TJA’dan 8 Mart deklarasyonu: ‘Yeni yaşamın inşasını kutluyoruz’

tja’dan-8-mart-deklarasyonu:-‘yeni-yasamin-insasini-kutluyoruz’

“Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla hazırlanan deklarasyon, Amed’in Sur ilçesindeki Cemil Paşa Konağı’nda düzenlenen toplantıyla açıklandı. Metnin Kürtçesini Ayşegül Ayaz, Türkçesini ise Sebahat Tuncel okudu.

Deklarasyonda 8 Mart’ın tarihsel arka planına değinilerek, günün yalnızca bir kutlama değil, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin sembolü olduğu vurgulandı. 

Kadına yönelik şiddet, emek sömürüsü ve cezasızlık politikalarına dikkat çekilen metinde, Birleşmiş Milletler verilerine atıfla dünyada her 10 dakikada bir kadının ya da kız çocuğunun yakınındaki bir erkek tarafından öldürüldüğü belirtildi.

TJA açıklamasında, kapitalist sistemin kadın emeğini güvencesiz ve düşük ücretli alanlarda sömürdüğü ifade edilirken, savaş politikalarının kadınlar üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. 8 Mart’ın aynı zamanda barış talebinin yükseltildiği bir gün olduğu kaydedildi.

Metinde Rojava’daki kadın mücadelesine ve “Rojava Kadın Devrimi” olarak tanımlanan sürece vurgu yapılarak, bölgeye yönelik saldırıların kadın özgürlükçü kazanımları hedef aldığı savunuldu.  Deklarasyonda, “Rojava’ya yönelik saldırıların ardından Kürdistan’da yükselen ulusal birlik ruhunu da bu bilincin ve direnişin tarihsel devamı olarak görmek gerekiyor” tespiti de yapıldı. 

Ayrıca “demokratik ulus” perspektifi çerçevesinde eşit, çoğulcu ve özgür bir yaşam modeli olduğu kaydedildi. 

Deklarasyonda, Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrıya atıfla “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin desteklendiği belirtilirken, kalıcı barışın kadın özgürlüğü temelinde inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.

Deklarasyonda şu ifadeler yer aldı: “Barışın toplumsallaşması mücadelesinde öncü rol üstlenen biz kadınlar bu sürecin başarıya ulaşması ve sürecin esas aktörlerinden olan Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, barış sürecinin demokratik toplumla örülmesi için dün olduğu gibi bugün de alanlarda, meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın özgürlüğünün güvence altına alınmadığı hiçbir barış kalıcı olmayacak; demokratik toplum ise ancak kadınların örgütlü direnişiyle gerçek anlamına kavuşacaktır.”

“Tahayyül ettiğimiz bedene kavuşmuş bir yaşam sistemidir” denilen deklarasyonda, şunlar belirtildi:

“Demokratik Kadın Konfederalizmi etrafında buluşmak, örgütlü bölgesel ve küresel saldırılara karşı hep birlikte yeni bir yaşamı inşa etmek zorundayız. Acılarımız ortak, mücadelemiz ortak. Şimdi bunları ortak bir yeni yaşam inşasına dönüştürmek her birimizin omuzlarındaki tarihsel sorumluluktur.”

Açıklama  şu çağrıyla son buldu: “Başta Kürdistan ve Ortadoğu olmak üzere bütün dünya kadınlarını erkek egemen sistemin saldırılarına karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz. 8 Mart’lar bizler için artık sadece direniş değil, yeni yaşamın inşasını kutladığımız bir gündür. İrademizi, sözümüzü, yaşamımızı çoğaltmak için bütün kadınları 8 Mart haftası boyunca direnişe ve inşaya davet ediyor, her bir kadının 8 Mart’ını şimdiden büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Yaşasın kadın mücadelesi, Jin jiyan, azadî.”

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp