Maxmur’daki Şehîd Rustem Cûdî Mülteci Kampı’nda İştar Meclisi öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, Kuzey Kürdistan’da failleri cezasız kalan kadın cinayetlerini ve okullardaki çocuklara yönelik saldırıları ortak bir açıklamayla kınadı.
İştar Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Havîn Bilge tarafından okunan açıklamada; yaşam hakkının, özgür ve demokratik bir yaşam için ilk adım olduğu ve Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve Narin Güran ve son dönemde yaşanan okul cinayetlerinin kadınların yaşamlarına yönelik tehlikeyi gözler önüne serdiği vurgulandı.
Yaşananlardan Türk devlet sisteminin sorumlu olduğuna işaret edilen açıklamada devamla şu ifadelere yer verildi: “Hükümet, kadın cinayetlerini ve toplumdaki şiddeti normalleştiriyor. Kürt-Türk çatışması yaratmak isteyenler eller son günlerde yine devreye girmiş durumda.
Bir buçuk yıl geçmesine rağmen, Rojin Kabaiş davasında bir sonuca ulaşılamadı. Son süreçte yaşananlar devlete olan güveni zedeliyor ve devlet içindeki çürümeyi gözler önüne seriyor. Devletin en yüksek kademelerinde yer alan katil erkekler ve suç ortakları her türlü eylemlerini normal ve kadınları öldürmeyi kendilerinde hak görüyorlar. Tüm kadınlara yönelik düşmanlıkla birlikte özellikle Kuzey Kürdistan’daki kadınlara yönelik bu cinayetler daha da dikkat çekici. Bu, Kürtlere karşı on yıllardır yürütülen karanlık savaşın bir sonucudur. Devlet ve ülke adı altında saklanan bu kastik katillerin artık saklanacak bir yerleri yok.
Köyleri ve evleri yakılan Şehîd Rustem Cûdî Mülteci Kampı halkı olarak, bu karanlık güçleri, Gülistan ve Rojin’in katillerini çok iyi tanıyoruz. Tam da bu nedenle bu davaları yakından takip ediyor ve sürecin durumunu değerlendiriyoruz.”
Katil ve tecavüzcülerin sokaklarda rahatça dolaştıkları ancak toplumun seçilmişlerine ve demokrasi talep edenlere hapis cezalarının yağdırıldığı ifade edilen açıklamada, “Gerçek adalet bir an önce sağlanmalı devlet kendi kanun ve yasalarının gereğini yerine getirmelidir. Önder Apo tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başlayan bu süreç, bu tür olayların önlenmesi ve hesap verilebilirliğin sağlanması için fırsatlar yaratmıştır. Toplumun talebi de budur” denildi.
Açıklama; ‘Jin Jiyan Azadî ve Bê Serok Jiyan Nabe’ sloganlarıyla sona erdi.
Source: ANF News