Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri ile Dêr Hafir, Reqa-Tebqa hattında 6 Ocak 2026 tarihinde başlayan yoğun çatışmalarda şehit düşen ve esir alınan yüzlerce kişi için aileler haftalardır seslerini duyurmaya çalışıyor.
6 Ocak sabahı, Halep’in Kürt nüfusunun yoğun olduğu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik başlatılan işgal saldırıları, Dêr Hafir’e ve Fırat Nehri’nin doğusundaki Reqa-Tebqa ve Derazor bölgelerine yayıldı.
QSD, YPG ve YPJ güçleri ile bölge halkı, ağır silahlar, dron saldırıları ve yoğun bombardıman karşısında amansız direniş gösterdi. Bu süreçte çok sayıda sivil yerleşim alanı hedef alındı; evler yıkıldı, yüz binlerce insan yerinden edildi ve insani kriz derinleşti.
Aileler, “Çocuklarımızı geri verin, şehitlerimizin naaşlarını teslim edin” sloganlarıyla seslerini yükseltiyor, ancak bugüne kadar somut bir adım atılmadı.
Söz konusu savaşta çetelerin eline esir düşen sivil ve savaşçıların aileleri, 25 Şubat Çarşamba günü Qamişlo’nun Birleşmiş Milletler merkezi önünde eylem yaptı.
Eylemde elinde “Çocuklarımızın serbest bırakılmasını istiyorum” yazılı dövizle konuşan bir baba, oğlu Zınar Zagros’un serbest bırakılmasını talep etti.
Baba, “Oğlum Zınar Zagros’un ve tüm evlatlarımızın o karanlık zindanlardan çıkmasını istiyorum. Onurlu ve özgür yaşamak istiyoruz. Biz ne yaptık? Ne suç işledik? Biz insanlık ve kardeşlik için mücadele ediyorduk. Evladımın serbest bırakılmasını istiyorum.” diyerek zafer işareti yaptı.
Bir başka anne ise üç ay önce bir oğlunu kaybettiğini, diğer oğlundan ise savaşın başladığı günden bu yana haber alamadığını anlattı.
“Savaşın başından beri tek bir bilgi yok. Şehit mi, kayıp mı bilmiyoruz. Bu halk yalnız bırakılmamalı. Çok ağır günlerden geçiyoruz. Sabrın da bir sonu var. Bu kutsal ayda evlatlarımızın annelerine dönmesini istiyoruz.” dedi.
Murad Eşqer’in annesi Behiye Ferhan Eli de hem oğlunun esir düştüğünü hem de ailesinden iki kişiyi savaşta kaybettiğini belirtti. Elinde oğlunun fotoğrafıyla konuşan anne, şu çağrıyı yaptı:
“Bu benim esir düşen oğlum. Dêr Hafir’de esir alındı. Akıbetini bilmiyoruz. Bir evladım da şehit, biri esir, damadım da şehit. Bir anne olarak ne yapmalıyım? Sesimizin bütün ülkelere ulaşmasını istiyoruz. Çocuklarımızı serbest bırakın.”
Aileler, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası insan hakları kuruluşlarını devreye girmeye çağırıyor. Esirlerin durumunun bağımsız heyetlerce denetlenmesini, kayıpların akıbetinin açıklanmasını ve şehit olanların cenazelerinin ailelerine teslim edilmesini talep ediyor.
Source: ANF News