Türkay: Hapsedilmeme bahane edilen Ekolojik Yaşam dergisi cezaevine alındı!

turkay:-hapsedilmeme-bahane-edilen-ekolojik-yasam-dergisi-cezaevine-alindi!

Kürt meselesinin çözümüne dair yürütülen sürecin en kilit noktasının demokratikleşme olduğu vurgulanadursun, yargının Kürt siyasi çevresi başta olmak üzere sosyalist ve muhalif kesimlere yönelik düşman hukuku pratiği ısrarla sürüyor. Bu düşman hukuku uygulamasının son hedeflerinden biri olan eski HDP Kadıköy İlçe Eşbaşkanı, Suruç Katliamı yaralısı ve yaşam savunucusu Koray Türkay, İzmir 2024 Newroz’unda “Ekolojik Yaşam,” “Jineoloji” ve “Demokratik Modernite” gibi yasaklama ve toplama kararı olmayan dergileri dağıttığı için hukuksuz bir biçimde hapsedilmesi yetmiyormuş gibi, keyfi yargı tacizine maruz kalmaya devam ediyor. İzmir Cumhuriyet Savcısı tarafından aynı dosya kapsamında tekrar tutuklama istemiyle 24 Haziran 2026 tarihinde ifadeye çağrılan Koray Türkay, ANF’ye konuştu. Suç vasfı olmayan dergi dağıtımından dolayı 1,5 senedir karakola imza verme eziyetiyle uğraşan Türkay, yaşanan hukuksuzluğu, “1 ay hapsedilmeme bahane edilen dergilerden Ekolojik Yaşam dergisi cezaevinde uygundur kaşesiyle tarafıma verildi” diye özetledi.

TUTUKLANMASI BAHANE EDİLEN DERGİ CEZAEVİNE ‘UYGUNDUR’ KAŞESİYLE GİRDİ!

HDP Kadıköy İlçe Eşbaşkanı görevini yürüttüğü 2020-2022 döneminde defalarca gözaltına alınan, polis tarafından kaburgaları kırılan ve hukuksuzca tutuklanan Koray Türkay’a yönelik yargının düşman hukuku uygulama pratiğine her gün bir yenisi ekleniyor. İzmir 2024 Newroz’unda yasal olan “Ekolojik Yaşam,” “Jineoloji” ve “Demokratik Modernite” dergilerini dağıttığı için tutuklanan ve adli kontrolle serbest bırakılan Türkay, “2024 İzmir Newroz’unda yasaklaması olmayan, felsefe ve düşünce dergileri olan “Ekolojik Yaşam,” “Jineoloji” ve “Demokratik Modernite” dergilerinin dağıtımını yaparken gözaltına alındım. Daha sonra serbest bırakıldım çünkü dergiler dediğim gibi yasaklı değildi ve haklarında herhangi bir toplatılma kararı yoktu. Ancak bir sene sonra, 14 Şubat 2025 tarihinde evime polis baskını yapılarak aynı dosyadan, ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklandım ve İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’ne konuldum. Burada traji-komik olan nokta, benim 1 ay hapsedilmeme bahane yapılan “Ekolojik Yaşam” dergisi cezaevine sorunsuz alındı. Dergiyi istettim ve benim ‘örgüt üyeliği’nden tutuklanmama gerekçe gösterilen dergi cezaevi idaresi tarafından sakıncalı görülmeyerek, ‘uygundur’ kaşesine basılıp tarafıma verildi” dedi.

‘1,5 YILDIR İDDİANAMEYİ HAZIRLAMAYAN SAVCI ADLİ KONTROLÜ İHLALDEN İFADEYE ÇAĞIRDI!’

O dönem 1 ay tutuklu kaldıktan sonra ara kararla tahliye olduğunu anlatan Türkay, “Mahkemenin ilk değerlendirmesiyle 1 ay sonra karakola imza ve yurt dışı yasağıyla tahliye oldum. Ama gelin görün ki beni tutuklattıran ve 1,5 yıldır iddianamemi hazırlamayan cumhuriyet savcısı kendisi değilmiş gibi, adli kontrol şartlarına uymadığım gerekçesiyle beni tekrar tutuklama istemiyle ifadeye çağırıyor” diye tepki gösterdi. Kanser hastası olan babasının hastane işleriyle ilgilendiği için karakola gidip bir hafta 10 gün imza veremediğini dile getiren Türkay, imzaya gidememesini fırsat bilen savcının 24 Haziran 2026 tarihinde tutuklama istemiyle kendisini ifadeye çağırdığını aktardı.

‘SAVCI, ABDULLAH ÖCALAN’IN YAZISINI SORDU!’

İfadede, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Ali Fırat rumuzuyla dergide çıkan yazısı sorulan Türkay, şunları kaydetti: “Savcıya, söz konusu dergilerin yasal olduğunu, hatta bir derginin cezaevine dahi alındığını belirttiğimde, bu defa Abdullah Öcalan’ın dergilerdeki bir yazısını öne sürdü. Bu dergiler hakkında herhangi bir yasaklama ve toplatma kararı olmadığını kendisine tekrarladım. Kaldı ki Abdullah Öcalan’ın zaten Barış ve Demokratik Toplum çağrısı olsun, manifestosu olsun her yerde yayınlanıyor. Bu ne yaman çelişki? Bu yetmiyormuş gibi, HDP Kadıköy İlçe Eşbaşkanı’yken 1 Eylül Barış Günü polis tarafından kaburgalarım kırılarak gözaltına alınmam dosyamı sordu. Bana, ‘Terörle mücadelede yer almış polis memurunu alenen hedef gösterdiğimi’ öne sürdü. İyi de orada polis saldırısına uğrayan benim ve söz konusu polisle de davalıyım. Yani savcı, hakkımda açılan diğer dosyaları bu dosya ile birleştirerek kendince buradan ‘örgüt üyeliği’ çıkarmaya çabalıyor. Yargı gücünü arkasına alarak görevini kötüye kullanıyor. Olmayan bir suçtan illa ki bir suç çıkarmak istiyor. Bu kabul edilemez. Nitekim ifademden sonra serbest bırakıldım ama hakkımdaki karakolda imza atma ve yurt dışı yasağım şeklindeki keyfi adli kontrol eziyeti sürüyor. Suç olmayan bir dergi dağıtımından 1,5 yıldır bu eziyeti yaşıyorum. Bu resmen bir korkutma, bir sindirme yöntemi. “Jineoloji,” “Ekolojik Yaşam” ve “Demokratik Modernite” dergileri meşrudur ve dağıtımı yasaklanamaz” vurgusunda bulundu.

Source: ANF News

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

mt-sample-background

© 2024 Egerin. All rights reserved.

Scroll to Top

Subscribe to receive News in Email

* indicates required

Intuit Mailchimp