Avusturya’da binlerce kişi Rojava için alanlarda: Kadınların iradesi kırılmaz!

avusturya’da-binlerce-kisi-rojava-icin-alanlarda:-kadinlarin-iradesi-kirilmaz!

Avusturya’nın başkenti Viyana’da binlerce Kürdistanlılar ve dostları, Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etmek ve dayanışmayı büyütmek amacıyla kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Viyana’da yeni kurulan Platforma Parastina Kurdistanê öncülüğünde düzenlenen yürüyüş; Dem Kurd, Mala Kobanê, FEYKOM, Komeleya Rojava, MSD, Partiya Pêşverû ya Demokrat a Kurd li Sûriyê (PYD), Tevgera Jin, Alevi Kültür Merkezi, Kulturzentrum, Shams Organisation, PDK-Irak, Federasyona Kurdî, Revenda Kurdistanî, PDK-İran, PJAK ve çok sayıda kurumun ortak organizasyonuyla gerçekleşti.
Heldenplatz’da toplanan kitle, ulusal kıyafetler giydi ve Rojava’ya destek mesajları içeren pankartlar taşıdı. Kadınlar saçlarını örerek, “Kadınların iradesi asla kırılmaz. Kadınlar birdir, umuttur ve dünyayı değiştirecek güce sahiptir. Jin Jiyan Azadî felsefesi yaşıyor ve yaşattırıyor. Yaşasın Kürt kadınlarının direnişi ve iradesi” mesajını verdi. Devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşmalara yapıldı.

Avesta Kadın Meclisi Üyesi Nurcan Güleryüz, Rojava özsavunma güçlerinin direnişi ve Kürdistan’dan Avrupa’ya uzanan uluslararası dayanışmanın, Suriye geçiş hükümetinin askeri saldırılarını şimdilik durduran bir anlaşmayı mümkün kıldığını belirtti. Ancak tehlikenin hâlâ sürdüğüne dikkat çekerek, kalıcı barış için anayasal bir çözüm gerektiğini vurguladı. Kürtlerin ve diğer halkların kolektif haklarının Suriye’nin gelecekteki anayasasında güvence altına alınması gerektiğini söyleyen Nurcan Güleryüz, Rojava’ya demokratik bir anayasa içinde resmi statü tanınması çağrısında bulundu. Ateşkesin denetlenmesi için uluslararası bir izleme misyonu ve koruma bölgesi oluşturulmasının acil olduğunu ifade etti. Nurcan Güleryüz ayrıca, HTŞ çetelerinin sivillere ve SDF savaşçılarına yönelik ağır savaş suçları işlediğini, 2 binden fazla kişiden haber alınamadığını belirtti. Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğunu vurgulayan Güleryüz, kadın kazanımlarının kadın düşmanı rejimler tarafından hedef alındığını söyledi ve “Kadın devriminin garantisi için sokaklardan çekilmeyeceğiz” dedi.

FEYKOM (Avusturya Kürt Toplumu Meclisi) temsilcisi şunları vurguladı: “Kobanê ve Rojava ile dayanışma gösteren herkesi selamlıyoruz; bu dayanışma sayesinde Rojava’nın sesi dünyaya duyuruldu. Ancak geri çekilme değil, daha güçlü bir mücadele zamanı. 30 Ocak 2026’da SDF ile Suriye geçiş hükümeti arasında imzalanan anlaşmayı, kan dökülmesini önleme açısından olumlu buluyoruz; fakat geçiş hükümetinin ateşkes ihlalleri ve DAİŞ tutuklularını serbest bırakması unutulmamalıdır. Kobanê hâlâ kuşatma altındadır ve acil insani yardıma ihtiyaç vardır. Bakur ve Rojava ile dayanışma gösterenlere yönelik gözaltılar, polis şiddeti ve kadınlara dönük kriminalizasyon kabul edilemez. Abluka derhal kaldırılmalı, insani yardımların geçişine izin verilmelidir. Kadın özgürlük mücadelesini savunan herkesin sesi olmaya devam edeceğiz.”

Genç Kadın Organizasyonu Zora, yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Öncelikle tüm şehitleri anıyor ve ‘Şehîd namirin’ diyoruz. Halklar Karavanı’ndan yoldaşlarımız dün Suruç’tan İstanbul’a giderken Türk askeri polisi tarafından gözaltına alındı. Kendileriyle hâlâ temas kurabilmiş değiliz. Birkaç gün önce Bakur/Nord Kurdistan’da bir gençlik delegasyonu da gözaltına alındı ve sınır dışı edildi. Faşist Türk devleti, Kürtlerle dayanışma göstermek ve devrimi savunmak isteyenleri kriminalize ederek gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Avrupa devletleri de, Avusturya dahil olmak üzere, milyonlarca avro ile savaş politikalarının suç ortağıdır. Ancak Rojava’da ve dünyanın her yerinde daha iyi bir gelecek için mücadele eden halkların iradesi kırılamaz. Rojava Devrimi bizim de devrimimizdir. Kadın devrimi, dünya üzerindeki tüm ezilenler için bir umut ışığıdır. Kapitalist ve ataerkil sistemlerin dışında bir dünyanın mümkün olduğunu göstermektedir. İşte bu yüzden bugün saldırı altındayken onu savunmak zorundayız. Uluslararası dayanışmayı Avrupa’nın ve dünyanın sokaklarına taşıyalım. Tutuklanan yoldaşlarımız derhal serbest bırakılsın. Bijî berxwedana Rojava!”

Avusturya Kadın Dayanışma Grubu’ndan Andrea, “Kadına yönelik şiddet, özellikle YPJ’li kadın savaşçılara yönelik saldırılar derhal sona erdirilmelidir. Kürt, Êzidî, Alevi ve Hristiyan tüm Suriyeli kadınlar yeni Suriye’nin inşasında merkezi bir rol üstlenmelidir. Rojava’daki kadın devriminin kazanımları korunmalı, güçlendirilmeli ve tüm Suriye’ye yayılmalıdır. Rojava’daki özgürlükçü ve çoğulcu yapı, bizler için de büyük bir ilham kaynağıdır. Kadın özgürlüğü, Rojava’daki toplumsal dönüşümün merkezindedir. Bizler Avusturya’daki kadın dayanışma grupları olarak bu kazanımların korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Jin Jiyan Azadî” dedi.

Son olarak Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aslan “Artık daha fazla kan görmek istemiyoruz. Kürt kadınları ve Kürt halkı sürekli sokaklarda, yaşam hakkını savunmak zorunda bırakılıyor. Diğerleri kendi devletleri için savaşırken, Kürtler sadece onurlu bir yaşam için mücadele ediyor. Direnişi kırmak istediler ama başaramadılar, başaramayacaklar. Kürt kadın hareketine, IŞİD barbarlığına karşı gösterdikleri cesaret ve kararlılık için teşekkür ediyorum. Onların mücadelesi hepimiz için ilham kaynağıdır. Yaşasın Kürt kadın hareketi!”

Yürüyüş, Votivpark’ta “Bijî berxwedana Rojava” ve “Yekîtiya gelê Kurd” sloganlarıyla sona erdi.
Organizatörler, yarın saat 15.00’te Landstraße’de yeni bir yürüyüş düzenleneceğini duyurdu.

GRAZ

Günlerdir süren eylem ve yürüyüşlerin 10. gününde, Graz’da yüzlerce Kürdistanlı ve Kürt dostu Merkez Tren İstasyonu (HBF) önünde bir araya geldi. Eylem, ulusal marş Ey Raqîp’in okunması ve şehitler için saygı duruşu ile başladı.

Kürdistan’ın dört parçasından katılan yurttaşlar tarafından yapılan açıklamalarda, geçici ateşkeslerin yetersiz olduğu vurgulanarak, Kürt halkına kalıcı bir statü tanınana kadar alanlarda olunacağı belirtildi. Rojava’ya yönelik saldırıların insanlık dışı olduğu ifade edilerek, bu saldırıların kabul edilemez olduğu dile getirildi. Açıklamalarda ayrıca, dünyanın dört bir yanından sokakları dolduran Kürdistanlı ve dostlarının çabalarıyla savaş seyrinin değiştiği, birlik ve dayanışmanın sembolden öte, ulusal kazanımlara dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.

Eylem kapsamında kentin işlek caddelerinde yürüyüş yapan kitle, şehir merkezine ilerleyerek Rathaus (Belediye) önünde bir açıklama daha yaptı. Açıklamalarda, Rojava’daki saldırılar protesto edilirken, Kürt halkının Rojava özgürleşene kadar mücadelesini sürdüreceği mesajı verildi.

Eylem boyunca sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Gelê Kurd yek e” ve “Bijî berxwedana Kobanê” sloganları atıldı. Organizatörler, 1 Şubat Dünya Kobani Günü vesilesiyle yapılacak büyük yürüyüşe çağrı yaparak, Kürt mücadelesine yakışır bir duruş göstermesi gerektiğinin altını çizdi.

WELS

Rojava’daki saldırı ve katliamlara karşı ilan edilen seferberlik kapsamında Wels’te Kürdistanlılar ve dostları bir araya geldi.

Yukarı Avusturya’nın Wels kentinde Kürdistanlılar ve dostları HTŞ çeteleri ile Türk devletinin ortaklığında Rojava’ya yönelik saldırılar protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Wels Tren Garında toplanan yurtseverler Wels Hauptplatz meydanına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Gele Kurd yek e”, “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Berxwedana Kobanê”, “Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e” sloganları attı. 

Yürüyüşte ayrıca Kürt kadınlar saçlarını örerek ön saflarda “Jin Jiyan Azadî” sloganları attı.

Yürüyüşün ardından Wels Hauptplatz’ta miting gerçekleştirildi. Burada konuşan siyasetçi Cevdet Halim, gündemdeki anlaşmaya dikkat çekerek, bunun Kürtler açısından bir son olmadığını, aksine mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Halim, anlaşmanın “içi boş” olduğu yönündeki yorumlara itibar edilmemesi gerektiğini, yalnızca Rojava’da fiilen mücadele yürüten yetkililerin açıklamalarının esas alınması gerektiğini ifade etti. Halim, anlaşmanın Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmadığını ve sürecin siyasi ve toplumsal mücadeleyi daha da güçlendirdiğini belirtti.

Mitingde TJK-E (Avrupa Kürt Kadın Hareketi) tarafından hazırlanan bildiri okundu. Bildiride, Rojava’ya yönelik saldırıların geçici olarak durdurulmuş olsa da tehlikenin sürdüğü, kalıcı çözüm için Rojava’nın statüsünün Suriye anayasasında güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca uluslararası bir ateşkes izleme misyonu ve koruma bölgesi oluşturulması çağrısı yapıldı. Bildiride Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğu ve kadınların öncülüğünde özgürlük mücadelesinin kararlılıkla süreceği hatırlatıldı.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp