QANDIL’DE BAHAR BULUŞMASI
Bahar, dağların kalbinde sessizce uyanır. Karların çekildiği yamaçlarda önce küçük bir renk belirir; ardından o renk çoğalır, çoğalır ve bir anda bütün doğa nefes almaya başlar. Qendîl’in yüksek dağlarında açan her çiçek, sanki toprağın derinliklerinden gelen bir umut mesajıdır. Sert kayaların arasında filizlenen o narin çiçekler, hayatın ne kadar güçlü ve vazgeçilmez olduğunu fısıldar.
Rüzgâr hafifçe eserken çiçekler birbirine değerek konuşur gibi olur. Dağların sessizliği, aslında yaşamın en derin sesini taşır. Orada insan, doğanın bir parçası olduğunu daha iyi hisseder; toprağa, gökyüzüne, suya ait olduğunu hatırlar. Her renk, her koku, her esinti yaşamın değerini yeniden anlatır.
Baharın gelişi yalnızca doğanın uyanışı değildir; aynı zamanda insanın içindeki sevginin de filizlenmesidir. Çiçeklerin açması, kalbin de açması demektir. Çünkü doğayı sevmek, yaşamı sevmektir. Dağların arasında büyüyen bir çiçek nasıl zorluklara rağmen güzelliğini koruyorsa, insan da hayatın zorluklarına rağmen içindeki sevgiyi büyütebilir.
Qendîl’in baharında yürüyen biri, sadece doğayı görmez; yaşamın kendisini hisseder. Her adımda biraz daha hafifler, biraz daha umutlanır. Çünkü doğa bize şunu hatırlatır: Yaşam, en zor koşullarda bile kendine bir yol bulur. Ve sevgi, tıpkı bahar gibi, her defasında yeniden doğar.
Böyle bir bahar gününde Qendîl’in yamaçlarında bir insan seli geziniyordu. İnsanlar doğanın sunduğu güzellikleri paylaşarak, ruhlarında açan nisan çiçeklerini sevdikleriyle buluşturuyordu. ANF olarak biz de bu buluşmada yer aldık, kendi yöresel kıyafetleriyle günü renklendirenlerin ve doğayla iç içe zaman geçirenlerin duygu ve düşüncelerini dinledik.
Seyrana gelen aileler, son bir yıldır bölgede savaş uçaklarının görülmediğini, insanların korku yaşamadan istedikleri alanlarda gezebildiğini ifade etti. Bu durumun Önder Apo’nun yürüttüğü siyasetle bağlantılı olduğunu belirten aileler, bir an önce fiziki özgürlüğüne kavuşması yönündeki beklentilerini dile getirdi.
Source: ANF News