Mali’nin başkenti Bamako, 10–14 Kasım arasında düzenlenen uluslararası silah fuarı BAMEX 2025’e ev sahipliği yaptı. Fuarda Türk yapımı Bayraktar TB2 ve Akıncı dronları, radar sistemleri ve zırhlı araçlar en görünür ürünler arasındaydı. Ancak askeri işbirliğinin vitrine çıkartıldığı günlerde, ülkenin kuzey ve merkez bölgelerinde siviller Türk dronlarının hedefi olmaya devam ediyordu.
Sahel ve Sahel-Sahra bölgesinin siyasi ve güvenlik dinamikleri konusunda uzman gazeteci olan Mohamed AG Ahmedou’nun “pressegauche.org” sitesindeki yazısında Türk devletinin bölgedeki varlığı ve amaçlarına dikkat çekildi.
CİHATÇILARI DEĞİL, TUAREGLERİ BOMBALIYOR
Habere göre 2024 yazından bu yana, Türkiye ile Mali arasındaki askeri işbirliği yeni bir boyut kazandı. Türk özel askeri şirketi SADAT mensuplarının Bamako’ya konuşlandığı, Mali lideri Assimi Goïta’nın yakın korumasını üstlendiği ve istihbarat ile operasyonel süreçlerde aktif rol aldığı çeşitli kaynaklar tarafından doğrulanıyor.
Sahadaki tanıklıklara göre SADAT personeli, Rusya bağlantılı Africa Corps’la birlikte kuzeyde yürütülen operasyonlarda yer alıyor. Goundam bölgesinden bir Tuareg temsilci durumu şöyle anlatıyor:
“Bazı üslere yeni Türk danışmanlar geliyor. Eğitim veriyorlar, operasyonları yönlendiriyorlar. Ama bombalar hiçbir zaman cihatçı grupların üzerine düşmüyor; bizim kamp yerlerimiz yanıyor.”
KEŞİF YAPIYOR, ATEŞ EDİYOR, VURULANLARIN TÜMÜ SİVİL
Timbuktu, Gao, Ménaka, Mopti ve Duentza bölgelerinden gelen tanıklıklar aynı senaryoya işaret ediyor: Türk dronları keşif yapıyor, ateş ediyor ve ölenlerin neredeyse tamamı silahsız siviller.
Tenenku’da yaşayan yerel Pöl halkından bir çoban şöyle diyor:
“Üç drone otlağa geldi. Gençler kaçtı. İki kere ateş ettiler. Dört gencin cesedini bulduk, hepsi silahsızdı.”
Burem çevresindeki Tarkint’ten bir Arap temsilci ise:
“Dronların cihatçı katibaları vurduğunu hiç görmüyoruz. Pazarlarımızı, kamp yerlerimizi, araçlarımızı vuruyorlar. Sanki düşman bizmişiz gibi.”
Bu saldırılar bölge halkında hem askeri cunta yönetimlerine hem Türkiye’ye yönelik büyük bir öfke yaratmış durumda.
İNSANİ YARDIM PROJELERİ YERİNİ DRONLARA BIRAKTI
Türkiye, yıllar boyunca Mali ve Nijer’de eğitim, sağlık ve insani yardım alanındaki projeleriyle bir imaj yaratmaya çalıştı. Ancak habere göre bugün bu imajın yerini dronlar, mühimmat ve paramiliter destek almış durumda.
Bir Nijerli öğretmen bu kırılmayı şöyle özetliyor: “Bir zamanlar Türkiye bize eğitim ve tıp getirirdi. Şimdi kadınları ve çocukları öldüren dronlar gönderiyor.”
ÖFKE BÜYÜYOR
Mali, Burkina Faso ve Nijer’deki askeri rejimlere sağlanan yoğun askeri destek; dronlar, gözetim sistemleri ve eğitim programları Türkiye’nin Sahel’deki yöneliminde keskin bir değişime işaret ediyor. Ancak bu destek, sivil kayıpların artması ve kitlesel öfke nedeniyle bölge halkı gözünde ağır bir bedelle geri dönüyor.
Zuera’dan üç çocuğunu dron saldırısında kaybeden bir kadın:
“Türkiye saygı duyduğumuz bir ülkeydi. Şimdi dronları bizim çocuklarımızı av hayvanı gibi kovalıyor.”
MODELİN ÇÖKÜŞÜ
Bu yılki BAMEX’te Türkiye sadece silah sergiledi. Eğitim, sağlık veya kalkınma projelerine dair hiçbir bölüm yoktu. Türk modelinin bölge halkı için anlamlı olduğu dönem resmen kapanmış görünüyor.
Nijerli bir yerel yönetici, fuardaki izlenimini şöyle aktarıyor:
“Eğer Türkiye, çocuklarımızı öldüren dronlar satarak sevilmeyi bekliyorsa yanılıyor. Bütün ahlaki sermayesini tüketiyor.”
TARİHİ KIRILMA
Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlara göre Türkiye Sahel’de artık bir kalkınma ortağı değil; dronlara, paramiliter yapılara ve darbe yönetimlerine dayanarak nüfuz kurmaya çalışan bir askeri aktör olarak görülüyor.
Aynı haberde bölge halkının Ankara’ya açık mesajı şöyle aktarılıyor:
“Türkiye Afrika için bir model olmak istiyorsa silahlarla değil, yeniden eğitim ve sağlıkla gelmeli.”
Source: ANF News