Gıda krizine karşı tarım sistemlerine yatırım çağrısı

gida-krizine-karsi-tarim-sistemlerine-yatirim-cagrisi

Dünyada açlığı 2030 yılına kadar sona erdirme hedefi giderek uzaklaşırken, uzmanlar gıda krizinin önlenmesi için tarım-gıda sistemlerine daha fazla yatırım yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Yatırım Merkezi Direktörü Mohamed Manssouri, üretim, işleme, dağıtım ve tüketim süreçlerini kapsayan tarım-gıda sistemlerine yatırımın, küresel gıda güvenliği açısından kritik olduğunu belirtti.

IPS’ye özel bir röportaj veren Manssouri, tarım-gıda sistemlerinin bugün iklim krizinden ekonomik şoklara, doğal kaynakların azalmasından siyasi krizlere ve tedarik zincirlerindeki aksamalara kadar birçok baskıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. COVID-19 salgını, Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların ülkelerin küresel tedarik zincirleriyle ne kadar iç içe olduğunu gösterdiğini ifade etti.

ORTADOĞU’DAKİ SAVAŞ GIDA TEDARİKİNİ DE ETKİLİYOR

Manssouri’ye göre Ortadoğu’daki savaş, zaten kırılgan olan küresel emtia tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırdı. Bu durum özellikle gıda ithalatına bağımlı ülkelerde gıdaya erişimi, gıdanın bulunabilirliğini ve fiyatlarını doğrudan etkiliyor.

FAO analizlerine göre Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut aksaklıklar, küresel üre ticaretinin yüzde 30 ila 35’ini kesintiye uğrattı. Azotlu gübrelerin temel girdilerinden biri olan ürenin fiyatı yüzde 14 ila yüzde 60 arasında arttı. Azotlu gübre üretimi için kritik önemdeki doğal gazın fiyatında ise yüzde 90’a varan artış yaşandı.

Manssouri, ticaret ve dağıtım sistemlerindeki aksaklıkların enerji fiyatlarındaki artış ve gübre piyasalarındaki dalgalanmalarla birleştiğini belirterek, bunun üretim maliyetlerini yükselttiğini ve verimi etkilediğini kaydetti. Bu tablonun küresel ölçekte gıda üretimi, çiftçi gelirleri ve gıda güvenliği için tehdit oluşturduğunu söyledi.

‘YATIRIM OLMADAN ETKİ BEKLEYEMEYİZ’

Tarım-gıda sistemlerine yatırımın yoksulluk ve açlıkla mücadelede temel araçlardan biri olduğunu belirten Manssouri, “Yatırım, yarın daha iyi bir şeye sahip olmak için bugün bir şeyden vazgeçmektir. Yatırım yapmadan etki bekleyemeyiz” dedi.

FAO’nun 2025 Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu raporuna göre küresel açlık oranı 2024’te yüzde 8,5’ten yüzde 8,2’ye geriledi. Manssouri, bu düşüşün küçük de olsa olumlu olduğunu, ancak ilerlemenin eşit dağılmadığını vurguladı. Afrika ve Batı Asya’da gıda güvensizliği artarken, 2024 yılında yaklaşık 673 milyon kişi açlıkla karşı karşıya kaldı. 2,33 milyar kişi ise orta veya ağır düzeyde gıda güvensizliği yaşadı.

Manssouri, tarım sistemlerinin daha sürdürülebilir, dayanıklı ve kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini belirterek, tarım-gıda sistemlerinde 2022 yılında yaklaşık 1,3 milyar kişinin istihdam edildiğini hatırlattı.

KÜÇÜK ÜRETİCİLER FİNANSMANA ERİŞEMİYOR

Manssouri, yalnızca tarımsal üretime değil, taşımacılık, depolama, işleme, toptan ve perakende pazarlara da yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın küçük çiftçileri, tarım işletmelerini ve kırsal girişimcileri pazarlara, finansmana, yeniliğe ve teknolojiye bağlayabileceğini ifade etti.

Sahra Altı Afrika’da tarım-gıda alanındaki her dört mikro işletmeden üçünün yeterli finansmana erişemediğini belirten Manssouri, bunun kredi yönetme kapasitesindeki eksiklik, yüksek işlem maliyetleri ve tarım sektörünün riskli görülmesiyle bağlantılı olduğunu aktardı.

Manssouri ayrıca yaşlanan çiftçi nüfusu, genç işsizliği ve yapay zeka dahil hızlı teknolojik gelişmelerin yeni beceriler gerektirdiğini söyledi. FAO raporlarına göre 2023 yılında dünyadaki gençlerin yüzde 20’den fazlası ne eğitimde ne istihdamda ne de mesleki eğitimde yer aldı.

FAO 44 ÜLKEDE 7,8 MİLYAR DOLARLIK PROGRAM TASARLADI

FAO Yatırım Merkezi’nin 120 ülkede çalıştığını belirten Manssouri, merkezin 2025 yılında 44 ülkede 43 büyük yatırım programı tasarladığını ve bu programların finans ortakları tarafından toplam 7,8 milyar dolar değerinde onaylandığını söyledi.

Merkezin destek verdiği toplam portföyün yaklaşık 50 milyar dolar olduğunu aktaran Manssouri, Dünya Bankası, IFAD, Afrika Kalkınma Bankası, Asya Kalkınma Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası gibi kurumlarla çalıştıklarını belirtti.

Manssouri, kamu yatırımlarının tek başına yeterli olmadığını, bu nedenle özel sektör yatırımlarının riskini azaltacak karma finansman modelleri üzerinde çalıştıklarını söyledi. Yerel finans kurumlarıyla da çalıştıklarını belirten Manssouri, tarımın risklerine dair algının değişmesi için ürün takvimlerinin ve zamanında finansmana erişimin daha iyi anlaşılması gerektiğini ifade etti.

KARMA FİNANSMAN VE İKLİM DİRENÇLİLİĞİ

Manssouri, hükümetlerin kamu harcamalarını kıstığı bir dönemde kamu, özel ve karma yatırımların daha fazla harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. FAO’nun bilgi, veri ve uzmanlık yoluyla tarım-gıda yatırımlarındaki riskleri azalttığını belirtti.

Gates Vakfı ile yürütülen yeni ortaklığın tarım-gıda yeniliklerini yatırım projelerine dahil etmeye odaklandığını söyleyen Manssouri, Asya Kalkınma Bankası ile yenilenen ortaklığın dijital ve yapay zeka destekli tarım yatırımlarına öncelik verdiğini aktardı.

Avrupa Yatırım Bankası ile Sahra Altı Afrika’da ulusal ve yerel ticari bankalara destek verdiklerini belirten Manssouri, bu çalışmaların küçük üreticiler ve tarım-gıda KOBİ’leri için 190 milyon euroluk kredi imkanının önünü açtığını söyledi. Avrupa Birliği ile yürütülen karma finansman çalışmalarında ise dört yatırım aracında yaklaşık 200 milyon euroluk finansmanın sağlanmasına danışmanlık desteği verildiğini belirtti.

Gana’da AgriFI adlı araç üzerinden yerel bir tarım teknolojisi şirketine 2,5 milyon dolarlık teminatlı kredi sağlandığını aktaran Manssouri, FAO’nun Hand-in-Hand girişimi kapsamında da geçen yılki yatırım forumunda 17 milyar dolarlık tarım-gıda yatırım fırsatının sunulduğunu kaydetti.

AFRİKA’DA GENÇ NÜFUS İÇİN TARIMDA İSTİHDAM HEDEFİ

Manssouri, FAO Yatırım Merkezi’nin bu yılki stratejik önceliklerinden birinin Afrika’da tarım-gıda istihdamı ve kapsayıcı büyüme olduğunu söyledi. Afrika’da doğan bebeklerin küresel ölçekte büyük bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Manssouri, kıtanın çok genç bir nüfusa sahip olacağını ve çok sayıda gencin nitelikli iş bulmakta zorlanacağını belirtti.

Bu nedenle değer zincirleri boyunca anlamlı tarım-gıda istihdamı yaratmaya, eğitim ve mesleki gelişim yoluyla yeni nesil tarım-gıda profesyonelleri yetiştirmeye odaklandıklarını söyledi.

Manssouri, üretim açıklarını kapatmak, fazla üretim yapılan bölgelerden eksik üretim yapılan bölgelere gıda akışını sağlamak, fiyatları düşürmek ve adil istihdamı güçlendirmek için daha verimli ve sürdürülebilir teknolojilere ihtiyaç olduğunu belirtti.

FAO’nun Gana, Fildişi Sahili ve Kamerun’da kakao; Mozambik, Togo ve Benin’de kaju; Uganda’dan Latin Amerika’ya kadar kahve değer zincirlerinde yatırım desteğini artırdığını söyleyen Manssouri, Avrupa ve Orta Asya’da buğday, Afrika ve Asya’da pirinç, Orta Asya ve Afrika’da süt ürünleri üzerinde de çalıştıklarını kaydetti.

Manssouri, Angola, Zambiya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasındaki Lobito Koridoru gibi yatırım platformlarının da yerel üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirebileceğini söyledi.

‘DAHA AZ KAYNAKLA DAHA FAZLA ÜRETMEK ZORUNDAYIZ’

Manssouri, birçok ülkenin özellikle Afrika’da verimlilik açısından geri kaldığını belirterek, “Daha az kaynakla daha fazla üretmek zorundayız” dedi. Bunun için doğa temelli çözümler, karma finansman, iklim finansmanı, sigorta, garanti mekanizmaları ve kamu-özel ortaklıklarının daha fazla devreye alınması gerektiğini ifade etti.

Manssouri’ye göre gıda güvenliğinin sağlanması, yalnızca tarımsal üretimin artırılmasıyla değil, üretimden tüketime kadar tüm sistemin daha dayanıklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir hale getirilmesiyle mümkün olacak.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp