Engin Sever: Umut Hakkı’na doğru yaklaşılmalı, alanlarda olacağız!

engin-sever:-umut-hakki’na-dogru-yaklasilmali,-alanlarda-olacagiz!

Önder Apo’nun özgürlüğünü talep etmek için uluslararası alanda yürütülen kampanya ve çalışmalar devam ediyor. Uzun yıllardır süren bu çalışmalar, son dönemde yalnızca siyasi bir talep olmanın ötesine geçerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında ortaya koyduğu “umut hakkı” ilkesinin uygulanması ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin bu doğrultuda gerekli adımları atması çağrısı etrafında yoğunlaşmış durumda.

Haziran ayında yeniden Önder Apo için “umut hakkı” konusunu görüşmesi beklenen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin bu kapsamda alacağı kararın, Kürt sorunun demokratik çözümü için devam eden sürecin geleceği açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

Bu alanda çalışma yürüten kurumların başında, yüz binlerce üyesi bulunan Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) geliyor. “Umut hakkı”nın derhal uygulanması talebiyle Avrupa’nın birçok kentinde eylem ve etkinlikler düzenleyen KCDK-E’nin Eş Başkanı Engin Sever, konuya ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.

‘BİRLİKTE YAŞAM PERSPEKTİFİ ESARET ALTINDA TUTULMAK İSTENİYOR’

Önder Apo’nun 1999 yılından beridir İmralı Yüksek Güvenlikli Ada Cezaevinde ağır tecrit koşullarında tutulmaya devam ettiğini hatırlatan Sever, “Bu tecrit sistemiyle, Önder Öcalan bu süre zarfında kendi toplumundan, kendi hareketinden, kendi halkından hukuksuz bir şekilde uzak tutuldu. Verilen hukuki mücadeleler kapsamında, AHİM’in 2014 yılında almış olduğu umut hakkı kararı var. Maalesef üzerinden geçen süreye rağmen bu kararın hala uygulanmaması noktasında bir ısrar var. Avrupalı kurumların bu konudaki umursamaz tavrı da bu durumda önemli bir etken.  Tüm bunların karşısında Kürt halkının ve dostlarının, Önder Öcalan’ın özgürlüğünü esas alan mücadelesi ise hiç durmadı.  Önder Öcalan üzerindeki tecrit ve devam eden esaret sistemi ile halkların birlikte yaşam perspektifi de bir anlamda esaret altına alınmak istendi. Ama dediğim gibi bu anlayışa karşı 4 parça Kürdistan’da olduğu gibi diasporada yaşanan Kürtlerin mücadelesi aralıksız devam ederek bugüne geldi” diye konuştu.

‘MÜCADELEMİZ ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR, TEMEL AMAÇ ÖZGÜRLÜK’

Önder Apo’nun 27 Şubat 2025 tarihli çağrısı ile birlikte artık mücadelenin başka bir aşamaya taşındığına dikkat çeken Sever, diasporada yaşanan Kürtlerinde bu çağrı temelinde yeni bir örgütlenme aşamasına geçtiğini kaydetti. Sever devamla şunları kaydetti: “Çağrının ardından KCDK-E olarak bizde bütün toplumsal kurumlarımız ve bileşenlerimizle birlikte bu çağrının hayat bulmasını esas alan bir çalışma içerisine girdik. Bu temelde yaklaşık bir buçuk yıldır aralıksız olarak mücadelemizi devam ettiriyoruz.  Bu mücadele esasında Önder Öcalan’ın çağrısı temelinde demokratik toplumu örgütlü olduğumuz her alanda inşa etmek temeli üzerine kurulu. Biz diasporada yaşanan Kürdistanlılar, mücadelenin temel ayaklarından birisi olarak, kendi özgürlüğümüz Önder Öcalan’ın özgürlüğünde gördüğümüzü bugüne kadar her fırsatta dile getirdik. Bugün artık bu mücadeleyi doruk noktasına ulaştırarak Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün derhal sağlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Halkımızın temel talebi budur, çünkü onlar Önder Öcalan’ın özgürlüğünü sadece bir kişinin özgürlüğü olarak değil, bir halkın- gençliğin, kadının- özgürlüğü olarak görüyor” dedi.

‘AVRUPA VE KURUMLARI GÖREVİNİ YERİNE GETİRMİYOR’

Önder Apo’nun yaptığı tarihi “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının ardından uluslararası alandan gelen olumlu tepkileri ve devletlerin yaptığı açıklamaları hatırlatan KCDK-E Eşbaşkanı Sever, zamanla bu açıklamaların bir söylemden ibaret kaldığını kaydetti. Sever devamla şöyle konuştu: “Birçok devlet bu sürecin barışa evrilmesi gerektiğine dönük önemli açıklamalarda bulundu. Ama ne yazık ki, bu açıklamalar bir söylemden ibaret kaldı. Eğer bu devletler samimi olmuş olsalardı, bu sürece katkı sağlayacak somut adımlar atabilirlerdi. “Umut hakkı”nın hayata geçirilmesi de atılacak bu somut adımlardan birisi olabilirdi. Bunun uygulanması için Türk devletine çağrı yapılabilir veya yaptırım uygulanabilirdi. Ama maalesef bu olmadı. Yine Kürt halkına karşı yürütülen imha ve inkâr politikalarına ses çıkarmayan ve bunu görmezden gelen bir anlayış hala devam ediyor. Avrupa ve kurumları, Kürt meselesine siyasi yaklaşmaya devam ediyor. “Umut hakkı”nın hayata geçirilme meselesi de bunlardan birisi.”

‘UMUT HAKKI’NA DOĞRU YAKLAŞILMALI’

AK Bakanlar Komitesi’nin umut hakkı’nın uygulanması noktasında Türkiye’ye verdiği ek süreyi hatırlatan Sever, “Bu süre haziran ayında yeniden doluyor ve Türk devleti bu noktada hala bir adım atmış değil. Komitenin haziran ayında tekrardan bu konuyu ele alması bekleniyordu. Ama şu anda aldığımız duyumlar komitenin, Türk devleti ile olan siyasi ve ekonomik ilişkiler nedeniyle bu konuyu gündemine almayacağı yönünde ve bu noktada bir ısrar var. Tam bu noktada toplumsal baskıyı geliştirme ve bu konuyu ısrarla gündemde tutma zamanı olduğunu iyi biliyoruz. Önder Apo’ya bir şahıs olarak yaklaşılmaması gerektiği tavrımızı bir kez yine güçlü şekilde ortaya koyacağız. Diasporada yaşayan tüm Kürdistanlılar ve dostları olarak, ortaya koyacağımız eylem ve etkinliklerle, umut hakkı doğru ele alınması ve tartışılması gerektiğini talep ediyoruz. AK Bakanlar Komitesi’nin “umut hakkı”nı karara bağlaması gerektiği noktasında güçlü bir ısrarımız var ve bunu önümüzdeki günlerde daha güçlü bir şekilde dile getireceğiz. Bu temelde günlerdir Cenevre’den Paris’e oradan Berlin’e halkımız alanlarda ve taleplerini yetkili kurumlara dile getiriyor. Bu kapsamda örgütlü olduğumuz her alanda eylemlerimiz olacak” dedi.

‘ÖNDER ÖCALAN’IN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜ BİZLERİN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR’

“Umut hakkı” hayata geçirilmesinin aynı zamanda Kürt sorunun demokratik çözümü noktasında devam eden sürece büyük bir katkı sağlayacağının altını çizen Sever, yetkili kurumların bu süreci de dikkate alarak adım atması gerektiğini belirtti. Sever devamla şunları ifade etti: “Böylesi kökü bir sorun ancak eşit müzakere şartlarında gerçekleşirse başarıya ulaşır. Bir tarafta Kürt Özgürlük Hareketi, diğer tarafta ise Kürtleri imha, inkara tabi tutarak yok etmek isteyen bir devlet geleneği var. Bunların artık eşit şartlarda müzakere etmesi gerekir. Kürt tarafı çok net olarak yaptığı açıklamayla baş müzakereci olarak Önder Öcalan’ı adres gösterdi. Bu temelde Önder Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşularının oluşturulması gerektiğini net bir şekilde talep etti. Bu gerçekleşmeden müzakerenin barışa evrilmesinin zorluğu çok açıktır. Bundan dolayı “umut hakkı” uygulanması can alıcı bir noktada karşımızda duruyor. Bu temelde Avrupa ve kurumlarının bu noktada atacağı adım aynı zamanda bu sürece başarısına büyük bir katkı sağlayacaktır. Bu devletler ve kurumlar bu hakkın uygulanması için Türk devleti üzerinde baskı kurmalı. Bu karar sadece bir kişiyi değil aynı zamanda Türkiye ve Ortadoğu halklarının geleceği ilgilendiriyor. Diasporada yaşanan Kürtler açısından Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğü kırmızı çizgidir” dedi. 

‘ÖZGÜRLÜK İÇİN ALANLARDA OLALIM’

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, “umut hakkı”nın hayata geçirmesi talebiyle düzenlenecek eylem ve etkinliklere güçlü katılım çağrısında da bulunan KCDK-E Eşbaşkanı Sever şunları ifade etti: “Bir süreç olmuş olsa da İmralı tecrit sistemi devam ediyor. İmralı’da tecrit altında tutulan Kürt halkı gerçekliği, özgürlük mücadelesi, özgürlüğü ve özgür yaşamıdır. Bize dayatılan bu tecridi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asla kabul etmeyeceğiz. Mücadelemizin merkezinde Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün derhal sağlanması vardır. 9-10-11 Haziran tarihlerinde AK Bakanlar Komitesi’nin toplantıları olacak. Umut hakkı’nın burada karara bağlanması için mücadelemizi yükseltmemiz gerekir. Bu temelde günlerdir Avrupa’nın farklı kentlerinde eylem halindeyiz ve olmaya devam edeceğiz.  9 ve 10 Haziran’da da büyük eylem etkinlikler yapacağız. Bütün dostlarımızı, halkımızı; yediden yetmişe herkesi bu eylemlere katılmaya ve Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü gerçekleştirmeye kadar aralıksız olarak eylemde olmaya ve eylemlere katılmaya davet ediyoruz. Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü sağlayacağız. Onun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür. Kendi özgürlüğümüze sahip çıkalım.”

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp