Avusturya’nın başkenti Viyana’da binlerce kişi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla alanlara çıktı. Avesta Kadın Meclisi ve çeşitli feminist organizasyonların birlikte organize ettiği yürüyüşe Kürt kadınları da ulusal kıyafetleri, erbaneleri ve renkleriyle katıldı. Yürüyüş, Stadthalle’de yapılan toplanmanın ardından Heldenplatz’a kadar devam etti. Kürt kadınları yürüyüşte “8ê Adarê pîroz be” pankartı taşırken, YPJ, TJK-E flamaları ve üzerinde 9 Ocak Paris Katliamı şehitlerinin fotoğraflarının yer aldığı bayraklar alanda yer aldı.
Yürüyüş boyunca kadınlar “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yürüdü. Yürüyüşte ayrıca yüzlerce “Jin, Jiyan, Azadî” dövizi taşındı. Pankartlarda “Tüm kadınlar özgür olana dek mücadeleye devam”, “Bir kadının yeri devrimin içindedir” ve “Kadın yaşamdır, yaşamı öldürme” gibi sloganlar yer aldı.
Yürüyüşte Avesta Kadın Meclisi adına konuşan Nurcan Güleryüz, geçtiğimiz yıl boyunca kadınların özgürlük ve özbelirlenim mücadelesini her türlü ataerkil şiddet ve kapitalist sömürüye karşı güçlendirme gerekliliğinin bir kez daha görüldüğünü belirtti. Kadın cinayetlerinin ve savaşların azalmadığını ifade eden Nurcan Güleryüz, özellikle Rojava’daki kadın devriminin saldırılarla karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Nurcan Güleryüz, yılın başında “Jin, Jiyan, Azadî” ayaklanmasının acımasızca bastırıldığını ve binlerce protestocunun katledildiğini belirterek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı savaşının sonuçlarının ise belirsizliğini koruduğunu ifade etti. Dayanışmalarının ülkedeki demokratik güçlerle olduğunu dile getiren Nurcan Güleryüz, özellikle savaşa ve diktatörlüğe karşı özgür bir yaşam için mücadele eden kadınlarla dayanışma içinde olduklarını söyledi. Kadına yönelik suçların bireysel eylemler olarak görülemeyeceğini belirten Güleryüz, bunun devlet, sermaye ve ataerkil yapılar gibi unsurların iç içe geçtiği bir sistemin sonucu olduğunu vurguladı. Bu nedenle kadın düşmanlığına ve ataerkil egemenliğe karşı mücadelenin sisteme karşı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Ataerkil-kapitalist sistemin şiddet ve sömürü üzerine kurulu olduğunu belirten Nurcan Güleryüz, bu düzenin ancak kadınların ve toplumsal güçlerin birleşik mücadelesiyle değiştirilebileceğini söyledi. “Yalnızca birlikte değişimi yaratabiliriz ve özgür bir yaşamı birlikte inşa edebiliriz” diyen Nurcan Güleryüz, kadınların şiddet, baskı, sömürü ve güvensizlik içinde yaşamak istemediğini belirterek barış, güvenlik, özbelirlenim, umut ve adalet içinde bir yaşam talep ettiklerini vurguladı. Kadın haklarına yönelik dünya genelinde sistematik saldırıların arttığına dikkat çeken Nurcan Güleryüz, Afganistan’da kadınların haklarının gasp edilmesi, ABD’de “tradwife” akımı ve Rojava’daki YPJ’nin tasfiyesi yönündeki taleplerin aynı ataerkil saldırının parçaları olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda Nurcan Güleryüz, “Kadın devrimlerinin zamanı gelmiştir. Örgütlü mücadele ve birleşik direnişle özgür yaşamı yaratacağız” dedi.
Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, kadınların mücadelesinin ortak olduğu ve dayanışmanın büyütülmesi gerektiği mesajı verildi.
Source: ANF News