Hem yaşam alanları hem geçim kaynakları tehdit altında

hem-yasam-alanlari-hem-gecim-kaynaklari-tehdit-altinda

Ekonomik krizle birlikte Kürdistan’da geçim sıkıntısı her geçen gün derinleşiyor. Yalnızca kentlerde değil, köylerde de hissedilen kriz ve hayat pahalılığı, hayvancılığı da bitirme noktasında getirdi. Besledikleri hayvanların et ve sütünden elde ettikleri gelirle geçimlerini sağlayan köylüler, artan yem parası ve yaşanan ekolojik talan nedeniyle zor günler geçiriyor.

Geçmiş yıllara kıyasla çok daha yüksek fiyatlarla satılan samanı dahi alamaz duruma gelen köylüler, derinleşen ekonomik kriz nedeniyle hayvancılıktan gelir elde edemeyecek duruma geldi.

HEM EKONOMİK KRİZ HEM DOĞA TALANI İLE MÜCADELE EDİYORLAR

Bu sorunun yaşandığı yerlerden biri de Amed’in Pasur (Kulp) ilçesi. Dağlık bir coğrafyaya sahip olması nedeniyle tarım olanaklarının sınırlı olduğu ilçede, köylülerin büyük çoğunluğu küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Yaklaşık otuz yıldır hayvancılık yapan Enver Narinç de bunlardan biri.

İlçeye bağlı Demirli (Temiran) köyünde yaşayan Enver Narinç, bir hayvanla başladığı işini zaman içinde büyüttü. Hayvanlardan elde ettiği gelirle çocuklarını büyüten ve geçimini sağlayan Narinç, bugün hem ekonomik kriz hem de doğa talanı nedeniyle hayvanlarından eski verimi alamıyor. Artan yem fiyatları nedeniyle hayvanlarına bakmakta zorlanan ve eskisi gibi gelir elde edemeyen Narinç, köylerinde geçen seneden bu yana devam eden petrol ve maden arama çalışmalarına da tepkili.

Türkiye Petrolleri (TPO)’ya bağlı TPIC Anonim Şirketi tarafından geçen sene bölgede başlatılan petrol ve maden arama çalışmaları hâlâ devam ediyor. Licê’ye yakın bir bölgede şantiye kuran şirket, kentte beş ilçede yoğun bir petrol arama faaliyeti yürütüyor. Pasur’da ise arama yapılan bölgede binlerce ağacı kesen ve dağlara doğru yol açan şirket, döşediği dinamitlerle yer altındaki madenleri tespit ediyor.

Ağaç kesimi dışında bölgede kapsamlı bir çalışmaya başlamayan şirketin, Licê’deki faaliyetlerini tamamlamasının ardından Pasur’a yönelmesi bekleniyor. Arama çalışmaları nedeniyle köylerinde binlerce ağacın kesildiğini ve hayvanlarının otlak alanının azaldığını belirten Enver Narinç, herhangi bir maden tespiti durumunda köylerindeki doğal yaşam alanlarının yok olmasından endişe duyuyor.

Yaklaşık otuz yıldır hayvancılıkla uğraşan Enver Narinç, artan maliyetler, ekonomik kriz ve bölgede yürütülen petrol, maden ve baraj projelerinin hem geçim kaynaklarını hem de yaşam alanlarını tehdit ettiğini söyledi. Hayvancılığın artık sürdürülebilir olmaktan çıktığını belirten Narinç, yetkililere çağrıda bulunarak ilçeye mandıra yapılmasını istedi.

Narinç, “Şimdi tek işim hayvancılık. Sabah akşam ineklerime bakıyorum. Bütün çocuklarımı da bu hayvanlarla besledim ve büyüttüm. Elde ettiğimiz sütü imkanımız el verdikçe sattık ve o parayla da bu işi sürdürmeye çalıştık” dedi.

‘YEMLER ESKİYE ORANLA İKİ KAT ARTTI’

Bulundukları bölgenin dağlık olması nedeniyle tarım yapma imkanlarının olmadığını belirten Narinç, “Tek seçeneğimiz hayvancılık yapmak. Buradan göç edip şehirlere gitmek istemediğimiz için geçinmeye çalışıyoruz. Çok fazla emek veriyoruz ama son yıllarda hayvancılık da çok masraflı bir iş haline geldi. Eskiden yem ve samanı daha ucuza alırdık ama ekonomik kriz, her şeyde olduğu gibi onu da etkiledi.

Şimdi samanın kilosunu eskiye oranla iki katı fazla alıyoruz. Eskiden bir balya bin lirayken şimdi beş bin liraya kadar çıkmış durumda. Zaten hayvanlardan aldığımız bütün gelir de onların beslenmesine gidiyor” diye konuştu.

‘MADEN ARAMASI BİZE BİR FAYDA GETİRMEYECEK’

Ekonomik sorunların yanı sıra yaşam alanlarının da tehdit altında olduğunu söyleyen Narinç, bölgede yürütülen petrol ve maden arama çalışmalarına da tepkisini şöyle dile getirdi: “Bu krizin ve pahalılığın yanı sıra tek geçim kaynağımız olan hayvanlarımızın ve bizim yaşam alanımız da tehlikede. Bulunduğumuz bölgede geçen seneden bu yana petrol ve maden araması yapılıyor.

Ayrıca Silvan Barajı hemen köyümüzün dibine yapılıyor. Petrol aramasında binlerce ağaç kesildi ve arama faaliyetleri hâlâ devam ediyor. Bulunduğu takdirde daha çok ağaç kesilecek ve bir kırım yaşanacak. Bununla beraber tek geçim kaynağımız da yok olacak. Buraların zarar görmesini istemiyoruz. Bu talanı kabul etmiyoruz. Kendi toprağımızda ve doğamızda özgür bir şekilde yaşamak, geçinmek istiyoruz”

‘MANDIRA İSTİYORUZ’

Köylülerin zarar görmediği, aksine, desteklendiği projeler istediklerini belirten Narinç, ilçeye mandıra kurulması talebini yineledi: “Bu projeler, biz köylülere bir fayda ya da gelir getirmeyecek. Tam tersine, elimizde olanı da eksiltecek. Ben hayvanlarımızı otlatamadıktan sonra neyle geçineceğim.

Biz, köylülere bu şekilde zarar veren değil, fayda veren projeler istiyoruz. Buradaki insanların yarısı büyükbaş hayvancılık yaparak geçiniyor. Bu insanlara yapılacak en büyük iyilik, bu ilçeye bir mandıra yapmak olur. Defalarca talep ettik ancak talebimiz hiç olumlu sonuçlanmadı. Bu işin sona ermemesi ve ekonomik krizin kurbanı olmaması için buraya bir mandıra şart.”

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp