‘MESEM’in kapatılsın’ diyen 19 sendika: Çocuk işçiliğine karşı yan yana durma zamanı!

‘mesem’in-kapatilsin’-diyen-19-sendika:-cocuk-isciligine-karsi-yan-yana-durma-zamani!

İstanbul Kadıköy’de bir araya gelen 19 sendika, çocukları ucuz işgücü olarak sömürüldüğü ve iş cinayetiyle katledildiği MESEM programını protesto eden 16 TİP üyesi öğrencinin serbest bırakılması ve MESEM’lerin kapatılması için kitlesel eylem gerçekleştirdi. Süreyya Operası önünde yapılan eylemde, “Çocuklarımızı öldürmeyin, MESEM’ler kapatılsın, öğrencileri serbest bırakın” yazılı pankart açıldı, çocukların hem sömürülmesine hem de katledilmesine neden olan MESEM’i öven Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa etmeye çağrıldı.

‘MESEM BİR UYGULAMA DEĞİL, DEVLET ELİYLE ÇOCUKLARIN SÖMÜRME DÜZENİDİR!’

Sık sık, “ Çocukların katili, Saray rejimi”, “Çocuklar ölüyor, Yusuf Tekin övüyor”, “Çocuklar çocuktur, işçi olamaz”, “ Çocukları öldüren eğitim olamaz”, “ MESEM’li çocuklar isyanımızdır” sloganlarının atıldığı eylemde sendikalar adına ilk sözü alan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan Havva öğretmen, MESEM’in bir uygulama değil, çocukların hayatını hiçe sayan bir sömürü düzeni olduğunu vurgulayarak, “ MESEM, çocuk emeğinin devlet eliyle sömürülmesidir. MESEM, yoksulluğu bir ‘kader’ olarak dayatanların, çocukları ucuz işgücü olarak görenlerin kurduğu bir düzendir” dedi.

‘HAKİKATİ TUTUKLAYAMAZSINIZ’

1 yılda 85 çocuğunun iş cinayetlerinde toprağa gömen bu sistemin tek adı olduğunun altını çizen Havva öğretmen, “ Bunun adı sorumsuzluk değil sömürüdür! Ve bu düzen kendi sorumluluğunu örtmek için ‘Çocuklar ölmesin’ diyen 16 öğrenciyi tutukladı” hatırlatmasında bulundu. “ Gençliği susturamazsınız” vurgusunda bulunan Havva öğretmen, “ Hakikati tutuklayamazsınız. O öğrenciler yalnız değil, biz buradayız!” diye konuştu.

‘BU DÜZEN ANCAK BİRLEŞİRSEK SARSILIR’

Sendikalara, siyasi partilere, gençlik örgütlerine Kadıköy’den seslenen Havva öğretmen, “Eğer çocuk işçiliğine karşı gerçekten bir sözümüz varsa, artık yan yana dizilme değil, yan yana durma zamanıdır. Bu düzen ancak birleşirsek sarsılır; ancak örgütlenirsek değişir. Bizim talebimiz açık ve nettir! MESEM kapatılacak, çocuklar okullarına dönecek, tutuklanan öğrenciler derhal serbest bırakılacak! Ve bunu ancak birlikte, kararlı bir mücadeleyle başarabiliriz. Çocukların hayatlarıyla oynayan bu düzene karşı susmayacağız” dedi.

İŞTE YUSUF TEKİN’İN ÖVÜNDÜĞÜ PROJE

MESEM’lerde iş cinayetleriyle katledilen çocukların sesi oldukları için hukuksuz bir biçimde tutuklanan 16 TİP üyesi öğrenci adına yapılan açıklamada, “Bir sistem düşünün 14-15 yaşındaki çocukları mesleki eğitim verme vaadiyle patronların eline bıraksın, bu çocuklara ödenen para zaten kuş kadar olan asgari ücretin 3’te biri kadar olsun. İşte Yusuf Tekin’in eleştirilere rağmen sektörde çalışmaya devam dediği MESEM projesi bu demek. Başka ne demek biliyor musunuz? Kafasına pres makinesine sıkıştırıp can veren Arda Tonbul demek, 14 yaşında kolu koparak can veren Abdurrahman demek. Bu ülkenin onurlu gençleri olarak, pahalı otel salonlarında, kokteyl masalarında bu memleketin çocuklarının canını pazarlamalarına izin vermeyeceğiz. Arkadaşlarımız hapishanelere başları dik girdiler, başları dik çıkacaklar” vurgusunda bulunuldu.

BUGÜNÜN TAHİR’İ YARININ MAHİR’İ OLACAĞIZ!

Sendikalar adına söz alan DGD-Sen Örgütlenme Uzmanı Kemal Yılmaz, Türkiye sokaklarda oynaması gereken çocukların fabrikalarda öldürüldüğüne işaret etti. 1 yıl da onlarca çocuk iş cinayetiyle katledildiğini hatırlatan Yılmaz, “ Niye mi çocuklar katledildi? Bu düzen daha çok büyüsün diye. Bunun için Yusuf’u da, Hakan’ı da, Vedat’ı da, Erdoğan’ı da, bu kadar insanı bu emek sömürüsünün içine nasıl dahil ederiz diye 7/24 çalışıyorlar. Çocukların MESEM adı altına öldürülmesine itiraz eden 16 öğrenci üniversite olması gerekirken, şu an cezaevinde. Dilovası’nda üçü çocuk, üçü kadın, yedi kişi yanarak iş öldü. Birbirine sarılarak öldüler bu insanlar. Niye? Bu sömürü düzeni daha çok büyüsün diye. Niye? Zenginler daha zengin olsun diye. Dünümüzü, bugünümüzü, yarınımızı, her şeyimizi almak istiyorlar. Biz sadece bugün için değil, yarın için de, dün için de mücadele etmek zorundayız. Bize başka bir çare bırakmayan bu düzene karşı boyun eğmeyeceğiz. İliç’te de Soma’da da depremde de hepsinin katili belli. Aynı katiller. Bugün o çocukları öldürenler de aynı. Aynı katiller. Hiçbir ceza yok. Bu ülkede bazı şeyler varmış gibi davranılıyor ama yok. Bazı şeyler yokmuş gibi davranılıyor ama var. Adalet varmış gibi davranılıyor ama yok. Çocuklar yokmuş gibi davranıyor ama çocukluk var. Hepimizi o fabrikalarda çalıştırmak istiyorlar. Daha çok zengin olabilmek için. Bizim yan yana gelmekten, mücadele etmekten başka çaremiz yok. Yaşamak için bunu yapmak zorundayız. Bugün için Tahir, yarın için Mahir olacağız.”

Sendikalar adına ortak açıklamayı okuyan KESK İstanbul Şubeler Platformu dönem sözcüsü Hüseyin Özev, MESEM’in, öğrencilerin hayatına kastedemeyecek ve çocuk emeğini sömürüsünü ortadan kaldıracak şekilde yeniden düzenlenmesini istedi ve bu yolda sonunca kadar mücadele edeceklerinin altını çizdi.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp