14 Mart 2024’te şehit düşen Hüseyin Engizek (Cafer) bugün Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen bir törenle anıldı. Törene Zoğurli, Kaytan ve Altun ailelerinin yanı sıra çok sayıda şehit ailesi de katıldı.
Anmanın gerçekleştirildiği Demokratik Kürt Toplum Merkezi salonu, Hüseyin Engizek’in fotoğrafı, çiçekler ve mumlarla süslendi.
ŞENGE KAHRAMAN: ŞEHİTLERİMİZ İÇİN AYAKTA OLMALIYIZ
Saat 13:00’da saygı duruşu ile başlayan törende ilk konuşmayı Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) adına Şenge Kahraman yaptı. Şenge Kahraman, şehitlerin anılarının ve vasiyetlerinin olduğunu vurgulayarak, mücadeleye hazırlıklı ve kararlı olunması gerektiğini ifade etti.
Şenge Kahraman, “Hem Cafer arkadaşı, hem de son süreçte şehit verdiğimiz arkadaşları saygıyla anıyorum. Her hafta şehitlerimiz için anmalar yapıyoruz. Çetin bir savaş ve olağanüstü ağır bir süreç geçirdik. Bu bize neyi hatırlatıyor? Her zaman canlı ve hazırlıklı olmamız gerektiğini… Şehitlerimiz için ayakta olmalıyız. Onlar ‘Ben halkım ve ülkem için bu yola giriyorum’ dediler ve canlarını feda ettiler. Biz ne yapabiliriz? Onu düşünmeliyiz. Çünkü şehitlerin anıları ve vasiyetleri var” diye konuştu.
ALİ ENGİZEK: BİR AŞKINIZ VARSA BEDELİNİ ÖDEMEK ZORUNDASINIZ
Törende Hüseyin Engizek’in ailesi adına Ali Engizek bir konuşma yaptı. 1976 yılı Şubat ayında mücadeleyi tanıdığını, o günden bu yana 50 yılı bulduğunu, bunun 14 yılının zindanda geçtiğini, bir ömrü daha olsa yine vereceğini söyleyen Engizek, Seyyid Nesimi’nin yaşamından bir anıyı paylaşarak şöyle dedi:
“Seyyid Nesimi ikide bir zindana atılır. Her zindana atıldığında iki ay, üç ay, beş ay tutulur ve bir deri, bir kemik bırakılır. Bir gün yine Bağdat’ta zindana atılır. 4-5 ay sonra yara bere, kan revan içinde bırakılır. Dicle nehrinin üzerinden geçen köprüye çıkar. Yürürken bir arkadaşı onu görür ve sorar: ‘Erenler niye böyle oldu? Bu kan-revan nedir?’ Seyyid Nesimi şöyle yanıt verir: ‘Bunlar benim aşkımın gözyaşlarıdır.’ Arkadaşı ‘Senin aşkın sana kan mı ağlatır? Seni yara-bere içinde mi bırakır’ diyor. Seyyid Nesimi o gün bir yanıt veriyor. Bu yanıt tarihin derinliklerinden süzülerek bugüne ulaşmıştır. ‘Evet. Aşkın şifası zehirindedir’ diyor. Yani bir aşkınız, sevdanız varsa bedelini ödemek zorundasınız. Seyyid Nesimi’nin bu cümlesi, hepimizin rehber edinmesi gereken bir sözdür. Yani bedel ödeyeceğiz, acı çekeceğiz ki aşkımıza, sevdamıza kavuşalım. Genel anlamda Kürdistan’ın, özel anlamda Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin şehitleri bu hakikat arayışçılığının birer ifadesidirler.”
‘HÜSEYİN ENGİZEK BİR DERVİŞ, BİR İNSAN-I KAMİLDİR’
Etkinliğe katılan Avrupa Kürt Kadın Hareketi Temsilcisi de bir konuşma yaptı. Temsilci, Hüseyin Engizek (Cafer)’in devrimin bir dervişi olduğunu, insanı kamil mertebesine ulaştığını söyledi. “Cafer arkadaş 48 yıl mücadele etti. Bir bilge, öğretmen, bir direnişçiden söz ediyoruz. Böylesine büyük bir mirasın sahibi, emektarıydı ama bir o kadar da mütevazıydı. Bir derviş gibi yaşıyordu. Şehitlerin yaşamına baktığımızda şunu görüyoruz: Bütün yaşamlarını devrime, yoldaşlarına adayan insanlar. Dünyaları, ütopyaları farklı olan insanlar…”
Hüseyin Engizek’in Kürdistan’da ayak basmadık yer bırakmadığını ve dört parça Kürdistan’da da mücadele ettiğini söyleyen temsilci, “1984-1999 arasında Botan’da toplam 10 yıl savaştı. Bütün mücadele tarihinde binlerce gerillaya eğitim verdi. Zaman bulunca eline kalemi aldı ve sadece Kürtçe yazdı. Kürtçe öykü yazmayı çok seviyordu” ifadelerini kullandı.
Kadın Hareketi temsilcisi, son olarak çok çarpıcı bir örnek de paylaştı ve bu konuşması salonda büyük bir duygusal etki yarattı. Temsilci şunları aktardı:
“Bu hafta gazeteci Gundî (Osman Kılıç) arkadaşımız şehit düştü. Gundî arkadaş da Cafer arkadaş gibi derviş gibi bir insandı. Uzun zamandır tedavi görüyordu. Özellikle son dönemde çok acı çekiyordu. Şehit düşmeden bir gün önce kaldığı hastaneden ANF’deki arkadaşlarını arıyor ve şöyle diyor: ‘Ben şu ana kadar sizden habersiz bir karar almadım fakat şimdi bir iş yaptım. Çok acı çektiğim için doktora beni uyut dedim. Haberiniz olsun.’ Bütün ömrünü devrime adıyor ama böyle davranıyor. Devrimi devrim yapan ve yeni bir toplumu ortaya çıkaran olgular bu çarpıcı davranışlar ve kişiliklerdir.”
KURUCU KADROLAR PAZARCIX’I ÖRGÜTLEDİ
Törenin sunuculuğunu yapan Firaz Baran da, Hüseyin Engizek’in Pazarcıklı olduğunu ve 1976 yılında mücadeleye katıldığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Biz Pazarcıklılar şanslıyız. Neden? Çünkü, Pazarcık toplumunu Kürdistan Devrimi’nin kurucu kadroları örgütledi. Haki Karer, Kemal Pir, Ali Haydar Kaytan, Rıza Altun ve Cemil Bayık, 1976-1980 yılları arasında köylerde ve Pazarcık, Maraş ve Antep şehir merkezinde toplumumuzu örgütlediler. Kurucu kadroların emeği ile Hüseyin Engizek, Mustafa Ömürcan, Mustafa Yöndem, Besê Anuş gibi kadrolar çıktı. 90’lı yıllarda Engin Sincer ve Kasım Enginlerle devam etti. Bugün Avrupa’da 300 bin Pazarcıklı ve Elbistanlı yaşıyor. Çoğu yurtseverdir. Bunun nedeni, 1976-1980 arasında ekilen devrim tohumlarıdır. Ancak Pazarcıklılar olarak unutmamalıyız ki, Kürdistan devrimi için başka şehirlerde daha çok çalışmalıyız. Çünkü, böyle bir mirastan geliyoruz.”
Konuşmaların ardından Hüseyin Engizek’i anlatan kısa bir sinevizyon da törende izlendi.
HÜSEYİN ENGİZEK KİMDİR?
Hüseyin Engizek 1955 yılında Pazarcix’ın Gonîg köyünde doğdu. Özel Sanat Enstitüsü ve Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi.
1976 yılında Haki Karer ve Kemal Pir ile tanıştıktan sonra Kürdistan’ın kurtuluşu fikrini benimsedi ve devrime katıldı. 1976-1980 arasında Mereş, Dîlok ve Semsûr’da devrimci faaliyetler gerçekleştirdi.
1981-1982’de Efrîn ve Heleb’te halk örgütlenmesinde, yine sınır üzerinde de gizli geçişleri örgütledi. 1984-1990 yılları arasında Zap’ın güneyinden Botan’a kadar olan alanlarda Türk devletine karşı savaştı. 1991-1994 arasında Tolhildan eyaletinde, 1994-1999 arasında Botan ve Behdînan’da savaştı.
1999’dan sonra Güney Kürdistan’a giden Hüseyin Engizek burada biri araştırma, diğerleri öykü ve roman olan yedi kitap yazdı. Kitapların isimleri şunlardır: “Bênav”, “Berxên Me”, “Gewro û Gewrê”, “Serket”, “Sîsê” ve “Her Tiştê Me”.
Yine uzun yıllar yeni gerillaların eğitim çalışmalarında ve Toplumsal Bilimler Akademisi’nde yer alan Engizek, üç yıl Rojhilatê Kurdistan’da KCK Temsilcisi olarak görev yaptı.
Hüseyin Engizek, 14 Mart 2024’te Rojavayê Kurdistan’da tedavi gördüğü hastanede şehit düştü.
Source: ANF News