Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Osmaniye İl Örgütü, partililerle dayanışma yemeğinde bir araya geldi. Dayanışma programına katılan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Türkiye’de yeni bir dönemin tartışıldığı süreçte en kritik başlığın Kürt sorunu olduğunu vurgulayarak çözümün ancak barış ve demokratik toplum süreciyle mümkün olabileceğini söyledi.
Çiğdem Kılıçgün Uçar, herkesin emeği ve fikrinin yeni dönemin inşasında değerli olduğunu belirterek, “100 yıllık tarihimizde Kürt olmanın, Alevi olmanın, kadın ve emekçi olmanın zorluklarını birlikte yaşadık. Kürt halkı bunların daha katmerlisini yaşadı” dedi.
‘KAYNAKLAR YAŞAMI GÜÇLENDİRMEYE AKTARILMALI’
Ekonomik politikaların barış süreciyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, savaş politikalarının toplumun tüm kaynaklarını tükettiğini belirterek şöyle konuştu: “Kaynaklar savaşa değil, insanların yaşamını güçlendiren alanlara aktarılmalıdır. Barış süreci dediğimiz şey, ülkenin kaynaklarının savaşa ayrılması değil; altyapıya, üretime ve halkın yaşam koşullarını iyileştiren ekonomik bir düzleme aktarılmasıdır. Bu nedenle barış hem ekonomik hem de siyasal bir barıştır.”
Kayyum uygulamaları ve siyasetçilere yönelik tutuklamalara da değinen Çiğdem Kılıçgün Uçar, demokratik siyaset alanının daraltıldığını ifade ederek, “Hukuk demek aynı zamanda barış demektir. İnkarın ve ırkçılığın değil, herkesin kendisi olarak var olabildiği demokratik bir düzene ihtiyacımız var” diye konuştu.
‘BARIŞ, HERKESİN KENDİ KİMLİĞİYLE SİYASET YAPABİLME İRADESİDİR’
Ülkenin ekonomi politikalarının özellikle Kürdistan’da cezalandırma üzerine kurulduğunu belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, bunun yarattığı göç, yoksulluk ve işsizlik sorunlarına dikkat çekti. Barışın aynı zamanda siyasal özgürlükleri de içerdiğini vurgulayan Uçar, “Kürtlerin siyaset yapma hakkı kayyumlarla, tutuklamalarla ve parti kapatmalarla gasp edildi. Siyaset alanı sürekli yargı tehdidi altında tutuldu” dedi. Ayrıca “Barış, bu ülkede yaşayan Türkler başta olmak üzere herkesin kendi kimliği ve değerleriyle siyaset yapabilme iradesidir. Bu, aynı zamanda yeni bir ülkeyi inşa etmektir” ifadelerini kullandı.
‘BU SÜRECİN ELİ AYAĞI BİZ OLACAĞIZ’
Kürtlerin tarihsel olarak kimlik, dil ve siyasal temsil haklarının inkar edildiğini hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, 1921 Anayasası’ndaki çoğulcu yapının 1924 Anayasası ile ortadan kaldırıldığını söyledi. Türkiye’nin farklılıklarla zenginleşen bir toplum olduğuna işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, bu çeşitliliğin bastırılmasının ülkeyi çıkmaza sürüklediğini dile getirdi.
Meclis’te kurulan komisyonun İmralı’da Önder Apo ile yaptığı görüşmeyi “tarihi” ve “inkarın kırılma noktası” olarak değerlendiren Uçar, şu ifadeleri kullandı: “Kürt halkı barış iradesini Sayın Öcalan’la birlikte korudu. Bir süreci inşa ederken esas muhatabı görmezden gelemezsiniz. Bugün bu muhataplık önemli bir düzeye ulaştı. Komisyonun yaptığı görüşme, Türkiye’de demokrasinin ve farklı kimliklerin bir arada yaşayabileceğinin en önemli reçetelerinden biri olacaktır.”
Konuşmasının devamında Çiğdem Kılıçgün Uçar, barış sürecinin toplum tarafından sahiplenilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nin eli kolu yoktur. Bu sürecin eli de ayağı da yürütücüsü de biz olacağız” dedi.
Source: ANF News