle ayakta kalan Maduro, Amerika’nın müdahalesiyle etrafındaki herkesin etkisizleştirilmesi sonucunda evinden alınıp götürülmüştür.

KÜRESEL SERMAYE VE JEOPOLİTİK STRATEJİ

Amerika, Venezuela’da uyguladığı yöntemi Latin Amerika ve Ortadoğu’ya da yaymayı planlamaktadır. Gazze, Lübnan, İran, Suriye ve Venezuela’daki olaylar, Amerika ve İsrail’in küresel sermaye politikasıdır. Küresel sermaye, zenginlik gördüğü her yerde önüne çıkan engelleri aşabilecek güçtedir.

Maduro’nun ilkesiz ve elit duruşu, gelişen tehlikeyi sezmemesi Amerika’nın elini güçlendirmiştir. Kendini sosyalist olarak gösterse de, sosyalist değerlere güven vermemiştir. Örneğin, Türkiye ziyaretinde Kürt partileriyle görüşmemesi, sözde sosyalizmden öte bir karaktere sahip olmadığını göstermektedir.

HALK YÖNETİMİ VE SOSYALİST İLKELER

Halk yönetimi olmadan, halkın kendi kendisini yönetebilecek iradesi dikkate alınmadan her türlü saldırı kaçınılmazdır. Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum modeli, saldırılara karşı koruyucu bir çerçeve sunuyor. Latin Amerika ve Ortadoğu’da uygulanması durumunda, halkların daha huzurlu ve istikrarlı bir aşamaya geleceği açıktır.

Küresel sermaye güçlerinin saldırıları, yalnızca halkın örgütlü gücü ve demokratik bilinçle bertaraf edilebilir. Maduro’nun ihmali, devlet ile halkı yönetme arasındaki ayrımı görememesi, kendi sonunu hazırlamıştır.

GELECEK TEHDİTLER

Maduro’ya yapılan operasyonun benzerlerinin başka ülkelere de sıçrayacağı görülmektedir. Dünya ve Ortadoğu, kaynayan bir kazan halindedir. Bu kazanı karıştıran kepçenin sapı, hegemonya stratejisiyle küresel sermaye güçlerinin elindedir. Kepçe kazana her dalışında tüm ülkeleri tehdit etmektedir.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp