Avusturya’nın Linz kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş düzenlendi. Etkinlikte kadın hakları, toplumsal eşitlik ve kadına yönelik şiddet konuları öne çıktı. Yürüyüş ve mitingde yapılan konuşmalarda kadınların sosyal, ekonomik ve hukuki açıdan güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Uzun yıllar hukuk alanında çalışan ve Yeşiller Partisi’nde aktif görev alan Nikola Sitz, konuşmasında özellikle sosyal ve ekonomik açıdan dezavantajlı kadınların hukuki mücadelede desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Nikola Sitz, devletin kadınlara yönelik hukuki destek fonlarında yaptığı kesintileri eleştirerek, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesinin haklarını savunabilmeleri için temel bir gereklilik olduğunu söyledi. Bu tür fonların yalnızca hukuki destek sağlamadığını belirten Nikola Sitz, aynı zamanda kadınların toplumda özne olarak görünmesine ve kendi yaşamlarını şekillendirmelerine katkı sunduğunu ifade etti.
Autonome Frauenzentrum adına konuşan Andrea Ilzinger ise şiddete maruz kalan kadınların etnik kökenlerinden bağımsız olarak benzer travmalar yaşadığını dile getirdi. Ev içi ve aile içi şiddetin kadınların hayatında derin izler bıraktığını belirten Andrea Ilzinger, psikolojik, hukuki ve sosyal danışmanlık hizmetlerine erişimin hayati önem taşıdığını söyledi. Ilzinger, hükümetin bu alanlardaki destekleri kısıtlamak yerine güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Etkinlikte ayrıca Kürdistanlı, Türkiyeli, İranlı, Ermeni, Afganistanlı, Asuri ve Êzidî kadınların yer aldığı ortak platform adına Özgür Taş konuştu. Özgür Taş, Ortadoğu’da kadınların savaş, şiddet ve sistematik baskı altında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek uluslararası dayanışma çağrısında bulundu. Özgür Taş, Rojava’daki kadın hareketinin “Jin, Jiyan, Azadî – Kadın, Yaşam, Özgürlük” ilkesi doğrultusunda kadınların toplumsal ve siyasal alanda aktif bir güç haline geldiğini ifade etti.
Ayrıca savaş bölgelerinde kadınların yaşadığı ağır hak ihlallerine ve sivillere yönelik kuşatma politikalarının yarattığı insani krizlere dikkat çeken Özgür Taş, İran’daki protestolarda katledilen genç kadın ve erkekleri anarken, bağımsız soruşturmaların yürütülmesi ve şiddetin sona ermesi çağrısında bulundu.
Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kadınların korunması açısından ciddi bir boşluk yarattığını belirten Özgür Taş, kadın cinayetleri ve aile içi şiddetin yüksek seviyede seyrettiğine dikkat çekti.
Özgür Taş konuşmasında ayrıca Afganistan’daki kadınların durumuna değinerek Taliban yönetimi altında kadınların eğitim, çalışma hayatı ve kamusal alandaki varlığının ciddi biçimde kısıtlandığını hatırlattı. Kadınların özgürlük mücadelesinin uluslararası dayanışma ile güçleneceğini belirten Özgür Taş, Afgan kadınlarına destek mesajı verdi.
Source: ANF News