Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB), Mereş, Roboskî ve 19 Aralık Cezaevi katliamlarını protesto etmek amacıyla İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) ofisi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Türk devletinin katliamların faillerini açığa çıkarması, yargılaması ve bu suçlarla yüzleşmesi gerektiği vurgulandı.
BM ofisinin bulunduğu Nation Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklaması, Kürdistan Özgürlük Şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
ADGB adına konuşan İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF) üyesi Ali Orak, “Bugün burada Maraş, 19 Aralık Cezaevi ve Roboski katliamlarını anmak için toplandık. Bu katliamları unutmadık, unutturmayacağız. Hesabı sorulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
ADGB adına hazırlanan basın metnini ise FEDA Eşbaşkanı Songül Aslan okudu.
Ortak metinde, Aralık ayının Türkiye ve Kürdistan tarihinde Alevilere, devrimcilere ve Kürtlere yönelik en kanlı katliamların yaşandığı dönemlerden biri olduğu belirtilerek, 19–26 Aralık 1978’de Mereş’ta Kürt ve Türk Alevilere yönelik planlı ve devlet gözetiminde bir soykırım gerçekleştirildiği vurgulandı.
Mereş’te yaşananların sıradan bir saldırı olmadığına dikkat çekilen açıklamada, saldırıların önceden planlandığı, örgütlendiği ve devletin denetiminde yürütüldüğü ifade edildi. Katliamın hem etnik ve dinsel arındırma hem de toplumsal muhalefeti bastırma amacı taşıdığı belirtildi.
Açıklamada, saldırıların devletin yönlendirdiği paramiliter gruplar eliyle gerçekleştirildiği, polis ve askerin müdahale etmediği, yardım çağrılarının yanıtsız bırakıldığı hatırlatıldı.
19 Aralık 2000’de gerçekleştirilen “Hayata Dönüş Operasyonu”na da değinilen açıklamada, 20 cezaevine eş zamanlı yapılan operasyonlarda 30’dan fazla siyasi tutsağın katledildiği, yüzlercesinin yaralandığı belirtildi. Bu saldırının cezaevleri tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğu ifade edildi.
Ayrıca 28 Aralık 2011’de Roboskî’de savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 34 Kürt köylüsünün, çoğu çocuk, yaşamını yitirdiği hatırlatılarak, faillerin hâlâ yargılanmadığına dikkat çekildi.
Basın açıklamasında, başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin önemli fırsatlar sunduğu belirtilerek, katliamlarla yüzleşmenin bu sürecin temel koşulu olduğu vurgulandı.
“Yüzleşme olmadan adalet olmaz, adalet olmadan barış kurulmaz” denilen açıklamanın sonunda şu talepler dile getirildi:
- Tüm katliam ve soykırımların failleri açığa çıkarılmalı ve yargılanmalıdır.
- Kayıp mezarlar tespit edilerek ailelere teslim edilmelidir.
- Katliamlarla ilgili devlet tarafından topluma ve ailelere hesap verilmelidir.
Source: ANF News