Özel savaşla susturulmuş kent: Çewlig -III

ozel-savasla-susturulmus-kent:-cewlig-iii

Kuzey Kürdistan’ın en ücra ve izole edilmiş kentlerinden biri olan Çewlig (Bingöl), kuzey ve doğudan yüksek dağlarla çevrili konumu nedeniyle adeta içine kapanmış bir coğrafyada yer alıyor. Bu kapanmışlık, kentin hem ekonomik gelişimini hem de kültürel etkileşimini ciddi biçimde kısıtlıyor. Hayvancılığın dış gelir kaynaklarıyla desteklenmediği ve üretim olanaklarının sınırlı olduğu Çewlig’te, işsizlik ile göç birbirini besleyen bir sarmal halinde.

Çewlig, Kürdistani direniş geleneğinin güçlü ve köklü olduğu; Kuzey Kürdistan’ın yurtseverlerine ev sahipliği yapan kentler arasında öne çıkar. PKK’nin kuruluş sürecine ve ilk yıllarına tanıklık eden Çewlig, Kürt Özgürlük Hareketi’ne onlarca değer kazandırmasıyla bilinir.

Mehmet Karasungur ve Mehmet Hayri Durmuş gibi PKK’nin öncü kadrolarının da yetiştiği bu kent, tam da bu tarihsel birikimi nedeniyle Türk devletinin özel savaş politikalarının hedefinde merkezi bir konumda yer alıyor.

Bu politikalar, kuşkusuz diğer Kürdistan kentlerinde de olduğu gibi; uyuşturucu, fuhuş, ajanlaştırma, şans oyunları ve genel olarak toplumsal değerleri hedef alan politikalarla benzerlik taşıyor. Çewlig’te uyuşturucu, fuhuş, çeteleşmen ve ajanlaştırmanın yarattığı tabloyu, somut veriler ve yerel kaynaklar eşliğinde ortaya koymak mümkün.

DEVLETİN GÖZETİMİNDE BÜYÜYEN BATAĞIN ANATOMİSİ

Çewlig’te uyuşturucu sorunu, kentteki diğer pek çok sorunun hem nedeni hem de sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son on yılda uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğü, kullanımın ise tüm sosyal kesimlere yayıldığı bir tablo dikkat çekiyor.

Kürdistan’da hiçbir şey kendiliğinden gelişmiyor. Uyuşturucu kullanımının son yıllarda kat be kat artması, türlü mekanlar ve statüler ardında yürütülen fuhuş ilişkileri ve ajanlaştırma faaliyetleri, devletin gençliği sistematik biçimde yoldan çıkarmak amacıyla yürüttüğü uzun vadeli bir politikanın parçalarıdır. Saha gerçekleri de bu durumla uyuşuyor. Çewlig’te de torbacıların karakolların dibinde serbestçe dolaşması, uyuşturucu satış noktalarına hiç operasyon düzenlenmemesi, devletin bu konudaki “gözetimli geç bırakmacılığının” en somut kanıtı olmaya devam ediyor.

YURTSEVER AİLELER HEDEFTE

Uyuşturucu kullanımının gençliği çökertmedeki ideolojik işlevinin hedefi, devrimci Kürdistanlı gençliği karşı devrimcileştirmek. Uyuşturucuya düşürülen genç, yalnızca fiziksel olarak değil, siyasi olarak da etkisizleştirilmiş oluyor. Uyuşturulmuş bir gençlik, eliyle ve diliyle sistemin meşruiyetini üreten bir özne haline geliyor.

Diğer kentlerde olduğu gibi Çewlig’te de bu politikaların hedefinde; Kürdistan özgürlük mücadelesinde bedel ödemiş, siyasi alanlarda çalışmalar yürütmüş ve halen aktif olan aileler bulunuyor. Çewlig gibi bir kentte bu anlayışın sahada hayata geçirilmesi, ailelerin ve yerel örgütlülüklerin yürüttüğü mücadelenin önemine işaret ediyor.

İNTİHAR: HER SÜLALEDE BİR ÖLÜ

Çewlig’i Kuzey Kürdistan’ın diğer kentlerinden ayıran en ağır gerçeklerden biri, yarım asırdır süregelen intihar vakalarının boyutu. Bu durum artık yalnızca bireysel vakalarla sınırlı kalmıyor, neredeyse her haneyi ve her soyadını farklı biçimlerde etkileyen toplumsal bir meseleye dönüşüyor.

Normal şartlarda bir çocuğun “intihar” kavramıyla ilk kez lise çağlarında karşılaşması beklenirken, Çewlig’te bu kavramın ilkokul yaşlarına kadar indiğini, çocukların kendi aralarında bu konudan bahsedebildiğini ve neredeyse her geniş ailenin hafızasında bir intihar vakasının yer aldığını söylemek mümkün. Çewlig’teki bu durumun ne ölçüde yerleşik ve yapısal olduğu ise kentin sosyolojik dinamikleri incelendiğinde daha net anlaşılıyor.

GİDEREK YÜKSELEN İNTİHAR ORANLARI

2000 yılı ile 2023 yılı arasında kentte kayda geçen intihar sayısı 22’den 58’e yükseldi. 24 yılda yaklaşık 2,6 katlık bir artış olduğu görülüyor. Çewlig’te en yüksek intihar oranı 2014 yılında kayıtlara geçmiş. Yüz binde 9,78 değerine ulaşan bu oran, Türkiye ortalamasının oldukça üstünde bulunuyor. Yaş dağılımına bakıldığında ise intihar vakalarının en yoğun olduğu yaş aralığı 15-19 yaş grubu. Ayrıca 15 yaş ve altı yaş grubunda kayda geçen vakalar, kentteki sorununun ciddiyetini gösteriyor.

Çewlig’te esnaflık yapan ve yıllardır bu intihar vakalarını takip ettiğini belirten L.Ç., en son ve dikkat çekici vakanın 14 yaşındaki bir kız öğrencinin intihara sürüklenmesi olduğunu aktarıyor. L.Ç., kent genelinde konuşulan bu olayın “adli bir vaka” olarak kayıtlara geçtiğini, ancak Çewlig’teki intiharların arka planındaki toplumsal gerçekliğin bir kez daha tartışma konusu haline geldiğini ifade ediyor.

FUHUŞ VE ÇETELEŞME: GÖRÜNMEZ AMA HİSSEDİLİR

Çewlig’te fuhuş, Amed ya da Riha’daki gibi sokak ortasında görünür değil, daha örtük ve bu nedenle tespiti daha zor bir nitelik taşıyor. Kadın istihdamının son derece sınırlı olduğu bu kentte, L.Ç.’nin ifadelerine göre bazı kafeler, masaj salonları ve “evde hizmet” adı altında yürütülen ağlar örtülü fuhuş mekanizmaları olarak işletiliyor.

Fuhuş ağlarının ajanlaştırma faaliyetleriyle iç içe geçirildiği bir yapı söz konusu burada. Uyuşturucu bağımlılığına sürüklenen ya da ekonomik zorunlulukla mağdur hale getirilen kadınlar, devlet birimlerine bağlı aktörler tarafından hem fuhuşa zorlanıyor hem de bu süreç bir şantaj ve ajanlaştırma aracına dönüştürülüyor.

“Gönül-aşk ilişkisi” adı altında yürütülen ajanlaştırma metodunun en rafine örneklerinden biri daha önce de basına yansımıştı. Amed’in Licê ilçesinde aktif olan R.M. adlı bir kişi, hem erkekleri “aşk ilişkisi” kisvesi altında tuzağa düşürmüş hem de görüntüleri kaydederek şantaj yoluyla ajanlaşmaya zorlamıştı. Kızılay yardımları kisvesi altında yürütülen bu faaliyetlerin, devlet yetkilileri tarafından yönlendirilip korunduğu araştırılmış; ilgili kişinin her seferinde serbestçe hareket ederek yakalanmadığı tespit edilmişti. Benzer yöntemlerin Çewlig ve çevresinde de uygulandığı, yerel kaynaklarca da doğrulanıyor.

ÖRTÜLÜ ÇETELEŞME

Çewlig’teki çete yapılanmasının, diğer kentler kadar açık ve belgelenebilir boyutlara ulaşmamasının temel nedenleri arasında, kentin küçük ölçekli olmasını ve sosyal denetime olan yüksek duyarlılığını sayabiliriz. Ancak bu “görünmezlik”, olmadığına işaret etmiyor elbette. Aksine, kentteki çete faaliyetlerinin daha örtülü ve siyasi görünümler altında örgütlendiğini gösteriyor.

DEVLETİN ÇEWLIG’TEKİ ÖZEL POLİTİKASI: AJANLAŞTIRMA

Çewlig’te ajanlaştırma, diğer kentlere kıyasla çok daha erken ve çok daha yüksek siyasi hedeflere yönelik uygulanıyor. Bunun nedeni, kentin tarihsel özelliğiyle doğrudan ilişkili. Çewlig, PKK’nin kuruluşu ve erken örgütlenmesiyle derin bir tarihsel bağ içinde olan bir kent. Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu kentteki köklerini koparmak, Türk devletinin uzun vadeli hedefleri arasında önemli bir yer tutuyor.

Çewlig özelinde ajanlaştırma faaliyetlerinin beslendiği iki ana kaynak var. Birincisi, ekonomik yoksulluk nedeniyle geçici ve güvencesiz iş arayışında olan genç erkekler. Bu gençlere bazı çevrelerde “devlet imkanları” sunuluyormuş gibi yaklaşıldığı, zamanla iş veya hizmet karşılığı bilgi paylaşımına yönlendirildikleri aktarılıyor.

İkincisi ise Kürt Özgürlük Hareketi’ne sempatiyle yaklaşan ya da yakın akrabaları bu hareket içinde yer alan ailelerden gelen bireyler. Bu kişiler uyuşturucuya sürüklenerek veya cinsel şantaj gibi yöntemlerle baskı altına alınarak hem bireysel çözülüyor hem de bilgi elde etmek amacıyla kullanılıyor.

Ajanlaştırma, toplumsal güvensizlik tahribatını beraberinde getiriyor. “Kim kiminle ne konuşur?”, “Kim nereye gider?”, Kim kiminle görüşür?” sorularının giderek paranoyak bir kaygıya dönüştüğü bu ortamda, örgütlenme ve dayanışma zemini ciddi biçimde zedeleniyor ve daralıyor. Devlet tam da bunu hedefliyor. Fiziksel kırımla yapamadığını, güvensizlikle yaratarak, uyuşturucuya bulaştırarak ve intihara sürükleyerek yapıyor.

İNTİHAR VAKALARININ ASIL NEDENİ

Çewlig’teki intihar vakalarının asıl nedenlerine ilişkin kentte birden fazla görüş mevcut. Bu durumu kader, psikososyal gerçeklik, ergenlik, yoksulluk, boşluk duygusu ve siyasal süreçlerin etkisiyle oluşmuş bir ortam olarak değerlendirenler var.  

Kuşkusuz, bu faktörlerin bir kısmı etkili olsa da bunlara çözüm üretmemek veya bu nedenlere yol açmak tamamen siyasi bir tercihtir. Bu noktada, devletin özellikle Kürt kentlerine yönelik yaklaşımı her zaman siyasi ve güvenlik odaklı oldu. Çewlig gibi Kürt siyasallığı açısından önemli bir konumda olan bir kentte, tüm bu yaşananların siyasi olarak kurgulandığı ve ideolojik bir amaca hizmet eden sistematik bir yıkım politikası olduğu ortadadır.

NEDEN ÇEWLİG?

Türkiye genelinde 2001-2022 yılları arasında intihar oranı 2,25 kat artmışken, Kuzey Kürdistan’ın 23 kentinde bu artışın 2000-2023 arasında 1,99 kata ulaştığı kayıtlarda geçiyor. Ancak Çewlig’teki artışın genel tablonun belirgin biçimde üzerinde olduğu ve kentin küçük ölçeği nedeniyle bu durumun daha da çarpıcı bir gerçeklik sunduğu görülüyor.

Burada kritik bir soru ortaya çıkıyor: “Neden Çewlig?” Bu soru yalnızca coğrafi faktörlerle açıklanamaz. Çewlig, Kürt Özgürlük Hareketi’nin tarihsel kökenlerinden biri olarak görülüyor. Bu kent, özgürlük kültürünü taşıyan, birçok önemli ismi harekete kazandıran ve toplumsal direnişin derin izler bıraktığı bir coğrafya olarak tanımlanıyor.

Devlet, bu tarihin etkisini zayıflatmak ve yeniden üretilmesini engellemek amacıyla intihar, uyuşturucu, fuhuş ve ajanlaştırmayı bir arada kullanan çok kollu bir strateji izliyor.

DEVLET SESSİZ KALIYOR

Çewlig’e ilişkin defalarca haberler yapılmasına ve çeşitli siyasi girişimler olmasına rağmen, hiçbirinin dikkate alınmaması salt bürokratik bir ihmalin sonucu değil. Bu, kasıtlı bir susturma politikasıdır. Devlet, Çewlig’te ne olduğunu biliyor. Olası bir araştırma komisyonunun kurulması durumunda bu tablonun ortaya çıkacağını da biliyor ve tam da bu nedenle tüm girişimlere karşı sessizliğini koruyor.

ÇÖZÜMÜN YOLU

Çewlig’te yaşanların çözümü, bu kente yönelik tarihsel bağın yeniden inşa edilmesinde yatıyor. Kalıcı, sürekli ve kapsayıcı bir siyasi ve kültürel varlık, uyuşturucuya sürükleyen zemine alternatif bir yol açıcı olabilir. 2013-2015 dönemine ait deneyim bunu açıkça gösteriyor. Siyasi umudun canlandığı, gençliğin Kürt hareketiyle bütünleştiği o dönemde uyuşturucu kullanımının gerilediği biliniyor. Hem Çewlig’te hem de Kuzey Kürdistan’ın birçok kentinde özel savaş politikaları deşifre olmuş ve Kürt hareketinin mücadelesiyle gerilemişti.

Uyuşturucu, yalnızca bir madde meselesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve siyasal dinamiklerle ilişkili bir gerçeklik olarak ele alınmalı ve çok boyutlu bir yaklaşım gerektirdiği anlaşılmalı.

Yarın: Devlet çetelerinin uyuşturucu imparatorluğu -IV

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp