Cengiz Çandar, Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin yürüyen sürecin kritik bir aşamada olduğunu belirterek, Devlet Bahçeli’nin 4 Mayıs açıklamalarının “tarihî” nitelik taşıyabileceğini söyledi. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için Önder Apo’nun statüsü ve kapsamlı hukuki düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, “Şu anda tam da bu noktadayız” dedi.
Devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde halk atılacak yasal adımları beklerken, Apocu Hareket Yönetimi yaptığı açıklama ile statü belirlenmesi ve yasal adımların atılması noktasında bir açıklama yaptı. Son olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, söz konusu konuşmasında Önder Apo’nun statü meselesinin görmezden gelinemeyeceğini vurgulayarak, bu başlığın Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları ve “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda ele alınması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, sürecin kurumsallaşması amacıyla “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adı altında bir yapı önerisinde bulundu.
Yapılan konuşmalara rağmen herhangi bir somut adımın atılmadığı bu süreçte “umut hakkı” kararları ise uygulanmıyor. Söylem ve pratiklerin birbirini tutmadığı bu süreçte öncelikle “Geçiş Yasası” ya da “Özel Yasa Taslağı” hazırlıklarının başlaması gerektiğine dikkat çeken DEM Parti Amed Milletvekili Cengiz Çandar, Meclis tatile girmeden yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine dikkat çekti.
‘BAHÇELİ’NİN SÖZLERİ GERÇEKÇİ BİR ÇERÇEVE SUNUYOR’
Çandar, Bahçeli’nin açıklamalarının, 22 Ekim 2024’te başlatılan sürecin devamı niteliğinde olduğunu ve tarihsel önem taşıyabileceğini belirtti. Özellikle Önder Apo’nun statüsüne ilişkin vurgunun, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Bahçeli’nin “statü meselesi yok sayılarak sürecin yürütülemeyeceği” yönündeki ifadelerinin gerçekçi bir çerçeve sunduğunu dile getiren Çandar, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisinin de sürecin kurumsallaşmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Geçmişte Kürt meselesine yönelik çözüm girişimlerine karşı sert tutumuyla bilinen Bahçeli’nin bugün farklı bir pozisyon aldığını vurgulayan Çandar, “22 Ekim 2024’te süreci başlatan da Bahçeli’dir. Açık söylemek gerekir ki, Bahçeli olmasaydı bugünkü süreç gerçekleşemezdi” dedi. Çandar, Bahçeli’nin bugün süreç açısından “bir emniyet supabı” işlevi gördüğünü belirterek, Öcalan’ın kendisine yönelik olumlu değerlendirmelerinin de bu durumu teyit ettiğini kaydetti.
‘DÖNEMSEL AKSAKLIKLAR KAÇINILMAZ’
Son dönemde yaşanan tıkanıklıklara ilişkin de değerlendirmede bulunan Çandar, “4 Mayıs konuşmasından sonra, süreçte son bir-iki ayda gözlenen tıkanıklığın aşılabileceğine ilişkin iyimser olmaya devam edebiliriz. Yaklaşık yüz yıllık bir geçmişe sahip ve son 50 yılına şiddetin damga vurduğu bir sorunda dönemsel aksaklıklar kaçınılmazdır. Farklı siyasi aktörlerin gündemlerinin farklılığı, sürecin hızıyla ve yönüyle ilgili sorunlara yol açabilir; bu bir bakıma doğaldır” dedi.
‘SÜREÇ ADIMLARLA İLERLER’
Sürecin ilerleyebilmesi için temel başlıkların net olduğunu vurgulayan Çandar, “Sabır, dayanıklılık ve kararlılıktan vazgeçmemek şart. Öcalan’a statü kazandırılması, silah bırakacak olanların ve cezaevlerinde ya da sürgünde bulunanların durumlarına hukuki çözüm sağlanması, demokratik yaşama katılımlarının önünü açacaktır. Şu anda tam da bu noktadayız” dedi.
‘GEREKLİ UZLAŞMA SAĞLANMALI’
Meclis tatile girmeden yasal adımların atılması noktasında hızlı olunması gerektiğinin altını çizen Çandar, “Mayıs ortasına yaklaşıyoruz. Ardından bayram geliyor. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatile girmesinden önce, özellikle Haziran ayında yasal düzenlemelerin yapılması çok büyük bir önem taşıyor. Burada mutlaka gerekli uzlaşma sağlanmalı. Meclis bu noktada yaz döneminde de çalıştırılabilir. Yeter ki statü konusu hallolsun ve yasal düzenlemeler konusunda uzlaşma sağlansın” ifadelerini kullandı.
Source: ANF News