KJK Koordinasyonu, “Öncelikle ilan edilen Rojava şehitleri şahsında tüm devrim şehitlerini anıyor, değerli ailelerine başsağlığı diliyoruz. Onlar insanlığın onurlu evlatları olarak özgür yaşam idealini gerçekleştirmenin büyük mücadelesini yürüttüler ve ölümsüzleştiler. Rojava halkı, aileleri ve yoldaşları başta olmak üzere tüm insanlığı, onurlu yaşam ve özgürlük savaşçılarımızın yarattıkları değerleri sahiplenmeye ve anılarına bağlılığın gereği demokratik, özgür toplum inşasında yer almaya çağırıyoruz” dedi.
“Kürt halkı Kürdistan’ı işgal ve soykırım politikalarına karşı büyük bedeller ödeyerek görkemli bir mücadelenin ve direnişin sahibi oldu” denilen açıklamada, “Kadın öncülüğünde yürüttüğümüz bu mücadele toplumsal değişim ve devrimlere yol açmıştır. Rojava Kadın Devrimi 53 yıllık mücadelemizin ve kadın mücadele tarihinin tüm birikim ve mirasının bir zirvesi ve en üst düzeyde temsili olarak yaşam bulmuştur. DAİŞ çetelerine karşı Kürt kadınları öncülüğünde özgürlük savaşçıları tarihi halklar lehine yeniden altın harflerle yazdılar ve alternatif yaşamın mümkün olduğunu kanıtlayarak dünyaya umut oldular” diye belirtildi.
ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ DEĞERLERİ HEDEFLENMEKTEDİR
KJK açıklamasında şu hususlara da yer verildi:
Rojava’da gerçekleşen ve tüm onurlu insanlığın vicdanını, hayallerini ve umutlarını temsil eden Rojava halkı ve kadınlarına dönük soykırım politikaları ve tehlikesi devam etmektedir. Halep ile başlayan ve Kobanê ve Hesekê ile devam eden saldırılar kadınlar öncülüğünde yaratılan özgürlük, demokrasi değerlerini hedeflemektedir. Bu saldırılar Önder APO’nun 27 Şubat 2025 ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile başlattığı süreci ve Rojava şahsında halkların ortak yaşam alternatifini hedeflemektedir.
Rojava’da, halkların ortak mücadele ve büyük bedeller sonucu yarattığı değerlere, sembollerine, kurumlarına ve yurtsever halkımıza yönelik süreklileşen bu saldırılardan Suriye’nin kadim halkları değil, Şam hükümetinin kendisi, işbirlikçileri ve çeteleri sorumludur. Suriye’yi oluşturan tüm farklılıklara, halklara, kültürlere ve inançlara karşı saldırı politikalarını destekleyen ya da engellemeyen uluslararası güçler ve Türkiye devleti de bir o kadar sorumludur. Bu saldırılar uluslararası politikalardan bağımsız ele alınamaz ve devam etmesi durumunda başta Suriye halkları olmak üzere tüm bölge ülkeleri ve halkları zarar görecektir. Rojava’da ve Suriye’de Kürt halkı ve mazlumlara karşı yürütülen bu saldırılar, insanların kaçırılması, fidye verilmediği için katledilmeleri, büyük şehitlerimizin emekleriyle yaratılmış kurumlara saldırılması, değerlerimize el uzatılması savaşta ısrardır, soykırım politikalarında ısrardır. Açık askeri işgal yöntemlerle yapamadıklarını provokasyon ve komplolarla, özel ve psikolojik savaş yöntemleri ile zemin hazırlayarak şehirleri işgal etmek istiyorlar. Günlerdir başta Haseki olmak üzere Kürt halkının değerlerine yönelik çirkin saldırılar açık bir provokasyon ve bölgeyi Kürtsüzleştirme politikasıdır. Şu bilinmelidir ki; Rojava halkının ve kadınların ortak yaşam ve Demokratik Suriye perspektifi temelinde yürüttükleri mücadeleyi ve Suriye devleti ile demokratik ilişkilenme yaklaşımını kendi soykırım ve tasfiye amaçları için kullanmak isteyenler kaybedecektir.
Hiçbir tarihsel toplum gerçekliği ve onurlu yaşam arayışçısı varlığına, kimliğine ve değerlerine yönelik saldırılar karşısında refleksiz kalamaz. Daha önce Kobanê ve Tişrin Barajı direnişinde olduğu gibi direniş, demokratik halklar birliği ruhu ve Arinler, Denizlerin öncülüğünde saç örgüleriyle sembolleşmiş kadınların özgür yaşam mücadelesi kazanacaktır. Bu temelde tüm Rojava halkımızı ve kadınları varlığını, özgürlüğünü ve demokratik toplum sistemini koruma, savunma ve saldırılar karşısında mücadeleyi seferberlik düzeyinde süreklileştirme gibi tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Bir halkın kimliğine, değerlerine, varlığına, toplumsallığına saldırı, kendi ana dilini kullanmasını dahi üç saate indirgeyen zihniyet ve politikalar karşısında Rojava halkı ve kadınları toplumsal direnişin ve demokratik toplum inşasını gerçekleştirerek komployu boşa çıkaracaktır.
ROJAVA’YA YAPILMIŞ HER SALDIRI İNSANLIĞI YAPILMIŞTIR
Herkes bilmektedir ki Rojava’ya yönelik her saldırı tüm Kürtlere, Kürt kadınlarına ve tüm insanlığa yapılmış demektir. Kürt varlığına dönük bu saldırılar karşısında Bakur, Başur, Rojhilat, Rojava’ya karşı uluslararası bir konsept dahilinde yürütülen bu komployu boşa çıkartma görevi ile karşı karşıyadır. Bugün Kürtlerin Rojava etrafında demokratik Kürt ulusu birliğini güçlendirme ve mücadele günüdür. Kürt kadınları Kürdistan’da ve bulundukları her yerde seferberlik düzeyinde Rojava Kadın Devrimi’ni sahiplenmeli ve ortak eylem ve etkinliklerle ulusal birlik ruhunu alanlarda haykırmalıdır.
Kadın ve özgürlük karşıtı erkek egemen cinsiyetçi, milliyetçi bu politikalara karşı alternatif yaşam arayışçısı demokratik toplum hareketlerini, vicdanlı, onurlu insanlığı Rojava’da son günlerde Hesekê şahsında provası yapılan Kürt katliamının önüne geçerek gerçekleşen insanlık devrimini sahiplenmeye, uluslararası düzeyde Rojava halkının sesine ses olmaya çağırıyoruz.”
Source: ANF News