DEM Parti Emek Komisyonu yazılı açıklamasında “15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’nin 56. yılında, emekçilerin ve halklarımızın mücadele tarihine yön veren bu büyük başkaldırıyı saygıyla selamladı.”
Açıklamada “15-16 Haziran emekçiler örgütlü olduğunda, birleştiğinde ve üretimden gelen gücüne sahip çıktığında sermayenin ve iktidarların saldırılarını nasıl geri püskürtebileceğinin en önemli tarihsel kanıtlarındandır” denildi.
“Ne yazık ki, aradan geçen onlarca yıla rağmen işçi sınıfının, halkların, ezilenlerin, kadınların karşı karşıya olduğu temel sorunların değişmediğini” kaydeden Emek Komisyonu, “Sermayenin çıkarlarını koruyan AKP iktidarı, emeğin haklarını budamaya, grevleri yasaklamaya, sendikal örgütlenmeyi engellemeye ve yoksulluğu kalıcı hale getirmeye devam ediyor” diye ekledi.
Açıklamada, “Bugün yaşadığımız derin ekonomik ve siyasi kriz, yüksek enflasyon, artan hayat pahalılığı ve yaygın yoksulluk milyonlarca emekçiyi her geçen gün daha ağır koşullara sürüklüyor. Buna karşı tek çıkış yolu işçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin, işsizlerin, kadınların ve gençlerin ortak talepler etrafında birleşik mücadeleyi büyütmesidir” ifadeleri kullanıldı.
15-16 Haziran’ın “bize en önemli gerçeği gösterdiğini” kaydeden Emek Komisyonu, şöyle devam etti: “Emekçiler, ezilenler birleştiğinde kazanır; bölündüğünde ve yalnız bırakıldığında ise sermaye saldırılarını artırır. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey güçlü bir emek dayanışması, emek mücadelesinin toplumsal mücadeleyle birleşmesidir. Demokratik toplumun inşasının tam da merkezinde emeğin/emekçilerin yer almasıdır. Bunu gerçekleştirecek mücadele deneyimi, kararlılığı ve potansiyeli fazlasıyla mevcuttur. Her şeyden önce gücümüzü 15-16 Haziran’dan, Zonguldak yürüyüşünden, kamu emekçilerinin 15-18 Haziran 1995 Kızılay direnişinden, Tekel direnişinden, metal direnişinden ve ülkenin dört bir yanında direnen işçilerden ve emekçilerden alıyoruz.
DEM Parti Emek Komisyonu olarak; emeğin sömürülmediği, sendikal hakların güvence altına alındığı, grev ve toplu sözleşme hakkının özgürce kullanılabildiği, herkesin insanca yaşayabildiği demokratik bir toplum ve eşit bir gelecek mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.”
Source: ANF News