Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 40 gün boyunca İran’ın enerji altyapısı, ulaşım ağları ve nükleer tesislerine yönelik sürdürdüğü geniş çaplı hava saldırıları, 8 Nisan 2026 itibarıyla sağlanan 14 günlük geçici ateşkesle durakladı. Fakat İsrail, Lübnan’a olan saldırılarına devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “yok etme” tehditlerinden geri adım atarak masaya oturmasını değerlendiren Mustafa Yalçıner, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma başarısının ve füzelerinin İsrail ile bölgedeki ABD üslerinde yarattığı zayiatın Washington’ı stratejik bir tıkanmaya sürüklediğini belirtti. Çin’in enerji koridorunu güvence altına alma hamleleri ve yaklaşan ABD seçimlerinin Trump’ı bu ateşkese zorladığını kaydeden Yalçıner, ortaya çıkan tablonun emperyalist gücün sınırlarını gösterdiğini vurguladı.
‘AMERİKA’NIN ‘YENİLMEZ’ OLDUĞU YÖNÜNDEKİ İDDİALAR ASILSIZ ÇIKTI’
Kritik süreçlerde tarafların söylemlerinden ziyade sahada gerçekleşen somut durumlara bakılması gerektiğini vurgulayan Mustafa Yalçıner, Amerika’nın kendi ulusal ve uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak başlattığı saldırıyı sürdüremez noktaya geldiğini belirtti: “Kritik durumlarda tarafların söylediklerine bakılmaz, gerçekleşen olguya bakılır. Amerika’nın hiç kimseye danışmadan, hiçbir uluslararası hukuk kuralına ve hatta kendi ulusal hukukuna bile uymadan başlattığı bir saldırı vardı. Gelinen noktada Amerika bu saldırıyı sürdüremez duruma geldi, net olan budur. Savaşı İran istemedi, Amerika başlattı ancak şimdi devam ettiremiyor. Kim nasıl açıklama yaparsa yapsın, karşımızdaki tablo budur. Amerika’nın savaşı sürdürememesinin çeşitli nedenleri var. En başta İran’ın dayanma gücü geliyor.
Ayrıca İran füzeleri artık hedeflerini buluyor, gerek İsrail gerekse Amerika’nın bölgedeki güçlerinde ciddi zayiatlara yol açıyor. En önemlisi de İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatmayı başardı. Bu durum dünyaya sadece petrol ve doğal gazın değil, sanayi girdilerinin ulaşmasını da engelliyor. Bunlar İran’ın kritik avantajlarıydı. Diğer yandan Amerika’da yaklaşan Kasım ara seçimleri var. Trump, savaşları durduracağı vaadiyle başkan oldu ama tam tersini yaptı. Şimdi bu açıdan da zor durumda kalarak tabiri caizse nasihate geldi. Bu durum, Amerika’nın ‘yenilmez armada’ olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu gösterdi. Emperyalizmin ‘kâğıttan kaplan’ olduğu gerçeğini İran bir kez daha kanıtladı. Elbette henüz imza altına alınmış bir barış anlaşması yok, taraflar farklı şeyler söylüyor olabilir ancak sahadaki gerçek budur. On günlük ateşkes muhtemelen sürecektir çünkü Trump’ın yanında İsrail’den başka kimse kalmadı. Amerika ilk defa bu kadar yalnızlaştı.”
‘İRAN, AMERİKA’YI SAVAŞAMAZ HALE GETİREREK BARIŞA ZORLAMA STRATEJİSİNİ BAŞARDI’
İran’ın askeri stratejisinin Amerika’yı doğrudan yenmek üzerine değil, onu savaşamaz hale getirerek masaya oturtmak üzerine kurulu olduğunu belirten Mustafa Yalçıner, Tahran yönetiminin bu hedefinde başarılı olduğunu ifade etti: “İran, savaşma stratejisini en başından beri bu tablonun üzerine kurmuştu. Amerika ile karşı karşıya geldiğinde onu askeri olarak yenemeyeceğinin farkındaydı, Washington’un hava gücüne veya uçak gemilerine karşı bir üstünlük sağlama girişimi olmadı. Örneğin uçak filosuna büyük yatırımlar yapmadı, hava sahasını korumayı sadece yerden havaya füzelerle sınırlı tuttu. Ancak İran’ın asıl yapmak istediği şey, Amerika’yı savaşamaz hale getirerek barış yapmaya zorlamaktı ve bunu başardı. Ben bu tespitleri İran rejimini desteklemeyen biri olarak söylüyorum. Maalesef bu tablo, Amerikan saldırısı karşısında ateşkesin kabul edilmesiyle birlikte rejimin konumunu da sağlamlaştırdı. Şimdi halkı rejim etrafında birleştirecek bir zafer görüntüsü oluştu, Lübnan’da ve İran’ın genelinde ateşkes bir zafer olarak kutlanıyor. Muhtemelen iki tarafın da orta yolu bulacağı bir süreç yaşanacaktır.”
‘KÖRFEZ BÖLGESİNİN İRAN OLMADAN DÜŞÜNÜLEMEYECEĞİ GERÇEĞİ ANLAŞILDI’
Dünya enerji arzının merkezinde yer alan Körfez bölgesinde İran faktörünün göz ardı edilemeyeceğinin anlaşıldığını vurgulayan Yalçıner, sürecin ekonomik ve diplomatik boyutlarını şu şekilde değerlendirdi: “Dünya petrolünün beşte birinden fazlasını ve devasa doğal gaz rezervlerini barındıran Körfez bölgesinin, artık İran olmadan düşünülemeyeceği gerçeği ortaya çıktı. Bunu artık en büyük emperyalist güçler bile anlamış durumda. Bu süreçte Çin de devreye girerek İran’ı ikna etmeye çalıştı. Aslında İran başlangıçta ‘ateşkes kabul etmem, barış anlaşması isterim’ diyerek sert bir tutum sergiliyordu ancak bir adım geri atarak ateşkesi kabul etti. Dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olan Çin için de bu savaşın durması stratejik bir önem taşıyordu çünkü enerji arzı ve ihracat pazarlarındaki daralma Çin’in işine gelmiyordu. Neticede müttefiki olan İran’ı ikna eden taraf Çin oldu. Amerika tarafında ise muhtemelen savaş tazminatları ve bölgedeki yeniden inşa faaliyetleri üzerinden şirketlerin para kazanacağı bir formülle bu durum karşılanacaktır. Görünen o ki bu ateşkes süreci devam edecektir.”
‘AMERİKA OLMADAN İSRAİL HİÇBİR ŞEYDİR’
Amerika ve İran arasındaki gerilimin durması halinde İsrail’in tek başına savaşı sürdüremeyeceğini belirten Mustafa Yalçıner, Netanyahu yönetiminin sadece “görüntüyü kurtarmaya” çalıştığını ifade etti: “İsrail bu çatışmayı bir süre daha devam ettirebilir ancak sonunda Trump onu da durduracaktır. Eğer İran ile Amerika arasındaki çatışma durursa, İsrail bunu tek başına sürdüremez. İsrail’in elinde neredeyse ordu kalmadı, mühimmatı Amerika’dan alıyorlar ancak Amerika’nın stokları da ciddi şekilde tükenmiş durumda. Lojistik ve askeri destek olmadan İsrail hiçbir şeydir, Orta Doğu’da, özellikle de İran karşısında İsrail’i boğarlar.
Netanyahu’nun, İran rejimi hakkındaki iddialı söylemlerinin ardından şimdi bir ‘zafer görüntüsüne’ ihtiyacı var. İran’ı yok edemediği için bu yarım zaferi Lübnan’da elde etmeye çalışıyor. İran saldırısını durdurunca tüm gücüyle Lübnan’a yoğunlaşacaktır. Fakat Lübnan direnişi son 15-20 gündür İsrail’e ciddi hasar verdi. Ateşkes ihtimali belirdiğinde İsrail’in Lübnan’da da çok fazla ilerleyebileceğini görmüyorum; sadece durumu kurtarmaya çalışıyorlar.”
Yalçıner, son olarak İsrail’in askeri kapasitesini ve bölgedeki sıkışmışlığını şu şekilde değerlendirdi: “İran ve Amerika masaya oturduğu an İsrail’in tek başına hareket etme alanı kalmaz. Amerika desteği kesildiği anda İsrail’in Orta Doğu’da ayakta durması mümkün değildir. Netanyahu, İran’ı tehlike olmaktan çıkarma ve rejimi devirme hedeflerine ulaşamadı, bu yüzden şimdi Lübnan üzerinden sahte bir zafer kurguluyor. Ancak oradaki kayıpları ve mühimmat stoklarındaki erime, İsrail’in savaşı sürdürebilirliğini ortadan kaldırdı. Lübnan’daki operasyonları da ancak görüntüyü kurtarmaya yetecektir.”
Source: ANF News