‘İmralı’da 27 Mart’ta yapılan görüşmede uzlaşılan yol haritası, iç siyasete kurban edildi’

‘imrali’da-27-mart’ta-yapilan-gorusmede-uzlasilan-yol-haritasi,-ic-siyasete-kurban-edildi’

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel’in, İmralı’da 27 Mart’ta İmralı’da gerçekleştirilen gerçekleştirilen görüşmede taraflar arasında iki temel aşamaya dayalı bir yol haritası ve çerçeve yasa üzerinde uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamalarını değerlendiren DEM Parti MYK Üyesi Derya Arslan, sürecin somutlaşma aşamasında elli günü aşkın süredir kesintiye uğradığını belirtti.

Derya Arslan, Temel’in yasal mevzuatın hazırlanması ve çalışma koşullarının netleştirilmesine ilişkin açıklamalarının stratejik bir çerçeve sunduğunu ifade ederek, somut adımların atılması gereken bu kritik eşikte görüşmelerin tamamen durdurulmasının, Türkiye’nin iç siyasi krizlerinden ve iç siyasete dönük pragmatik hesaplardan kaynaklandığını vurguladı.

Kürt Özgürlük Hareketi’nin sürece ilişkin üzerine düşen tüm adımları attığını dile getiren Derya Arslan, sürecin artık bir “al-ver” zemininden çıkarak demokratikleşmeye evrilmesi gerektiğini söyledi. Devlet mekanizmasının harekete geçmemesi nedeniyle sürecin tıkandığını ifade eden Derya Arslan, Ortadoğu ve Türkiye genelinde yaşanabilecek zaman kaybının büyük siyasi riskler doğurabileceğine işaret etti.  

Derya Arslan ayrıca, Meclis kapanmadan önce gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

‘MECLİS KAPANMADAN YASAL MEVZUATIN ÇIKMASI ELZEMDİR’

Tayip Temel’in açıklamalarını ve Hareket’in bu yöndeki duruşunu hatırlatarak değerlendirmelerde bulunan DEM Parti MYK Üyesi Derya Aslan, 27 Mart’ta yapılan görüşmenin tarihsel bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“27’sinde yapılan görüşme, her anlamıyla çok önemli ve tarihsel bir görüşmeydi. Çünkü bu görüşme, sürecin ikinci adımı olarak nitelendirilebilecek yeni bir dönemin başlangıcıydı. Artık belli noktalarda somutlaşmayı bekleyen bir döneme dair ortak mutabakata varılmıştı. Bunlardan biri, yasal sürecin çok hızlı bir şekilde devreye girmesi ve çerçeve yasanın bir an önce Meclis’e gelmesi meselesiydi. Bu durum, ön müzakeresinin yine Önder Apo ile yapıldığı bir tartışmaydı.

Yani Önder Apo’nun da onayından geçmiş bir yasal mevzuatın artık Meclis’e gelmesi tartışmasına evrilmişti. Bir diğeri de statü olarak tanımladığımız, Önder Apo’nun katılım, özgür çalışır ve yaşar koşullarına dair somut tanımların getirildiği bir yol haritasıydı. Bu noktadan itibaren artık süreç kendi meclisimizde ilerlemeye yüz tutacaktı. Ancak elli gününü aşan bir süredir görüşmelerin tamamen durdurulmasıyla karşı karşıya kalındı. Bu durum, tam da somut aşamaya geçileceği sırada gerçekleşti.”

‘SÜREÇ TÜRKİYE’NİN İÇ SİYASİ KRİZLERİNE KURBAN EDİLDİ’

Görüşmelerin kesintiye uğramasını iç siyasi hesaplara bağlayan Derya Arslan, somut aşamaya geçilmesi beklenirken sürecin durdurulmasını şu sözlerle eleştirdi: “Bunu birçok şekilde tanımlayabiliriz. Sürecin Türkiye’nin iç siyasi krizlerine kurban edilmesi de diyebiliriz, pragmatik hesapların devreye girmesi olarak da tanımlamak mümkün. Diğer yandan, sürecin artık devlet mekanizmasında somutlaşmasını ve bu noktada bir tutum sergilenmesini beklerken, aslında süreci tersyüz eden ve Hareket’e yeni adımlar attırmaya çalışan bir yaklaşım açığa çıktı. Hareket bunu olduğu gibi reddetti. Çünkü Kürt Özgürlük Hareketi gerçekliği, atılması gereken tüm adımları atmıştı.”

Yaşanan tıkanıklığın aşılması için devlet mekanizmasının somut adımlar atması gerektiğini belirten Derya Arslan, gelinen son aşamayı ve beklentileri şöyle aktardı: “Bu noktadan itibaren artık al-ver zemininden çıkılıp sürecin sisteme ya da demokratikleşmeye evrilmesi gerekiyordu. Bunun öncü gücü olan devlet mekanizmasının harekete geçmesi elzemdi. Tam da bu anlamıyla harekete geçmeyen devlete yönelik sert eleştirilerle süreç bir tıkanma yaşadı. Aslında anlatılmak istenen ve Tayip Temel arkadaşın da ifade ettiği boyut budur.

Son yapılan görüşmede de bunun bir nebze olsun nefes aldırıcı yeni alanlarının açılmasına dönük bir irade oluştu. Bunu da önümüzdeki günlerde izleyip göreceğiz.

Meclis kapanmadan yasal mevzuatın, Önderliğin özgürlüğü çerçevesini de içinde barındıran bir zeminde çıkarılması elzemdir. Hem Kürt halkı hem Hareket hem de siyasi politik mecraların tamamı bu beklenti içerisindedir.”

ZAMANIN KALMADIĞI VE OYALAMA POLİTİKALARININ KABUL EDİLEMEYECEĞİ BİR DÖNEMDEYİZ’

Dünya, Ortadoğu ve Türkiye siyasetindeki mevcut gelişmeleri değerlendiren Derya Arslan, sürecin ciddi krizlerle karşı karşıya olduğunu ve derin bir tıkanmanın eşiğinde bulunduğunu kaydederek şunlara dikkat çekti:

“Elbette süreç, Ortadoğu nezdinde ve Türkiye siyasetinde çok ciddi krizler yaşıyor ve bir tıkanmanın eşiğinde bulunuyor. Dünya siyaseti, Ortadoğu siyaseti ve Türkiye’nin kendi iç siyaseti zeminindeki olasılıklar, bu tıkanmanın daha da derinleşmesinin önünü açıyor. Bu yüzden Önder Apo, önümüzdeki dönemi biraz farklılık dönemi olarak nitelendirdi. Eğer zamana yayılan bir politik zemin oluşturulursa, çok daha büyük kayıpların yaşanabileceği riskini ifade ediyor.

Bu anlamıyla artık zamanın kalmadığını, sürecin oyalama politikasıyla yürütülemeyeceğini, aksi takdirde kendisinin yapabileceği hiçbir şeyin kalmayacağını belirtiyor. Bundan sonraki süreçte halkların kendi iradesiyle, kendi gücüyle ve kendi kararlarıyla mücadele alanlarına yükleneceklerini ifade ediyor. Aynı şey karşı taraf için de geçerli. Bu, daha büyük kayıplar ve daha büyük riskler demek. Süreci bundan kurtarmaya ve nefes aldırmaya çalışan ciddi politik ve stratejik hamleler içerisine girmiş durumdadır.”

MÜCADELEYİ YÜRÜTEN BİR TOPLUM GERÇEKLİĞİNİ AÇIĞA ÇIKARMAK HAYATİDİR’

Gelecek dönemin sorumluluklarına işaret eden Derya Arslan, sürecin inşasında toplumsal mücadelenin rolünün hayati olduğunu vurgulayarak, “Önümüzdeki dönem, hem demokratik politik güçlerin hem siyasal mücadele alanlarının hem de toplumun tüm kesimlerinin mücadelenin inşasına yüklenmesini elzem kılmaktadır.

Bu anlamıyla, müzakereyi yürüten bir Önderlik gerçekliğiyle beraber mücadeleyi yürüten bir toplum gerçekliğini açığa çıkarmak, her şeyden önce hayati önemini korumaktadır” dedi.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp