“Demokratik Toplum ve Barış” süreci kapsamında Meclis’te kurulan “Çözüm Komisyonu”nun Önder Apo’yu dinlemek üzere İmralı Adası’na gitmesini değerlendiren DEM Parti Okulu Eşsözcüsü Doğan Erbaş, komisyon adına Önder Apo ile yapılan görüşmenin demokratik müzakere zeminine fiilen giriş anlamı taşıdığını belirtti.
Erbaş, görüşmenin, Meclis’te temsil edilen partilerin çoğunluğunun kararıyla yapılmasının başlı başına önemli olduğunu, bunun sembolik olarak değil; irade ve varlık tanıma ile müzakereyi yürütme niyeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu adımın tarihi bir önem taşıdığını ve bir fırsat penceresi açtığını, devamında atılacak adımların ise değerlendirileceğini söyledi.
‘SEMBOLİK DEĞİL, İRADE TANIMA VE MÜZAKERE YÜRÜTME ANLAMINDADIR’
Doğan Erbaş, Önder Apo’nun geçmişte Meclis’te komisyon kurulması yönündeki çağrılarını hatırlatarak demokratik müzakere sürecinin başlangıcına işaret etti:
“2012’deki çözüm sürecinde de Sayın Öcalan benzer bir çağrı yapmıştı. Meclis’te bir komisyon kurulmasını, toplumun siyasal iradesini temsil eden bu komisyonun kendisiyle görüşmesini talep etmişti. Bu dönemde de ekim ayından itibaren heyetlerimizle yaptığı görüşmelerde Meclis’in devreye girmesini, sadece iktidar partilerinin değil tüm partilerin sürece katılmasını önemsediğini vurguladı.
CHP’nin de kurulacak komisyona dahil olmasını özellikle belirtmişti. Şimdi rahatlıkla söyleyebiliriz ki demokratik müzakere zeminine giriş yapılmıştır. Görüşme heyeti istenen kapsamda olmasa da Meclis’te temsil edilen partilerin çoğunluğunun kararıyla gerçekleşti. Bu bile başlı başına önemlidir.
Sayın Öcalan’ın yasama organıyla görüşmüş olması demokratik müzakerenin başlangıcıdır. Bundan sonraki adımlar ayrıca değerlendirilecektir. Bu görüşme sembolik değil, irade tanıma ve müzakere yürütme anlamında tarihi bir başlangıçtır.
Bundan sonra mevcut üyelerle ya da yeni katılacaklarla tekrar gidilip gidilmeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Komisyon toplantısında mutlaka bu konu değerlendirilecektir. Partimiz bu konuda tavrını belirleyecek. Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları da grup toplantısında ayrıntılı bir değerlendirme yaptı. Komisyon adına görüşmelerin devam etmesini, heyetin yeniden İmralı’ya gitmesini savunacağız.”
‘AÇIKLAMADAKİ BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM VURGUSU ÖNEMLİ’
Doğan Erbaş, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıklamasının öneminin yanı sıra barış ve demokratik toplum vurgusunun öne çıkarılmasının da önemine işaret etti:
“Meclis Başkanı’nın yaptığı kısa açıklama önemliydi. Barış ve demokratik toplum çağrısına vurgu yapması, toplumsal bütünleşmeden bahsetmesi, Kuzey ve Doğu Suriye’deki 10 Mart Mutabakatı’na değinmesi dikkat çekiciydi. Terör söylemleri yerine toplumsal barış, kardeşlik ve ortak yaşam vurguları öne çıktı.
Bu açıklama, sürecin barış ve demokrasiye evrilmesi için yasal ve anayasal çalışmaların yapılacağına işaret ediyor. Bundan sonraki süreçte Meclis Başkanı’nın sözleri dikkate alınacaktır.”
‘BAHÇELİ’NİN ‘EN CİDDİ MUHATAP İMRALI’DIR’ SÖZÜ AYRI BİR ÖNEME SAHİP’
Erbaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de tutumunun dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Sayın Bahçeli’nin yaptığı değerlendirmeler ayrıca önemlidir. Geçmişte farklı söylemleri olsa da bugün geldiği nokta siyasi tarih açısından incelenmeye değerdir. Özellikle ‘En ciddi muhatap İmralı’dır’ sözü ayrı bir öneme sahiptir. Bu açıklamayı, görüşmeye gidip gelen genel başkan yardımcılarından aldığı bilgilerden sonra yapması da dikkate değerdir.
Abdullah Öcalan uzun süredir samimiyet ve ciddiyet vurgusu yapıyordu; Bahçeli’nin sözleri bu yaklaşımı hatırlattı. Ayrıca ‘Kimse gitmezse ben giderim’ açıklaması da sürecin hızlanmasına katkı sağladı. Bu söz aynı zamanda iktidara yönelik bir eleştiri niteliği de taşıyor.
Bahçeli’nin tutumu, süreci zamana yaymak yerine pratik adımların atılmasını istediğini gösteriyor. Bundan sonraki aşamalarda Öcalan’ı doğrudan muhatap alma yönünde bir eğilime işaret ettiğini düşünüyorum.”
‘GÖRÜŞMENİN ÖNEMİ GÖLGELENMEMELİ’
Doğan Erbaş, CHP’nin görüşmeye katılmamasının yarattığı tartışmalara da değinerek, bunun görüşmenin önemini gölgelememesi gerektiğini söyledi:
“Bu görüşme biraz CHP tartışmalarının gölgesinde kaldı. CHP’nin Ada’ya gitmemesi çok konuşuldu, çünkü ülkenin en büyük partilerinden biri. Ancak bu durum görüşmenin önemini gölgelememelidir. Görüşme tek başına bile tarihi bir adımdır.
CHP’nin önümüzdeki günlerde bu tartışmalar ve eleştirilerden sonra tutum değiştireceğine inanıyorum. Son bir yıldır değişim ve dönüşümden bahseden, geçmişiyle hesaplaşmaya çalışan bir parti olarak bu çizgiyi sürdüremez. Yerel yönetimlerde Kürt halkının desteğiyle kazandığı başarıların da farkında. Bu nedenle sürece katılmak zorunda kalacaktır.
Son olarak şunu söyleyeyim: Sayın Öcalan’ın misyonu, düşünceleri ve demokratik çözüm iradesi tüm kamuoyuna daha yoğun şekilde anlatılmalıdır. Ortak yaşam ve kalıcı barış için siyasal kesimlerin ezberlerden kurtularak yaklaşması gerekir.”
Source: ANF News