25 Nisan’da Londra’daki Trafalgar Square meydanında, Cumartesi Anneleri’nin 1100. hafta mücadelesi dolayısıyla Demokratik Güç Birliği tarafından protesto eylemi düzenlendi. Eylemde, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebi bir kez daha yükseltildi.
Açıklamada, Cumartesi Anneleri’nin 27 Mayıs 1995’te başlattıkları oturma eyleminden bu yana 31 yıldır kayıplarını aradığı vurgulandı. 1100 haftadır aralıksız sürdürülen bu mücadelede ailelerin yasaklara, saldırılara, gözaltılara, işkencelere ve tutuklamalara rağmen geri adım atmadığı belirtildi. Devletin zorla kaybetme politikasını örtbas etmek için baskı uyguladığı, ancak Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışını meydanlardan mahkeme salonlarına taşıdığı ifade edildi.
Türkiye ve Kürdistan’da özellikle 12 Eylül askeri darbesi sonrasında artan gözaltında kaybetmelerin, 1990’lı yıllarda devrimci, demokratik ve Kürt muhalefetine karşı sistematik bir devlet politikası haline geldiği kaydedildi. Binlerce insanın gözaltında kaybedildiği, Hayrettin Eren, Hüseyin Morsümbül, Maksut Tepeli, Cemil Kırbayır, Hasan Gülünay, Hüseyin Toraman, Aysenur Şimşek ve Kenan Bilgin gibi çok sayıda kişinin akıbetinin hâlâ bilinmediği hatırlatıldı.
Açıklamada, 1995 yılında gözaltında kaybedilen Hasan Ocak dosyasının bir dönüm noktası olduğu belirtildi. Hasan Ocak’ın ailesi ve yoldaşlarının kararlı mücadelesi sonucunda bedeninin kimsesizler mezarlığında bulunmasının devlet gerçeğini açığa çıkardığı vurgulandı. Aynı süreçte Rıdvan Karakoç’un cenazesinin de bulunduğu hatırlatıldı. Hasan Ocak’ın 17 Mayıs 1995’teki cenazesinin ardından, 27 Mayıs’ta Galatasaray Meydanı’nda ilk Cumartesi oturma eyleminin gerçekleştirildiği ifade edildi.
1100 haftalık direniş boyunca çok sayıda anne, baba ve kardeşin yakınlarının akıbetini öğrenemeden ve adaletin sağlandığını göremeden yaşamını yitirdiği belirtildi. Emine Ocak, Berfo Kırbayır, Elmas Eren, Gülezar Altunışık, Baba Ocak, Fatma Morsümbül, Asiye Karakoç, Zeynep Güney, Meryem Baskın ve Güzel Şahin saygıyla anıldı. Mücadelenin bugün çocuklar ve torunlar tarafından sürdürüldüğü ifade edildi.
Cumartesi Anneleri’nin direnişinin, zorla kaybetme politikasına karşı önemli bir set oluşturduğu belirtilerek mücadelenin Amed’den Êlih’e, İzmir’den Colemêrg’e yayıldığı ve sınırları aşarak dünyadaki benzer hareketlerle buluştuğu kaydedildi. Latin Amerika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar kayıp yakınlarını bir araya getiren dayanışma ağlarının güçlendiği vurgulandı.
Eylem, “Gözaltında kaybedilenleri unutmayacağız, failleri affetmeyeceğiz. Kayıpların hesabını sormaya devam edeceğiz” mesajıyla sona erdi.
Source: ANF News